Kötülük ölümü yener mi?

Müziğin ezeli rakipleri Mozart ile Salieri’nin hikâyesi Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle tiyatro sahnesinde...


Herhalde sanat tarihinin en ilgi çeken düşmanlık hikâyelerinden biridir, Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin arasındaki. Bir tarafta deli dolu, müzik konusunda gerçek bir deha olup kural tanımayan, hayatını, gençliğini ve sağlığını har vurup harman savuran Mozart, öbür tarafta disiplinli, ölçülü, itaatkâr, sınırlı bir yeteneğe sahip olduğunun farkında olarak bu yeteneği de kendince “rakibinin” yollarını tıkamaya harcayan Salieri.

Tabii İngiliz yazar Peter Shaffer’ın aynasından yansıttığı ilişki bu. 1987 yılında Milos Forman’ın sinemaya da aktardığı, Oscar’lara doymayan eser, 18. yüzyıl Viyana’sında yaşayan iki bestecinin gerçek hayatından yola çıksa da ikisinin arasındaki ezeli düşmanlık yazarın kurgusuyla aktarılıyor.

Kötülük ölümü yener mi


Mozart’ın katili

Oyunun seyirciyle buluştuğu noktada Mozart bu dünyadan ayrılmış ve ölümünden sonra ünü âlemi sarmış, Salieri ise çoktan unutulmuş yaşlı ve hasta bir adam olarak son günlerini yaşamakta. Hatta son gününü, çünkü niyeti bütün hikâyeyi anlatıp intihar etmek. Giderayak da Mozart’ın ölümünden kendisinin sorumlu oluğunu iddia ederek onun ününden son bir kırıntı koparmak gibi bir arzusu var. Böylelikle dünya döndükçe Mozart ile birlikte onun da adı anılacak. Hiçbir şey olamadıysa “Mozart’ın katili olarak”. Kötülükle ölümsüzlüğü yakalayacak yani.

Son derece çarpıcı bir metin olan “Amadeus”, bu yıl Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu’nun prodüksiyonu olarak, usta yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle seyirciyle buluştu. Gerek dekor (Hakan Dündar) - kostüm (Nalan Alaylı) ve makyaj (Neriman Eröz) gerekse müzikal açıdan seyirciyi son derece görkemli bir dünyaya, keyifli bir deneyime davet eden bir oyun, “Amadeus”. Sahnede Şef Volkan Akkoç yönetiminde yetkin bir orkestra, insanı başka diyarlara götüren, dinlemeye doyamadığınız sesler, muhteşem canlı performanslar ve Mozart’ın ilahi notaları var.

Salieri ve Mozart’ta iki deneyimli oyuncuyu, Selçuk Yöntem ve Okan Bayülgen’i izliyoruz. Hikâyeyi Salieri’den dinlediğimiz kimi sahneler fazla uzun ve durağan olabiliyor ama bütününde keyifle izleniyor. Bilmiyorum gerek var mı, fark etmemek mümkün değil ama Constanze’ı oynayan Özlem Öçalmaz’a özellikle dikkat çekmek isterim, “Elektra”da da öyleydi, gene su gibi akan, dupduru bir performans sergilemiş.

24-25-26 Şubat’ta ve mart-nisan ayları boyunca Uniq Hall’da.

Amadeus Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu

Yazan: Peter Shaffer
Çeviren: Nüvit Özdoğru
Yöneten: Işıl Kasapoğlu
Dramaturg: Bilgesu Kasapoğlu
Dekor Tasarımı: Hakan Dündar
Kostüm Tasarımı: Nalan Alaylı
Hareket Tasarımı: Senem Oluz
Saç  Makyaj: Neriman Eröz
Oynayanlar: Selçuk Yöntem, Okan Bayülgen, Özlem Öçalmaz, Ahmet Somers, Kevork Türker, Sabri Özmener, Yiğit Pakmen, Murat Yılmaz, Cihan Ayhan, Ceren Aydın Akkoç, Dilay Yıldız, Numan Direkçi, Cihan Akbilek, Ferdi Taşkın

Kötülük ölümü yener mi