Abdullah Karakuş

Abdullah Karakuş

akarakus@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Cumhur ittifakında kongreler haftası.

Dün MHP’nin yapıldı, haftaya AK Parti’nin yapılacak.

Bir yenileşme, bir 2023 hazırlığı.

2023 vizyonuna yönelik yeni ekip. 

AK Parti’de özellikle değişim bir süre önce başlamıştı.

Gözler parti yönetimi ve teşkilattan sonra şimdi de kabine değişikliğinde.

Kulislerde kongre sürecinde en çok konuşulan kabine revizyonu.

Beklenti büyük ama son karar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da.

Özellikle MHP kongresi sonrası ve AK Parti kongresi öncesi de yapılabilir diyenler de çok fazla.

Haberin Devamı

Bu bir kaç hafta hareketli geçecek gibi gözüküyor.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kongrede vereceği mesajlarda çok önemli.

Yani kongreler ve sonrası siyasette yeni günleri getirecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP Lideri Devlet Bahçeli ile üst üste yaptığı görüşmeler de önümüzdeki günlere yönelik önemli temaslardı. 

Sonuçlarını da yakında göreceğiz.

Önümüzdeki günlerde gündeme gelecek konulardan biri de seçim barajının düşürülmesi.

Kulislerde konuşulan yüzde 7’ye çekilebilir.

Terörle arasına mesafe koyamayan HDP’ye de kapatılma davası açıldı.

Siyasi Partiler Yasası’nın değiştirilmesine yönelik temaslar da artacak.

ÇANAKKALE RUHU

Çanakkale geçilmez.

Çanakkale’de bir destan yazıldı.

Tüm dünya gördü bir ülkenin birlik ve beraberlik içinde düşmana gereken dersi vermesini.

Kısacası Çanakkale ruhu.

Bu ruh hiç bitmemeli.

Çanakkale Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

18 Mart 1915’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları büyük bir zafer kazandı. 

Çanakkale Zaferimizin 106. yıldönümü kutlu olsun.

SEYİT ONBAŞI ANLATIYOR

Çanakkale Boğaz Muharebesi’nin en önemli isimlerinden birisi Seyit Onbaşı idi.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, 2021 Çanakkale Muharebeleri Takvimi hazırlamış.

18 Mart 2021 perşembe günü Seyit Onbaşıya ayrılmış.

Kongreler ve sonrası...

Bakın takvim yaprağında neler var:

“Seyit Onbaşı görev yaptığı topun vinç kolunun bozulması nedeniyle, tabyasındaki ağır toplardan kaldırarak işlemez hale gelen topunun atışını devam ettirmişti. Seyit Onbaşı 1936 yılında kendisiyle yapılan mülakatta 18 Mart 1915 tarihini şöyle anlatmıştı: ‘Ben Kilitbahir Mecidiyesi’ndeki uzun 24’lüklerin üçüncü topunda idim. Ortalık yeni ağarıyordu. Tam saat sekizde boğaz tarafından doğru bir gümbürtü koptu amma bu evvelkilerine hiç benzemiyordu. Düşman bu sefer çok şiddetli ateş açmıştı. Biz de mukabele ediyorduk. Bir aralık bizim tabyayı buldurur gibi oldu. Önce bir kaç gülle tepemizden aşarak denize düştü. Sonra önümüzde deniz sularını minareler gibi havaya kaldırdı. Bir aralık toz duman içinde kaldık. 38’lik bir düşman mermisi bizi biraz körlemiş. Büyük bir çukur açarak sağa sola zarar yapmıştı. Topun mataforası kırılmış, ihtiyat mermi yolunu bozmuştu. Asıl yol sağlamdı. Yalnız toprak altında kalmıştı. Topumuza çok şükür bir zarar olmamıştı. Hemen yolu temizledik. Bu sırada kumandan bir kırılan matafora bir taraftan boğaza doğru bakıyordu. Ben de baktım boğaza. Ne göreyim? Düşman gemileri ağır ağır içeriye girmiyor mu? Hemen geriye fırlayarak araba üzerinde duran koca merminin başında boyunlarını bükmüş bakmakta olan arkadaşları araladım. Bir kere mermiyi kucaklayacak oldum, yağlı olduğundan elimden kaydı. Elimi biraz topraklayarak bir dizimi yere koydum ve mermiyi sırtladım. Kendimi topun ağzında buldum. Merdivenleri ilk defa nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Gene aşağıya atlayarak ikinci üçüncü ve dördüncü mermileri sıra ile taşımaya başladım. Kısa bir zaman sustuktan sonra aslan topumuz gene gürlemeye başlamıştı. Dördüncü mermiyi attıktan biraz sonra idi. İki mermimizin isabeti bildirilmişti. Bu haberi de duyduktan sonra bana gülleler ufak bir saman çuvalı kadar hafif geliyordu. Bir aralık kumandan artık yeter Seyit gel bak düşman kaçıyor diye çağırdı. Sanki denizin üzeri yanıyordu. İki gemi kara dumanlar, kızıl alevler içinde yana yana batıyordu. Bu sıra biri daha tutuştu. Arkadakiler dönmeye bile vakit bulamadan geri geri giderek boğazdan çıktılar...’