Saha dışını bırak derbi maça bak!

18 Mart 2021

Milliyet’in genç muhabirlerinden, takım arkadaşım Celal Umut Eren, gerçekten çok yetenekli, özellikle araştırma haber ya da analizlerde 1 numaradır.
Bilmiyorum, Umut’un salı günü manşette yer alan ‘Balık baştan kokar!’ başlıklı Fenerbahçe analizini okudunuz mu? Buna ister haber-yorum deyin, ister analiz, isterseniz haber deyin. Her satırı gerçek verilere ve yaşananlara dayanıyor, bugüne de müthiş ışık tutuyor. Bravo Celal Umut Eren kardeşime...
Umut’un bu analizi bizlere de yol gösteriyor, Fenerbahçe’nin net bir fotoğrafını çekiyor.
Yahu arkadaş, 3 senede 51 transfer, 6 teknik direktör, gelin görün ki bu hamleler bir türlü başarılara yansımadı! Fenerbahçe görünen köydür, artık kılavuz falan da gerekmiyor! Hadi maziyi bir kenara bırakalım, rotayı bugüne çevirelim. Başkan Ali Koç, yönetimsel anlamda her şeyi yaptı... Paraysa para, transferse transfer... Teknik kadro bir istedi, o iki aldı. Kadroya bakın neredeyse iki takıma bedel...
Bu iki takımı lige sürün, biri şampiyonluğa, diğeri ikinciliğe oynar! Ancak bu kadro zenginliğin pek işe yaramadığını gördük. Oynadığı futbol, kadroyla asla örtüşmüyor, biz değil, skor tabelasındaki rakamlar söylüyor!
Arkadaş, ligin dibine demir atmış bir takıma karşı alınan yenilgiyi hiç kimse açıklayamaz! Sakın ola Gençlerbirliği’nin galibiyetine gölge düşürmeye çalıştığımız düşünülmesin. Çıktılar, aslanlar gibi mücadele ettiler, alın terinin karşılığını da üç puanla aldılar. Teknik direktör Özcan Bizati hocamızı ve de oyuncularını kutluyoruz. Haaa Bizati hocamız belki çok tanınmıyor, onun 20 yıl Ersun Yanal ile çalıştığını da bilmeyenlere anımsatalım.
Bakın, bu oyunda ideal 11’i bulamıyorsanız, vay ki vay halinize! 22 transfer, bol alternatifli kadrodan ideal bir 11 çıkaramaz mı insan! Eee, bu oyunda gerek teknik, gerekse futbolcu anlamında istikrarı yakalayamıyorsanız, Fenerbahçe’nin yaşadığı sıkıntılar hiç de sürpriz sayılmaz!

Yazının devamı...

Kartal’ı Josef uçurdu!

13 Mart 2021

Futbolda istatistiklere fazla takılmam. Öyle maçlar oluyor ki, ortaya konulan oyun, tabeladaki o rakamlarla bir türlü örtüşmüyor! Beşiktaş’ın en büyük özelliği kuşkusuz pas trafiğidir, öyle böyle değil arkadaş! Şöyle verilere baktım, o da ne! 709’u isabetli 782 pas yapmışlar...
Buna ne nefes, ne de can dayanır arkadaş! Başakşehir maçının ilk yarısına bakalım, kapanan bir rakip, sürekli topu ayağa oynayan, savunma kilidini açmaya çalışan bir Beşiktaş... Bu oyun böyledir, top hep sizdedir, kilidi açmaya gelince zorlanırsınız!
Tıpkı ilk yarıdaki Beşiktaş gibi... Her yolu denedi Kartal, topu kanatlara taşıdı olmadı, göbekten indi olmadı, ta ki 42. dakikaya kadar. Larin geldi, ilginç bir gole imza attı, o da şaşırdı, biz de!
Başakşehir kritik bölgede, alacağı her puan onun için can simidi anlamı taşıyor. Kaldı ki, Aykut Kocaman hocamızın oyun felsefesine yabancı değiliz. Yani açılsan bir türlü, açılmazsan bir türlü!
Zaten Beşiktaş’a karşı oynayan tüm takımlar kapanıyor, bilmeyen yok! Başakşehir’in hesabı, Kartal’ı önce durdurmak, sonra kontra toplarla vurmaktı. Valla eğri oturacağız, doğruyu da söyleyeceğiz. Nitekim ilk yarıda ev sahibi iki net pozisyon buldu, biri Aleksic, diğeri Crivelli ile... Biri direğe takıldı, diğerine Ersin geçit vermedi. Maçın ilk yarısı futbol kalitesi açısından fazla keyif vermedi. Pas, pas, bizim de başımız döndü!
Gelelim ikinci yarıya, müthiş bir mücadele, nefes kesen ve keyif veren futbol, fileleri bulan goller vardı.
Larin’in golüne ikinci yarıda Deniz yanıt verdi, skoru eşitledi. Valla, Vida ve Welinton’un arasından o golü atmak kolay mı, bravo Türüç’e... Gelin görün ki, Kartal o klasik pas trafiğinden bir milim taviz vermedi, nasıl başladıysa öyle devam etti. Welinton, Deniz’in golündeki hatasını kritik bir gol atarak kapattı, gönül aldı! Başakşehir yine açıldı, ofansa döndü, Demba Ba ile skoru eşitledi. Senegalli sevinmedi, haklıydı.

Yazının devamı...

Kamerunlu büyücü!

7 Mart 2021

Bazı oyuncular vardır, çok özeldir, golcü değildir, ama yaptıkları işlerle adeta gizli kahramandırlar.
Örnek Beşiktaş’ın asist kralı Rachid Ghezzal... Karnesi pekiyi, 18 maçta bir gol 11 asist.. İstatistikler söylüyor, biz değil.
Kartal’ın zirve uçuşunda golcüler kadar, onun katkısı büyüktür. Artı Ghezzal ile Rosier her maçta müthiş uyum içindeler, o kanadı harika kullanıyorlar. Valla, her ikisinin de bonservisi el yakıyor, keşke kalıcı olabilseler!
****
Zirve yarışı kora-kor, biliyoruz. Yarışın ortakları Galatasaray ve Fenerbahçe’nin puan kayıpları, Beşiktaş’a avantaj oldu kuşkusuz.Gaziantep’in puan cetvelindeki yeri malum, iyi kadrosu var, iyi top oynuyorlar. Gelin görün ki, teknik direktör handikapı yaşıyorlar! Sumudica gitti, Ricardo Sa Pinto geldi, ne değişti!  Portekizli kenarda dur- durak bilmiyor, her şeye limon oluyor! Bırak kardeşim ortamı germeyi, enerjini takımının futboluna harca! Beşiktaş bildiğimiz gibi... Oyuna kontrollü, sakin ve ayağa paslarla başlarken, ilk dakikalarda, rakibin kilidini açma adına zorlandı.
Ne var ki, 15.dakikada, adrese teslim paslarıyla öne çıkan Ghezzal, Aboubakar’la topu buluşturdu, golcü futbolcu önce kalecinin üzerinden aşırdı, son boş kaleye meşin yuvarlağı gönderdi, kilidi açan çilingir oldu.
Bu oyunda tek skorla galibiyetler, sıkıntılıdır, her risk vardır, yani ikinci golü bulamazsanız psikolojik olarak baskı altında kalırsınız! Ki, Beşiktaş, ikinci yarıda bu tabloyu yaşadı! Kartal, bu yarıda aradı, ama boşluk bulamadı, savunmayı aşamazken, rakibine de ciddi bir pozisyon da vermedi.

Yazının devamı...