Yükseköğretimde kalite arayışı

Çıkmadık candan ümit kesilmez derler.

Eğitimde hemen her şeyi güllük gülistanlık gösterenler kadar, hemen her kademede dibe vurduğumuzu iddia edenler de var. Peki, doğru olan ne?

Söylemlerden çok icraata ve rakamlara bakmak en doğru olanı!

YÖK, dün, hukuk fakülteleri barajını 125 binden 100 bine yükseltti.

Demek ki bir ihtiyaç vardı!

Önceki yıllarda çok daha yüksekti ve 100 bin barajını yeterli bulmayan çok!

YÖK, keşke aynı titizliği diğer fakülteler için de gösterse. Daha da önemlisi, yeni fakültelere açılma, öğrenime başlama izni ve kontenjan verirken de aynı titizliğe sahip olabilse!..

Hukuk barajı!

Adalet Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda alınan 100 bin kararı gelecek yıl uygulanacak!

Doğru olan yapıldı. Maç ortasında kural değiştirilseydi, tartışmaları da beraberinde getirirdi.

Ülkemizde halen 47’si devlet, 37’si vakıf toplam 84 hukuk fakültesi bulunuyor!

Hukuk fakültelerine geçen yıl 15 bin öğrenci yerleştirilmişti! Ve hemen her yıl 10 binin üzerinde mezun veriyor. İşsiz ya da mesleği dışında çalışan hukuk fakültesi mezunu sayısı ise yüz binlerle ifade ediliyor!

2020’de devlet üniversitesi hukuk fakültelerine en düşük puanla yerleşen adayın başarı sırası 33.813; vakıflarda ise 125.000’di.

Bu da vakıf üniversitelerindeki hukuk eğitimini çok daha tartışmalı hale getiriyor!..

Çok daha çarpıcı olanı ise bu makasın diğer fakültelerde çok daha açık olması!

Yani bir anlamda parayı bastıran çok daha kolay, doktor, mühendis, avukat, öğretmen, eczacı, diş hekimi olabiliyor!

YÖK, vakıf üniversitelerinin kontenjanlarını belirlerken ve yerleştirme yaparken, hoca sayısı, istihdam ve aynı kentteki devlet üniversitelerine son yerleşen öğrencinin puanını dikkate alması halinde, kalite arayışındaki samimiyetini pekiştirmiş olur!..

Doğru olan bu ama!

YÖK’ü şu konuda sonuna kadar destekliyoruz:

“Yükseköğretim Kurulu olarak yıllardır dile getirdiğimiz ve en nihayet yasal zemine kavuşan ‘Hukuk Meslekleri İcra Sınavı’dır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen ‘Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’ ile avukatlık veya noterlik stajına başlamak, adli ve idari yargı hâkimliği sınavlarına girebilmek için bu mesleklerin kanunlarında öngörülen şartlarla birlikte bu sınava girip başarılı olmak şarttır.

Yükseköğretim Kurulu olarak, meslek icra sınavlarının sadece ‘hukuk’ ile sınırlı kalmamasına ve genişletilmesinin doğru olacağına inandığımızı da burada ifade etmek isteriz.”

Aynı YÖK, aynı temenniyi, keşke, başta öğretmenlik olmak üzere diğer meslekler için de isteyebilse!..

Diğer barajlar!

En düşük başarı sırası, şu fakültelerde var ve bu yıl, ilgili puan türüne göre sıralamalar şöyle: Hukuk’ta 125.000, Tıp’ta 50.000, Mimarlık’ta 250.000, Eczacılık’ta 100.000, Diş Hekimliği’nde 80.000, Mühendislik ve Öğretmenlik programlarında ise 300.000.

En merak edilen soru ise baraj neden sadece bu bölümler için geçerli?

Diğer alanlar önemsiz mi?..

Bu konuda, dün, Twitter’da bir anket yapıp şu soruyu sorduk:

“Diğer fakültelere de baraj getirilmeli ve mevcut barajlar yükseltilmeli mi?”

Sonuç yüzde 90 “Kesinlikle evet” şeklindeydi. Yani kaliteyi yükseltmek için atılan adımlara hayır diyen yok gibi! Yeter ki devamı gelsin.

Yüzde 50+35 indirim!

Yükseköğretimde kalite arayışı heyecanla devam ederken, diploma enflasyonu mastır ve doktoraya da kesinlikle taşınmamalı. Yoksa onların da bir anlamı kalmaz!

Bazı üniversitelerimizde kampanyaya dönüşen, yüzde 50+yüzde 35 indirimli uygulama, online eğitimle de olsa ne kadar gerçekçi?

İlle de kalite diyen YÖK bu işe ne diyor?

Yüksek lisans ve doktoraya da baraj düşünüyor mu?

Yoksa, bastır parayı al diplomayı uygulamasına devam mı?

Yeni YÖK, umarız ki bu iki konuya da bir açıklık getirir!..

Özetin özeti: Kalite arayışı, eğer topyekûn olmazsa samimiyetini kaybeder!..