Altyapıdan şikayetçi olmak ne kadar kolay

15 Ekim 2020

“Hem genç oyuncu oynat hem de her sene şampiyon ol beklentisi belki anlaşılabilir ama uygulanabilir değil. Kulüplerin geleceği olarak görünen altyapılarda durum bu. Şimdi siz yanıt verin. Yeni Ozan Kabak’lar çıkar mı?”

Yukarıdaki sözler başarılı teknik direktörlerimizden Fatih Terim’e ait. Evet, ben de yıllarca hep altyapıya gerekli yatırımların yapılması konusunda gırtlak patlattım, yazdım-çizdim... Gelin görün ki, her ne hikmetse yönetimler, oraya hep yan gözle bakmışlardır! Sadece yönetimler mi, teknik adamlarımız da maalesef oraya gereken ilgiyi göstermediler! Eee tablo böyle olunca, ekonomilerin dibe vurmasından doğal ne olabilir?
Valla, hocam oradan Ozan Kabak’lar yetişir, yeter ki gerekli yatırımlar yapılsın, oraya üvey evlat gözüyle bakılmasın!
Haaa yetişmiyorsa, nedenlerini de araştırmak teknik adamların asli görevidir. Yani sadece sizin işiniz A takım olmayacak, altyapıya da uğrayacaksınız arkadaş! Altyapıları ‘zapturapt’ altına almak da sizin asli görevinizdir. Siz üzerinize düşeni öncelikle yerine getirin, ilgilenin, yetişmiyorsa demek ki oralarda yeterli eğitmen yok... O zaman radikal kararlar alacaksınız, hesap soracaksınız.
Hem ilgilenme, hem de masa başından hesap sor! Böyle bir dünya yok, bilesiniz!

Zaman değil, maçı kazanmak istemişti

Rusya ile yapılan maçta Enes ile Yusuf’un bitime 2 dakika kala sahaya sürülmesi eleştiri konusu oldu. Şenol Güneş’in avukatı değilim, kaldı ki onun savunulmaya da gereksinimi yok.

Yazının devamı...

Rusya’yı direkler kurtardı!

12 Ekim 2020

Bu oyunda ofansif oynamak kadar, takım savunmasını da en üst seviyede yapmak zorundasınız.
Gelin görün ki, Rusya’nın yoğun baskısına 28 dakika dayanabildik!
Aslında bu dakikaya kadar fena oynamadık, iyi kapandık. Ne var ki, hücuma ailecek çıkarken, kaptırdığımız toplar yok mu? İşte asıl sıkıntı burada yatıyor. Üstelik kritik yerlerde, en güvendiğimiz kramponlar bunu yapıyorsa ki öyle, faturası ağır oluyor! Hadi kaptırdınız, peki takım savunması nerede? Miranchuk’un attığı gol böylesi bir tablodan geldi.
İlk yarıda Rusya karşısında ne kanatları kullanabildik, ne de pozisyon üretebildik! Sadece Burak Yılmaz’ın kalecide kalan kafa şutunu anımsıyoruz, hepsi o kadar!
Güneş’in Cengiz Ünder hamlesi, işe yaradı, gerçek kimliğimizi ikinci yarıda yakaladık.
Nitekim, 51’de kanatları kullandık, en net gol pozisyonunu ürettik. Burak Yılmaz’ın kafa şutunda, top yan direğe çarparak auta gitti. 55’de Hakan Çalhanoğlu ilk kez sahne aldı, şutunda kaleci topu kornere tokatladı.
Ve pes etmeyen, ilk yarıdaki o kötü futboldan ders çıkaran ay-yıldızlı ekibimiz, 62’de Kenan Karaman’la skoru eşitledi. Ancak Merih Demiral’ın asistini de unutmayalım. Bu kez Cengiz Ünder 65’deki bazukasında kaleci güçlükle topu üstten kornere tokatladı. Oyunu tek kaleye çevirdiğimiz sırada, 75’de Rusya’nın net gol pozisyonu geldi, ancak Mert geçit vermedi, bravo....

Yazının devamı...

İpler gergin ama zor kopar!

8 Ekim 2020

Sergen Yalçın’ı taaa altyapıdan bu yana tanırım, açık sözlüdür, yüreğinden geçeni diline yansıtır. Elbette bu oyunda eleştiri olacaktır, önemli olan ağacı kökünden sökmemektir!
Şunu biliyoruz ki, büyük takım çalıştırmak pek de kolay değildir, eleştirilere de hazırlıklı olacaksınız. Açıkçası Sergen hocayı eleştirmeye gönlüm razı olmuyor! Ümraniye’ye uzağız, oraya uzun bir süre önce gittim o da Şenol hocanın olduğu döneme rastlar. Ama görünen köy de kılavuz istemez! Oyun sistemlerine pek takılmam, ortaya konan futbol, mücadele ve skor tabelasına bakarım.
Coşku yok, motivasyon sıfırın altında, hele fiziksel olarak hiç iyi değiller, temposuz oynuyorlar! Gençlerbirliği karşısına çıkan 11’e bakalım. Orta saha; Dorukhan, Atiba ve Souza... Üçü de aynı tip oyuncu... Rakip kaleye dikine oynayan var mı bu üçlünün arasında?
Örneğin Mensah, dikine oynayan, topu rakip alana yıkan bir fotoğraf. Niye yedek?
Asıl sorun savunmada! Çok dağınık, orayı yönetemiyorlar, kademe anlayışı yok! Anımsayın Gökhan Gönül’ü savunmanın az mı gediklerini kapatırdı.
Bir sözümüz de Ersin kardeşimize olacak... Arkadaş 40 metreden top geliyor, çıkman gerekir, çıkmıyorsun! Cesur ol, çık kardeşim çık, boy ve el avantajın var, niye kullanmıyorsun?
Takır - takır oynarsın, yenilirsin, buna kimsenin gıkı çıkmaz. Gelin görün ki Beşiktaş iyi futbol oynamıyor. Eee yenilgiler de kaçınılmaz oluyor!

Yazının devamı...

Beşiktaş’ın Vida’sı çıktı!

28 Eylül 2020

Beşiktaş’ta Sergen hoca, sağlığına kavuştu, Konya’da işbaşı yaptı, yapmasına da, Kartal fark yedi, o da şoka girdi!
Kadroda öyle aman - aman bir değişiklik yoktu, ancak Kartal’da tanıdık biri daha vardı, Aboubakar... Biliyoruz ki Kartal’ın gol yollarında sıkıntısı var, puan kayıplarının temelinde bu faktör yatıyor. Aboubakar’ın fizik gücünü biliyoruz, valla üç adamı sırtında taşır, rakip savunmayla boğuşur, eee tekniğini de malum, oranın bankosu olur.

Kartal, Atiba’yı arıyor, biz de... Eksikliği hissediliyor. Ljajic mi? Ruh gibi sahada dolaşıyor, sürekli top kaybediyor, şut atıyor, kaleyi tutturamıyor!
Sergen hoca ona nasıl sabrediyor? Necip tamam, ya N’Sakala? Oyuna bir milim katkısı yok , taç atmayı bile beceremiyor, ne de olsa torpilli! Rıdvan’a yazık oluyor, yazıkkk!

Savunma skandalı!

Yuhh ki, yuhh arkadaş! Amatör takım böyle gol yemez, ayıptır! Konyaspor’un adam adama oyunu ve de baskısı nedeniyle Kartal, savunmadan çıkmakta güçlük çekti, ilk yarı boyuncu Ersin’e dönmek zorunda kaldılar! Hadi Vida efendi geri pas mı verdi, şut mu attı belli değil! Peki kardeşim, rakip korner kullanıyor, savunmacılar yürüyerek geri geliyor! Ne oldu, Ömer Ali topu çabuk kullandı, Shengelia boş durumda kafayla topu ağlara gönderdi! Üstelik 5’e 2’siniz, o golü izleyin, belki yüzünüz biraz kızarır! Artı koca Kartal, bu yarıyı rakip kaleye bir şut atamadan tamamladı, buna ne dersiniz?

Sergen hoca, ikinci yarıda elinin altında ofansif kim varsa, hepisini oyuna sürdü... Aboubakar, Gökhan Töre ve Larin...Gelin görün ki, bu hamlelere karşın yine en büyük tehlikeleri kendi kalesinde yaşadı. 57’de Kravets altı pas içinde net pozisyonda topu auta gönderdi.

Savunma rezaletine devam! 64’te Kravets, soldan elini-kolunu sallayarak ceza alanına giriyor, ağır abiler yine meydanda yok, Ersin kapatmaya çalıştı, ama nafile fark ikiye çıktı! Önce Ljajic ve ardından Aboubakar’ın filelere bulan şutları, ofsayt bayrağına takıldı!

Yazının devamı...

Kartal iç hatlara döndü!

25 Eylül 2020

Rio Ave karşısına çıkan ilk onbire bakıyorum, biraz şaşırdım doğrusu. Hadi, Atiba sakat, N’Sakala maç kadrosunda bile yok! Peki, Mensah, Vida, kaleci Ersin niye yedek ? Rotasyon mu, yoksa ceza mı yoksa rakibi hafife almak mı? Bunun adı sabaha kadar rakibi hafife almaktır! Bu oyunda küçümseme duygusu başınıza öyle bir çorap örer ki, siz de şaşırır kalırsınız! Bu oyunda ‘ummadığınız taş baş yarar’, misali Rio Ave, ikinci yarıda skoru eşitledi, penaltılarla Kartal’ı UEFA Ligi’nde saf dışı bıraktı!

Necip Uysal, adına ister savaşçı, ister cengaver deyin. Gücü neyse, sahaya varını- yoğunu koyuyor. Antalya maçında Larin’in attığı tek goldeki asistini anımsayın, dün akşam da Güven Yalçın’a, fotokopi gibi, daha ne yapsın arkadaş! Bu yarıda bu kadar baskıdan tek gol çıkarmayı ancak Beşiktaş becerebilirdi! Dorukhan’ın bir şutu direkten döndü, Güven Yalçın, müsait pozisyonda topu kalecinin kucağına attı, tek golle soyunma odasına gidildi!

Ya ikinci yarı? Rio Ave gibi bir takıma karşı özellikle ikinci yarıda mahkum oynuyor ve pozisyon veriyorsanız bu ayıp size yeter! Ne var ki, Beşiktaş’ın bu tür maçlarına çok alıştık! Öne geçiyor, geçiyor da, ya geri kalan dakikalar? İşte asıl sıkıntı ve ızdırap başlıyor, taraftarlar ekran başında yatıştırıcı alıyor! Rio Ave, ikinci yarıda Kartal’la kedinin fareyle oynadığı gibi oynadı (!) risk aldı, baskı yaptı, 85’de Moreira’nın kafa golüyle skoru eşitledi, maçı uzatmaya götürdü.

Uzatma dakikaları mı, ne siz sorun, ne de ben! Kartal, saman alevi gibiydi! Konuk takım sürekli galibiyeti kovaladı, nitekim son saniyelerde Mane’nin şutunda, Utku harika bir kurtarış yaptı, maçı penaltılara taşıdı.

Gelin görün ki, önce Welinton, sonra Larin, penaltı atışlarını gole çeviremedi ve Kartal UEFA Ligi’ne veda etti, iç hatlara bilet aldı!

Yazının devamı...

Atiba veya Dorukhan sağ bek oynamaz mı?

24 Eylül 2020

Süper Lig’e Trabzonspor’u yenerek başlayan Beşiktaş, Antalya’ya takıldı, eleştirilerin ardı-arkası kesilmiyor. Valla, kimse kusura bakmasın, belki kadro derinliği yok Kartal’ın ama çok da kötü değil...

Elbette Burak’ın yeri hala dolmadı, Larin o alana çare olamaz! Attığı gol kimseyi yanıltmasın, onu herkes atar! Bir de N’Sakala konusu var, çok top kaybediyor, bariz hatalar yapıyor! Onunla ilgili hala kafamda soru işaretleri var!

Mesela Welinton’u son maçta çok beğendim. Topla çıkışları ve özgüveni iyi. Hasic’i beğenmeyenler hatta ‘olmaz’ diyenler var! Komiksiniz valla, daha 19 yaşında öğreneceği çok şey var, yani tecrübe. Tekniği, cesareti bana gelecek adına olumlu sinyaller veriyor... Biraz sabır!

Dönelim şu sağ bek meselesine... Necip’i beğenir veya beğenmezsiniz... Adam tam bir profesyonel, nereye koysanız orada oynuyor, gıkı çıkmıyor. Bakın Necip’le ilgili bir gerçeği hatırlatmak isterim... Şenol Güneş döneminde 362 antrenmanın 361’inde yer almış bir fotoğraftan söz ediyoruz. Yani bir antrenman kaçırmış, diğerlerinde hep var. Bunun adı profesyonelliktir beyler.

Peki, takımda sağ beke başka alternatif yok mu? Bence var...

Örneğin Atiba, hatta Dorukhan orada aslanlar gibi oynar, merak etmeyin. Kaldı ki Atiba’nın o alanda oynatıldığı maçlar var, ne çabuk unuttunuz? Kalkıp sağ bek için sağda - solda adam aramaya ve büyük paralar harcamaya gerek yok. Bu alternatifler varken, yeni bir isim bu ekonomide lükse girer!

Yazının devamı...