Belma Akçura

Belma Akçura

bakcura@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Türkiye ile İsrail arasında Mavi Marmara baskınının neden olduğu krizin aşılmasına yönelik temaslar ve uzlaşma arayışları İsrail basınında yer alınca Milliyet haberi “İsrail ile dört yıl sonra normalleşme sinyali” başlığı ile verdi.

Milliyet’in Haaretz gazetesini kaynak göstererek verdiği habere göre; “Mavi Marmara” mağdurlarına tazminat ödenmesi, Hamas’ın bazı isimlerinin sınır dışı edilmesi, İsrail askerlerine açılan davalardan vazgeçilmesi, geri çekilen büyükelçilerin tekrar gönderilmesi ve doğalgaz odaklı enerji alanında işbirliği... İsrail yetkililerine göre taslak anlaşmaya imza atılmış, ön mutabakat sağlanmış. Milliyet söz konusu anlaşmayı Türk yetkililerine de sordu: Ankara, bu maddelerin ana hatlarıyla İsrail’in tekliflerini içerdiğini, iki ülke arasında görüşmelerde önemli bir aşamaya gelindiği ancak henüz nihai mutabakatın sağlanmadığı belirtiliyor.

Haberin Devamı

Okurumuz Sude Karacan söyle diyor: “Diplomaside bir taslağa imza atılmışsa bu ön mutabakatın sağlandığını gösterir. Nihai mutabakat ise bu ön anlaşmanın nasıl hayata geçirileceğine ilişkin ayrıntılardır, daha tekniktir diye biliyorum. Ancak haberde İsrail’in ön mutabakatı imzaladık demesine karşın Türkiye’nin ‘Bunlar İsrail’in teklifi, henüz nihai mutabakat sağlanmadı’ sözleri kafa karıştırıyor. Türkiye ön mutabakatı imzaladı mı imzalamadı mı?

İsrail’e daha önce Mavi Marmara nedeniyle şartlar ileri sürdüğü için mi temkinli yaklaşım sergileniyor haberden anlayamadım. Ayrıca İsrail ile gerginlik Mavi Marmara olayıyla başladı. Yani 2010 Mayıs’ında bu durumda başlıkta dört yıl değil beş yıl demeniz gerekmez mi?”

Ombudsman Görüşü: Okurumuzun kafa karışıklığı ‘imza’ nedeniyle olabilir. Ancak İsrail’in Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda bir ön anlaşmaya varıldığını söylemesiyle, Türkiye’nin ilerleme kaydettik sözlerini birlikte okumak gerekir. Ankara yalandır demiyor ancak belki bazı pürüzlerin halledilmesi nedeniyle nihai mutabakatla bu görüşmelerin anlam kazanacağını düşünüyor olabilir. Çünkü belli ki bölgedeki güçler dengesi, iki ülkenin stratejik çıkarlarının örtüşmesini önemli hale getiriyor ve öyle anlaşılıyor ki; iki taraf da anlaşmaya çok yakın. Ayrıca evet, 5 yıl önce “Mavi Marmara” baskını gerçekleşti ama iki ülke arasındaki diplomatik kriz bu baskından bir yıl sonra yaşandıysa bunu da okura hatırlatmak gerekir.

Haberin Devamı

MÜSİAD CHP haberi

MÜSİAD’ın CHP’ye yaptıkları ziyaret Milliyet gazetesinde de yer aldı. MÜSİAD Başkanı Nail Olpak adına gönderilen açıklamada “CHP ziyaretimizde dile getirdiğimiz hususlar, 26.11.2015 tarihinde yaptığımız basın toplantısında açıkladığımız görüşler ve onlarla birlikte dağıttığımız raporlar ve açıklamaları kapsayan, kamuoyuna mal olmuş bilgilerden ibarettir. Ancak kaynak gösterilmeden çıkan haberde, toplantıya ilişkin bize atfedilen hususların bir kısmı gerçeği yansıtmamaktadır. Haberin bize de sorulmasının objektif haberciliğin bir gereği olduğunu düşünmekteyiz.”
Haberi yapan arkadaşımız Meriç Tafolar konuya ilişkin gönderdiği açıklama kısaca şöyle: “CHP kaynakları, MÜSİAD Başkanı’nın söz konusu görüşmede o raporda da yer aldığı biçimiyle ‘Hükümetin asgari ücret önerisinin KOBİ’lere yük olduğunu’ vurguladığını ve CHP’nin asgari ücret önerisinin üreticiye yük olmadığı gerçeğini teslim ettiğini aktarmıştır. Yapılan haber hem CHP kaynakları hem de MÜSİAD’ın ilgili raporu ve Olpak’ın 16 Aralık akşamı yaptığı basın açıklamasındaki ifadeleri göz önünde bulundurarak hazırlanmıştır.”
Ombudsman Görüşü: MÜSİAD’ın CHP ile yaptığı görüşme sonrası konuya ilişkin yaptığı basın açıklaması ve mevcut ekonomiye ilişkin görüşlerini rapor haline getirmesi bir haberin oluşmasında yeterli kriterlerdir. Kaynak gösterilmeden ifadesi bu nedenle yerinde bir eleştiri değildir. Hassasiyeti olan, kritik noktalarda belki “siz bunu mu demek istediniz?” diye sorulabilir, MÜSİAD da haberde neye itiraz ettiğini açıkça belirtebilirdi.