Paris neyin başlangıcı?

Önce kimsenin açıkça telaffuz etmediği bir tespitle başlayalım: Dün Paris’te yaşanan kan dondurucu, dehşet saldırının iki gün sonra başka yerlerde, hatta günün birinde kendi ülkemizde yaşanmayacağının hiçbir garantisi yok.
Siz yoksa, aylardır internette seyrettiğiniz o ”kafa kesme” videolarının, sadece sanal ortamda mı kalacağını düşünmüştünüz? Oysa IŞİD’in temsil ettiği radikal İslamcı ideolojinin, günün birinde Suriye ve Irak gibi ülkelerin sınırlarının ötesine taşarak Avrupa’ya taşınması an meselesiydi. Eninde sonunda Avrupa’da büyük bir saldırı bekleniyordu.
Maalesef dün oldu.
Gerçek şu ki güney sınırlarımızda 4 yıldır devam eden Suriye iç savaşı, bu ürkütücü ideolojiye, arzuladığı dünya imparatorluğunu ilan etmek için ummadık bir coğrafi alan açtı. IŞİD ve benzeri örgütler, bu coğrafi alanı kullanarak her ay Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yüzlerce insan devşiriyor. İslam dünyası da devletler de çaresiz. Bu tatsız durumun sadece sosyal medya ve haber sitelerinde sıkışmış kalmayacağı, bir gün patlayacağı belliydi.
Üstelik, bu ideolojilere kapılan, Suriye’de savaş tecrübesi edinen Fransız, Alman, Danimarka ya da T.C. pasaportlu gençlerin, günün birinde ülkelerine dönüp ciddi bir güvenlik riski oluşturacağı da çoktan belliydi...
Ben bu satırları yazarken, Paris saldırısını kimin yaptığı henüz netleşmemişti. El Kaide mi, IŞİD mi, yoksa bambaşka radikal İslamcı bir örgüt mü? Tahmin yürütmek zor. Ancak üst üste gerçekleşen Yemen, Suudi Arabistan ve Paris saldırılarının bağlantılı olabileceği de ihtimal dahilinde. (Bir gün önce Sultanahmet’te gerçekleşen saldırının mahiyeti ise henüz net değil. Medyaya sızan ilk ismin ailesi tarafından teşhis edilememesi kafaları karıştırdı.)
Bütün bunları alt alta koyunca, 2015’in hem Türkiye hem de Avrupa için zor bir yıl olacağı aşikâr.
Fransa’daki saldırı, maalesef Avrupa’da Müslümanlara karşı bir tepki dalgası yaratacaktır. Bu hazin bir durum.
Ama hazin olan bir başka şey de Fransa’daki saldırının hemen ardından Türkiye’de internetin başına oturan bazı tiplerin ”ama”lı cümleler kurmaya başlaması. ”Ama onlar da şunu, bunu yapmasaydı...”
Bu vahşi saldırıyı ”ama” demeden kınamalıyız.
Ve hepimiz İslam adına hareket ettiğini iddia eden o saldırganlara şunu haykırmalıyız: Sizi aramızda istemiyoruz. Bu saldırıları bizim adımıza yapma. Karikatür de yapsa, yazı da yazsa insanları böyle cezalandıramazsın. İnsanların topluca onay verdiği, belli bir hukuk düzeni çerçevesinde oluşturduğu demokratik sistemi, kendi kurallarınla ve silah zoruyla değiştiremezsin. Felluce’de uyguladığın hukuku, Paris’te, İstanbul’da, Diyarbakır’da uygulayamazsın. Defol git.