Kafaya sıkan taksi şoförü

İstanbul’da iki kişi bir araya geldi mi konuşmalarının ana gündem maddelerinden biri taksi oluyor mutlaka. Oraya varana kadar nasıl taksi bulamadığını, nasıl hiçbir taksicinin onu almadığını, önünden boş geçtiği halde durmadığını, kazara yavaşlayanların mutlaka arabayı teslim etmeye gitmekte olduğunu anlatıp yakınmak sıradan bir İstanbullunun tek deşarj yöntemi. Yapılacak bir şey olmadığı konusunda da hemfikir olup buluşma yerlerimizi metro güzergâhından seçmek suretiyle kapatılıyor konu. Herhalde böyle bir sorunun bu kadar meşru ve normal kabul edildiği başka bir şehir yoktur. Semtimizde iki tane durak var, ikisine de hiçbir araç asla dönmüyor. Geçen gün binmeyi başardığım bir taksinin şoförü bana “İngilizce konuş abla” diye akıl verdi. Bu şekilde turistmiş gibi taksiye kapağı atabilirmişim, bindikten sonra da indiremezmiş artık.

İşin içine sivil polisler karışıp denetleme yaptığında neredeyse bir tane bile ceza yemeyen çıkmıyor. Ama bunun da işe yaradığından hiç emin değilim artık. Geçen gece Gerçek Gündem muhabiri Fırat Fıstık Altunizade’de  “Sana laf anlatıyorum, buradaki taksiler sadece karşıya geçiyor” diyen taksicinin videosunu paylaştı. Adam bir de kayda alındığı için sinirlenip arabadan inerek “Kafana sıkarım” diye tehdit savuruyor. Ki hepimiz gayet iyi biliyoruz artık, sıkabilir. Samuray kılıcı gördük. Her şey mümkün.

İstanbul Emniyeti’nden gelen açıklamaya göre daha sonra sivil polisler de aynı yerden taksiye binmeye çalışmış, tabii ki kabul edilmemiş ve yedi taksiye trafikten men, şoförlerine de para cezası kesmişler. Merak ettiğim, bu videoyu izlemeden önce bilmiyorlar mıydı taksicilerin orada nasıl yolcu seçtiğini. Anadolu yakasına pek az geçen bir vatandaş olarak ben bile biliyorum mesela, yaşadım daha önce. Ayrıca bu sistem bu şekilde ilerledikçe bu cezalar da göstermelik kalıyor nihayetinde. Ne oldu, yedi taksi daha azaldı trafikten birkaç günlüğüne. Sonra ne olacak? Hiç. Aynı şoförler aynı yerde ya da az ileride konuşlanıp gene yolcu seçecekler, gene güzergâhı kendileri belirlemek isteyecekler, gene inmeyeni tehdit edecekler. Taksim’de yaptıkları gibi, Üsküdar motor iskelesinde yaptıkları gibi, havaalanında yaptıkları gibi.

Muhalefet partileri ve kadınsız gelecek

İnsanlar söylemekten, uyarmaktan, gene olmayınca üstüne şaka yapmaktan bıktı, televizyon kanalları bıkmadı her konuyu beş-altı erkeği yan yana oturtup tartışmaktan. Çok acayip, hiç yadırgamıyorlar baktıklarında karşılarında gördükleri manzarayı. Konu diyelim kimilerince ‘erkek alanı’ kabul edilen futbol olsa bile hoş değil, ama daha eşit, daha adil bir gelecek inşa etmek gibi bir konuda erkek erkeğe toplanmanın hiçbir makul açıklaması yok.

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) bir fotoğraf paylaştı en son, Halk TV’de altı muhalefet partisinden altı erkek bir araya gelmiş, kanalın genel yayın yönetmeni Suat Toktaş’ın sorularını yanıtlıyorlarmış. Ülkenin geleceği hakkında konuşuyorlar özetle. Bir de alt yazı var ekranda; “Altı muhalefet partisi hangi konularda uzlaştı?” diyor. Doğrusu görünüşe bakılırsa kadınlara hayattan tümden el çektirmek üzerinde uzlaşmış gibi bir halleri var. Hayattaki bütün ayrışmalar bir yana, bu uzlaşma bir yana.