Kongre’den Biden’a iki mektup

Geçen haftadan bu yana Doğu Kudüs’te yaşanan üzücü olayları yakından takip ediyoruz. Bilhassa Türkiye, partiler üstü bir yaklaşımla Filistinlilere yapılan saldırılar konusunda dünya kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışırken, Joe Biden yönetimi net şekilde İsrail’in Hamas’a karşı kendisini savunmasının olduğunu dile getiriyor. Hafta sonu Boston, New York, Michigan ve Washington D.C.’de yaşayan binlerce Filistinli İsrail’e karşı protesto yürüyüşleri düzenlerken, Biden yönetimine “Soykırıma sessiz kalma!” çağrısında bulundu. Biden, Cumartesi günü hem İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hem de Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile telefonda görüştü. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD’nin iki devletli çözümü desteklediği ve bunun kalıcı bir çözüm için en iyi yol olduğu vurgulandı.

Kongre’den Biden’a iki mektup

Aslında İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki merkezi. Dolayısıyla İsrail’in ulusal güvenliği, ABD’nin de ulusal güvenlik konusu durumunda. Dolayısıyla konuya sadece “Biden ne düşünüyor” diye bakmamak gerekiyor. Zira ülkenin dış politikadaki ana stratejisinin, İsrail’in çıkarları ve korunması olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. Bununla birlikte Beyaz Saray’da Donald Trump’ın otursa, olaylar daha vahim olabilirdi tabii.

Sonuç çıkması zor

Yaklaşık 7.5 milyon Yahudi asıllı vatandaşın yaşadığı ABD’de bu kesimin kamuoyu, devlet birimleri, medyada ve Kongre’de çok güçlü olduğunu, hatta Türkiye’de bile “Ah Yahudi lobisi yanımızda olsaydı” söylemlerini işittiğimizi unutmayalım. Bu şartlarda Başkan Biden’ın an itibariyle yapacağı pek bir şey yok. Zira İsrail’de ABD’nin ne bir büyükelçisi ne de atanmış özel bir temsilcisi var.

Düşünce kuruluşlarında görev yaptığı sırada tanıştığım Lübnan asıllı ABD Dışişleri Bakanlığı İsrail-Filistin İlişkilerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Hady Amr, şu an İsrail’de ve iki tarafla da görüşmelere başladı. Ancak, Barack Obama döneminden bildiğimiz Amr’ın ziyaretinden önemli bir sonuç çıkmasını beklemiyorum.

Bu arada Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Partili 25 üyesi, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a İsrail’e diplomatik baskı yapılması talebinde bulunurken, 12 Yahudi asıllı Temsilciler Meclisi üyesi de Başkan Biden’a “Hamas’ı kınıyoruz ancak Filistinlilerin korkudan uzak, güvenli bir şekilde yaşama hakkı da savunulmalı” mesajı içeren birer mektup yolladı. İlk giden mektuba Kongre’de bulunan 3 Müslüman asıllı üye de imza atarken, ikinci mektuba imza atanlar arasında Türk Dostluk Grubu eş başkanlarından Steve Cohen de vardı. Ben açıkçası bu mektupların etkisinin olmadığını düşünüyorum. Zira 435 üyeli Temsilciler Meclisi’nde sadece 25 üyenin “Bazı adımlar atalım” demesi, Kongre’nin pozisyonunu net şekilde ortaya koyuyor.

Kongre’den Biden’a iki mektup

İlişkiler kötüleşir mi?

Öte yandan Türkiye’de “Acaba ABD Gazze’de yaşananlar karşısında bazı adımlar atabilir mi?” şeklinde büyük bir beklenti  oluşmamalı. Zira Washington’un duruşu çok net. Ancak TBMM vekillerinin, partiler üstü yaklaşımla Amerikalı mevkidaşlarına olayları anlatması yerinde olabilir.

Başkan Biden’ın, olayların tansiyonunu düşürmek için Ürdün, Katar ve Mısır ile görüştüğünü hatırlarsak, Beyaz Saray’ın Türkiye’ye karşı mesafeli duruşunu koruduğunu görüyoruz. Türkiye’den yapılan sert açıklamaların, Washington’da dikkatle izlendiğini ve memnuniyetsiz bir havanın olduğunu belirtebilirim. Bununla beraber Yahudi lobisinin Türkiye aleyhine somut olarak karşı adım atmadığını ancak kırgınlıklarından dolayı sessiz kalmayı tercih ettiklerini gözlemliyoruz. ABD’nin en önemli kurumlarından olan AIPAC yöneticileriyle konuşmamda Türk-ABD ilişkileri konusunda yorum yapmak istemediklerini belirtirken, Türkiye’den ABD’ye göç etmiş sefarad Yahudileriyse Türkiye’yi çok sevdiklerini ancak Türkiye-İsrail arasındaki ciddi güven sorununun derinleşmesinden üzüntü duyduklarını dile getirdi.

İsrail-Filistin gerginliği, Türk-Amerikan ilişkilerine direkt olmasa da dolaylı olarak olumsuz etkide bulunduğunu söyleyebiliriz.

YUNAN KÖKENLİ KONGRE ÜYELERİNDEN KIBRIS ATAĞI

Kongre’den Biden’a iki mektup

ABD’de 2021-2022 döneminde şu ana kadar Türkiye konusunda 16 yasa tasarısı gözüme çarptı. Aralarında neredeyse bir tane bile olumlu olan yok. Temsilciler Meclisi’nde toplam 6 Yunan kökenli üye bulunuyor. Hepsinin tam bir Türk düşmanı olduğunu ve Yunan tezleri için ellerinden geleni yaptıklarını görüyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Yunan asıllı üye Nicole Malliotakis, sunduğu tasarıda, Türk askerinin KKTC’den acilen çıkarılması ve Biden yönetiminin Kıbrıs’ı dış politika öncelikleri arasına alması çağrısında bulunuyor. Tasarının içinde deli saçması maddeler göze çarparken, arada, 1974 harekatında kaybolan 4 Amerikalı da referans olarak gösteriliyor. Biden yönetimi Kıbrıs’ta iki devletli çözüm önerisini sadece lafta yinelerken, Türkiye ve KKTC’nin bağımsız devlet fikirlerine bile sert şekilde karşı çıkıyor. “Diplomasi geri döndü” diyerek dünyaya barış getirmek isteyen Biden’ın Kıbrıs karnesini, Obama döneminden biliyoruz. Ne ileri ne de geri gidecek adımlar gelir Kıbrıs konusunda.

TÜRK SAVUNMA SANAYİNE BÜYÜK ÖVGÜ

Kongre’den Biden’a iki mektup

Başkentte zaman zaman görüştüğüm savunma uzmanları ve emekli subaylar, Türkiye’nin savunma sanayindeki başarılı adımlarına daha sık övgüler yağdırmaya başladı. Bununla birlikte ABD medyasında da son 6 aydır Türkiye’nin SİHA/İHA’ları, Türk savunma sanayinin geleceği gibi konularda birçok haber ve makale yer aldı. Son olarak “Forbes” dergisinde, ülkemizin yerli ve milli ilk uçak gemisi TCG Anadolu hakkında harika bir haber çıktı. Dergi, geminin SİHA/İHA teknolojisine de ev sahipliği yapmasına genişçe yer vermiş durumda.

“Fortune Business Insights”a göre küresel askeri insansız hava araçları(drone) pazarının 2027’ye kadar 23.78 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dünyada askeri drone üretiminde ABD ve İsrail lider. Bu kategori içinde Çin ve Fransa da güçlü şekilde büyüyor. Türkiye ilk İHA’larını 1995’te ABD’den ve 2000’li yılların başında da İsrail’den almıştı. “Drone Center” kurucusu ABD’li Daniel Gettinger, Türkiye’nin drone konusundaki başarılı yatırımlarını ABD kamuoyu ile paylaşıyor. Bu sektöre ilginiz varsa takip etmenizi tavsiye ederim.

ABD’DE GÖZDEN KAÇANLAR:

- Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybeden ABD’lilerin sayısı 582 bine çıkarken, nüfusun yüzde 37’si tamamen aşılandı,

- Aşıya teşvik devam ediyor. Ohio’da aşı olanlar 1 milyon dolar ve 4 yıl ücretsiz üniversite bursu için ödüllü çekilişe katılıyor,

- Cumhuriyetçi Parti’de Donald Trump’ın dediği oldu. Kendisine savaş açan Liz Cheney, partideki üçüncü önemli koltuğunu kaybetti,

- ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Rusya Dışişleri Sergey Lavrov bu hafta İzlanda’da görüşecek