ABD’de asayiş berkemal mi?

ABD başkanlık seçimlerine 56 gün kala, Kovid-19’dan hayatını kaybedenlerin sayısı 200 bine, toplam vaka sayısı ise 6.5 milyona varmış durumda. Hatta Türkiye’deki gibi, düğünde Kovid-19 kapma olaylarının benzerleri ABD’de de yaşanıyor. Birkaç gün önce, Maine eyaletinde yapılan bir kapalı düğünde, davetlilerden 147’si virüs kaparken, üç kişi de hayatını kaybetti. Ancak işin ilginci, Türkiye’deki kaygı, ABD’de yok. Birçok eyalette insanlar, salgını umursamaz bir şekilde hayatlarına devam ediyor. Belli eyaletler okulları açmaya hazırlanırken, bir bölümü de sürekli erteliyor. Başkan Donald Trump, “Seçim öncesi aşı müjdesini vereceğim” diyerek gerçek dışı açıklamalarını sürdürürken, rakibi Joe Biden da, Kovid-19 tehdidinin geçmemesi halinde ülkeyi tamamen kapatacağına ilişkin söylemlerini tekrarlıyor.

ABD’de asayiş berkemal mi


Diğer taraftan, Minnesota’da siyahi George Floyd’un öldürülmesiyle başlayan protestolar ülkenin belli yerlerinde devam ediyor. Olayın 100. gününde Portland’ta gerçekleşen protestolarda 30’a yakın kişinin tutuklandığı açıklandı. Demokrat Partili eyaletlerde bazı belediye başkanları polis bütçesini kesmeyi sürdürürken, Başkan Trump da, polislere verilen ırkçılık karşıtı eğitimi iptal ettiğini açıkladı. Kovid-19 da, protestolar da tamamen siyasallaşmış ve her iki partinin daha da kutuplaştığı alanlar haline gelmiş durumda. Ne Başkan Trump protestolar yüzünden oy kaybeder ne de rakibi Biden polis bütçesinin azaltılmasına ses çıkarmadığı için oy kazanır... Siyahi Amerikalıların yüzde 80’inden fazlasının Biden’a oy vermesi bekleniyor. Aynı şekilde Trump’ın güvencesi de asker ve polisler. Özellikle Trump, son dönemde New York Belediye Başkanı ve Valisi’ni sert eleştirerek, polisin bütçesinde kesintiye gidilmesini eleştirmeye başlamıştı.

Suç oranlarına baktığımda, New York için dehşet içine düştüğümü söyleyebilirim. Geçen hafta New York’ta, üstelik de merkezi yerde, gündüz saatlerinde metroda tren bekleyen bir kadına tecavüz girişiminde bulunulması, sosyal medyaya yansımış ve herkesi şok etmişti. Sadece geçen ay 242 silahlı saldırı olmuş bu kentte. Son 3-4 aydır pandemi nedeniyle turist ve öğrencilerin de uğramadığı New York’tan, suç oranlarının artması nedeniyle taşınmalar başlamış durumda. Şahsen New York’un bazı bölgelerinde gezinmenin artık çok da güvenli olmadığını söyleyebilirim. O yüzden New York’a geleceklere tek diyeceğim: Aman dikkat!

New York dışında birçok şehirde benzer sıkıntılar artmış durumda. Bunları da eklediğimizde, seçim yarışı giderek ilginçleşen bir süreçte devam ediyor. Son 1 haftada yapılan tüm anketlerin ortalamasına baktığımızda, Biden’ın yüzde 7’lik net bir farkla Trump’ın önünde olduğu görülüyor. Ancak geçen aydan bu yana aradaki farkında kapanmaya başladığını da hatırlatalım.

Bu arada North Carolina gibi bazı eyaletler posta yoluyla oy pusulalarını seçmenlere göndermeye başladı. Geçen Cuma bu eyaletteki 643 bin seçmene oy pusulaları gitti. Yani 3 Kasım seçimleri öncesi birçok seçmen oyunu postayla kullanmaya başladı bile. Trump ile Biden arasında süren posta yoluyla oy verme tartışmalarını ise bir süre daha kamuoyunda duymaya devam edeceğiz.

Washington’ın Balkanlar’daki İsrail politikası!

Başkan Donald Trump, geçtiğimiz gün sürpriz bir şekilde Kosova Başbakanı Avdullah Hoti ile Sırp Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’i, Beyaz Saray’a davet edip, “İki ülke arasında ekonomik normalleşme” anlaşmasına imza attıklarını duyurmuştu. Balkanlarda siyasi gerginliklerin azaltılması dışında, ABD açısından özellikle Rusya’nın bu bölgedeki nüfuzunun zayıflatılmasına yönelik çok önemli bir “imza töreni şovu” oldu.


ABD’de asayiş berkemal mi

Gelin görün ki, esas tartışma imza töreninden sonra oldu. Sırp Cumhurbaşkanı’nın, Trump’ın önünde susmuş bir kedi gibi tek sandalyede oturtulması hatta attığı imzanın içeriğini bilmemesi, kendi ülkesinde büyük tartışma konusu haline geldi. Nasıl olduysa ABD, siyasi bir manevrayla, bu anlaşmanın içine İsrail’i eklemeyi başardı. ABD, Kosova’nın İsrail’le ilişkilerini normalleştireceği, Sırbistan’ın da büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağına ilişken maddeyi de ekletmeyi başarmıştı.

Şimdi, “Balkan ülkelerinin kendi arasındaki anlaşmada İsrail’in ne alakası var?” diyebilirsiniz. Kudüs’ün İsrail başkenti olduğunun tamamen meşrulaştırılması ve İsrail’in müttefiklerinin ABD aracılığıyla artırılmasının hedeflendiğini net şekilde görüyoruz. Başkan Trump, ikinci dönemde devam ederse, sadece Ortadoğu’da değil dünyanın birçok yerinde İsrail odaklı politikalara imza atıldığını daha net bir şekilde göreceğiz. Eğer Biden seçilirse, İsrail için pek iyi bir haber olmayacak. Zira bölgede iki devletli çözüm ve İran’la yumuşama politikası İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işine gelmeyecektir. Bu konjonktürde Türkiye, 21 Ocak’tan sonra yeni Beyaz Saray yönetimiyle nasıl bir ilişkide olur bilinmez ama ABD, Türkiye-İsrail arasında gerginlikleri azaltmak için bir adım atarsa şaşırmamakta fayda var...

Kongre’de rezilliğin daniskası...

Amerikan Kongresi’nin 4 üyesi, dünyada kimsenin devlet olarak tanımadığı bir bölgeyi devlet olarak tanımışlar. Bununla da kalmayıp, üstüne 29. kuruluş yıl dönümünü de kutlamışlar. Kongre Üyeleri Adam Schiff, Frank Pallone, Yunan kökenli Bilarikis ve Jackie Speier, sözde Karabağ Cumhurbaşkanı’na mektup yollayarak, dünyada tanınmayan, Azerbaycan topraklarını işgal eden bir yönetimi resmileştirmeye çalışıyor. Güler misin ağlar mısın? Bu dört cahil, BM Güvenlik Konseyi’nin Azerbaycan lehine net kararları olduğunu görmezden geliyor.

ABD’de asayiş berkemal mi


Haziran ayında da, Kongre üyesi Brad Sherman, Dağlık Karabağ’a 1.5 milyon dolar verilmesi çağrısı yapmıştı. Türkiye-Azerbaycan arasında ortak askeri tatbikatların artması ve iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının, hem Ermenistan’a hem de farklı gündemleri olanlara önemli bir mesaj niteliği taşıdığına inanıyorum. Bununla birlikte özellikle ABD’de yaşayan Türk ve Azeri STK’ların birlikte çalışması, milli konularda ortak hareket etmesi her zaman önemli. Aksi halde, bilhassa Washington’da anti-Türk algısının ve Türkiye karşıtı grupların artması durumunun söz konusu olabileceğini belirlememizde fayda var.

ABD’DE GÖZDEN KAÇANLAR

ABD’de yapılan bir ankete göre Joe Biden destekçilerinin yüzde 87’si, Donald Trump destekçilerininse sadece yüzde 29’u Kovid-19’dan endişeliymiş,

Washington’daki Türk Büyükelçiliği’nde bir diplomatın Kovid-19’a yakalanmasının ardından elçilik geçici olarak kapatıldı,

San Francisco’da 2018 yılında bir polis memuru tarafından vurularak öldürülen siyahi Ronell Foster’ın ailesine 5.7 milyon dolar ödenecek,

Dünya Altın Konseyi’nin yeni verilerine göre ABD’de 8 bin 133 ton, Türkiye’de 602.7 ton altın bulunuyor,

ABD’de önemli çalışmalar yapan TCA (Amerika’nın Türk Koalisyonu), Washington D.C’deki ofisini kapattığını açıkladı,

9 Eylül’deki Turkish Heritage Organization etkinliğinde TÜBİTAK Başkanı Prof. Hasan Mandal, ABD’li katılımcılara son yaptıkları çalışmaları anlatacak,

Temmuz ayında yüzde 10.2 olarak kaydedilen işsizlik oranı, Ağustos ayında yüzde 8.4’e geriledi,

ABD Başkanı Trump, askeri haberleri veren 159 yıllık “Stars&Stripes” gazetesinin kapanmayacağını açıkladı.