Kadın eli değen tarlalar

Şimdi bugünden itibaren yavaş yavaş ‘normalleşmeye’ başlıyoruz ama bu süreçte hepimiz yeni alışkanlıklar edindik. Muhtemelen onların bir kısmı bizimle birlikte kalacak. Örneğin benim alışveriş alışkanlıklarım epeyce değişti. Uzun süredir büyük bir markete adım atmıyorum, evin civarındaki birkaç küçük dükkan ve en çok da online alışverişle hallediyorum ihtiyaçlarımı. Ve bir kısmıyla yeni tanıştığım küçük, yerel üreticilerle bağımı koparmaya hiç niyetim yok. İşin ilginç tarafı bunların çoğunda kadın parmağı var ve ben o ürünlerdeki özende bunun payı olduğuna inanıyorum.

Mesela karantina öncesinde de avokado, limon, portakal, muz gibi meyveleri instagram üzerinden, Alanya’daki “Feride’nin Bahçesi”nden alıyordum, aynı şekilde devam ettim. Bu arada Alanya’da avokado üretimi epey artmış durumda, ufak bir araştırmayla pek çok küçük aile işletmesine ya da İstanbul’dan taşınmış eski beyaz yakalı yeni çiftçiye ulaşabilirsiniz. Onları gördükten sonra da artık Kenya’dan gelen avokadolara dönüp bakmak pek mümkün değil zaten.

Kaptanın Ceviz Çiftliği (cevizhane.org), ceviz ağaçları yetiştiren denizci bir babanın iki kızının Muğla Yatağan’da kurduğu bir işletme. Biri ziraat mühendisi, diğeri Ortadoğu’da finans uzmanı olarak başladığı iş hayatını bırakıp eşiyle birlikte yurda dönerek çiftçiliğe soyunmuş. İstemişler ki ileride doğacak çocukları apartmanda değil bahçede büyüsün, sebze ve meyveyi ambalajdan değil dalından yesin. Ayrıca üreterek gittikçe yoksullaşan dünyaya bir faydaları olacağını da düşünmüşler.

Şimdi çeşit çeşit meyve ağaçları, dededen kalma yerli tohumlarla yetiştirdikleri sebzeleri var. Yerli ceviz, badem, pikan cevizinin yanı sıra yulaftan kinoaya, susamdan karabuğdaya, turşudan salçaya pek çok yetiştirdikleri ve ürettikleri besinin satışını yapıyorlar sitelerinden. Zeytin, zeytinyağı, sabun ve türlü baharat da mevcut.

Benim için bu dönemin son şahane keşfi; Elibelinde Tarım.  Aslı Aksoy, ODTÜ mezunu bir işletmeci. 35 yaşında “Yolun çizilen değil seçilen olduğunu” anlamış ve İstanbul’u, profesyonel iş hayatını bırakıp Ege’ye, evine dönmüş. Bir kuşkonmazın peşinden. Türlü zorlukla karşılaşmış, uzun süren araştırmalara girişmiş, Bergama’dan Torbalı’ya, Aydın’dan Dalaman’a tüm Ege’yi gezip toprak analizleri yapmış, bir türlü uzun süreli kiralayacak tarla bulamamış.

Hikâyenin detayları “http://elibelindetarim.com/” adresinde mevcut. Çok da güzel anlatıyor Aslı Hanım “mutlu son”a varan macerayı. Bugün Muğla’nın Yeşilçam köyünde 40 dönüme ulaşan kuşkonmaz tarlalarını komşuları olan yedi kadınla birlikte işlemekteler. İlaç ve kimyasal gübre kullanmıyorlar, ısmarladığınız paketin özeninden logonun tatlılığına her şeyin büyük bir keyif ve heyecanın ürünü olduğunu görüyorsunuz. “Kızlar” diye bahsediyor Aslı Hanım kuşkonmazlarından, “Bu hafta kızları bakıma alıyoruz”.

Bakın bir de bu oldu bu sayede. Bazı şeylerin mevsimi olduğunu hatırladım. Zamanı gelince bitiyor, özlüyorsun, yeniden çıkmasını bekliyorsun. Avokado bitti mesela ağustosa kadar. Büyük marketlerde ithaller var belki ama bizim topraklarda bitti. Kuşkonmaz tarlaları bakıma alındı. Madem ki bu süreçte toprağın önemini anladık, kendimiz ekip biçme imkânımız olmasa da hep daha fazla büyümenin değil, temiz, iyi, sağlıklı olanın peşine düşen, severek üreten insanlara ulaşabiliriz.

Kadın eli değen tarlalar