Sağlık olsun…

27 Ağustos 2021

Torbadan Roma çıktığında, büyük çoğunluk İtalya ekibini favori göstermişti. E haksız da değillerdi hani. Zira iki takım arasında o kadar büyük fark var ki… Düşünün rakibin piyasa değeri 424 Milyon Euro, sizinki 97 Milyon Euro.
Ne diyelim, şanssızlığın da bu kadarı…

Rakip Roma değil de başka bir takım olsaydı, emin olun Trabzonspor o kadroyla gidebildiği yere kadar giderdi…

Her şeye rağmen insan neden olmasın diyebiliyor, ilk maça ve de Trabzonspor’un geçmişte yaptıklarına bakılarak, neden bir sürpriz olmasın!

O anlamda başta Trabzonsporlular olmak üzere herkesin içinde bir umut ışığı yanmadı değil.

Gel gör ki dün gece Romalılar, Trabzon’da olduğu gibi yine ilk gelişlerinde golle tanıştılar. İkinci değil de üçüncü gelişlerinde ikinci golü buldular, devamını yazmaya gerek yok, sadece ah şu çıkarken kaptırılan toplar ve de hazırlıksız yakalanılan anlar demek yeterli…

Topa daha fazla sahip olan Trabzonspor olsa da, kademeli savunma anlayışı karşısında ne Nwakaeme ne de Gervinho etkili olabildiler. Cornelius’un maçın hemen başında sakatlanıp çıkması da ayrı bir şansızlık…

Avcı’nın öğrencileri gol pozisyonlarına girmediler değil fakat Rui Patricio, bizimkiler kadar misafirperver değildi. Üç gollük pozisyonda yaptığı kurtarışlar, kedileri kıskandıracak atlayışlar “ misafir umduğunu değil de, bulduğunu yer” der gibiydi.

Yazının devamı...

İki takım da alkışı hak etti

24 Ağustos 2021

Trabzonspor, Roma’ya yenilmesine rağmen oynanan futbol, verilen mücadele beğenildi. Mağlup olduklarına bakmayın, daha üstün olan taraftılar, onlar kaçırdı Roma girdiği pozisyonları değerlendirdi. Dolayısıyla bordo-mavililer bu mağlubiyete çok da takılmadılar, üstelik rakip 450 milyon euro değerindeki Roma idi…
Hakikaten kaliteli ayaklara sahip Trabzonspor... Siopis’in alınmasıyla daha güçlendiler. Çok büyük bir aksilik olmaz ise bugün, yarın Denswil’e de imzayı attırıp, sol taraftaki sorunu da böylelikle gidermiş olacaklar. Çünkü sol taraf dün de aksadı.
Maça dönecek olursak…
İki takımı da tebrik etmek gerekir, öyle tempolu başladılar ki top bir o kalede, bir diğer kalede... Mesela kaleye ilk yoklama Sivassporlu oyuncular tarafından yapıldı; kaptan Uğurcan’ın birkaç metre uzaklıktaki Karadeniz semalarında kanat çırpan martılara nazire edercesine uçması! Sadece o pozisyonda değil, penaltı pozisyonunda da çifte uçuşlar yaptı kaptan. İsmail’in bir türlü uzaklaştıramadığı top…
İkinci yarı da adeta nefes kesti!
Trabzonspor’un ikinci golü, izleyenlerin gözlerinin pasını sildi. Hamsik’in uzaktan enfes vuruşu, Ali Şaşal’ın aynı güzellikte kurtarışı, dönen topa Nwakaeme’nin sihirli dokunuşu…
Sivasspor’un golü sonrası, her iki takım adına, kalbi, tansiyonu ve şekeri olan izleyenlerin, ilaçlarına ihtiyaç duyduğu anlardı.

Yazının devamı...