HDP ne yapmadı, ne yaptı?

HDP’ye kapatma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi usul eksiklikleri nedeniyle iddianameyi geri gönderdi. Ama dava reddedilmedi, süreç devam edecek.

Üçüncü ittifak tartışmaları da yaşanıyor.

‘HDP ne yapmadı, ne yaptı?’.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, ‘HDP nereye gidiyor? Ne yapmadı, ne yaptı?’ sorum üzerine şunları söyledi:

“Terörle arasına mesafe koyamayan HDP gün geçtikçe adeta dibe batıyor. HDP’nin ‘bir Türkiye partisi olacağız iddiası’ tozpembe bir yalandan öteye gitmedi. Hiçbir milli meselede milletten yana, Türkiye’den yana bir duruş sergilemeyen bir parti Türkiye partisi olabilir mi? Tabii ki hayır.

Şimdiye kadar hiçbir 18 Mart törenine, şehitlerimizin cenazesine katıldılar mı? Gazi Meclis’te askeri tezkerelere evet dediler mi? Gazi Meclis’te ABD’ye, İsrail’e karşı olduğumuz ortak bildirilere, Azerbaycan’ın yanında olduğumuz ortak bildirilere imza attılar mı? Hayır.

Nasıl Türkiye partisi bu? Adeta Kandil’in, terör örgütünün arka bahçesi oldular.

HDP ne yapmadı, ne yaptı

HDP’nin kapatılıp kapatılmayacağı yargının işi; ancak şu bir gerçek ki millet HDP’yi tarihin çöp sepetine atacak. HDP, terörle siyaseti bu kadar yaklaştırarak tarihin karanlık sayfalarına geçti.

Demokratik siyaset, ülkeyi büyütmek gibi bir anlayış yerine, Kandil’in ezberleriyle hareket etmeyi tercih etmek akla ziyan bir yaklaşım. Kandil’in değil, milletin takdiri önemlidir. HDP’nin bunu anlaması gerekiyor. HDP, daha önceki parti kapatmalarından ders alarak Kandil’in ajandasıyla hareket etmekten vazgeçmeli.”

HER MKYK’DA OLAN İSİM KİM?

HDP ne yapmadı, ne yaptı

AK Parti’de yeni MKYK oluşturuldu. Listede dikkat çeken bir isim var.

2001 yılındaki Kurucu MKYK dahil olmak üzere tüm MKYK’larda görev alan tek kişi var: Hayati Yazıcı.

Yazıcı hem partide hem de hükümette önemli görevlerde bulundu.

Şu anda da Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

Öncesinde Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı, Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak görev yaptı.

Geçen hafta bir araya geldiğim Yazıcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yol arkadaşlığını şöyle anlattı:

“Sayın Cumhurbaşkanı-mızla tanışıklığımız 1970’li yıllara dayanır. Ben fakültede okuyordum. O da Milli Türk Talebe Birliği’ndeydi. Orada tanıştık. Siyaseten aynı kulvarda yürüyüşümüz 1993’te İstanbul’da Refah Partisi’ne katılmamla başladı. 1994 yerel seçim kampanyasında birlikte çalıştık ve o seçimde ben de Fatih ilçeden belediye meclis üyesi seçilmiştim. Daha sonra Genel Başkanımızın 6 Aralık 1997 Siirt konuşmasından sonra açılan soruşturma dolayısıyla avukatlığını üstlendim. Bununla birlikte ilişkimize vekil-müvekkil ilişkisi de eklendi. O günden bu yana birlikteyiz. Çok anılarımız var.”

ERDOĞAN’IN BİLİNMEYEN DEFTERİ

Yazıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ise şöyle anlattı:

“Öngörüleri güçlü, zeki, güçlü bir kişiliği, kararlı bir duruşu var. İnsanlarla ilişkileri son derece sevecen ve güçlü. Kendi görev ve yetki alanı ile ilgili konulara çok kararlı bir şekilde odaklanır. Başarısındaki en önemli faktör işine odaklı ve konsantre oluşudur. Beşeri ilişkilerdeki güçlülüğüdür. Aileye çok önem verir. Kolektif aklı önemser. Çalışma arkadaşlarının, o konu ile ilgili bilgi sahibi olduğunu düşündüğü kişilerin görüş ve önerilerini alır ve mutlaka bunları defterine yazar. Bazen bunları açıklar bazen açıklamaz, ama icra ederken görürsünüz ki oradaki açıklanan görüşlerin ortalamasını almış en rasyonel olanını uygulamaya koymuş. Böyle bir çalışma tarzı var.”