Güneşi balçıkla sıvayamazsınız!

6 Mayıs 2021

Evet, ben dahil birçok meslektaşım, Milliyet’in efsane spor müdürü, rahmetli Namık abi (Sevik) ile çalışma olanağını bulduk. Onun ardından öyle spor müdürlerimiz geldi, geçti ki, hangisini saysak bilemiyorum? Nezih Alkış, Şansal Büyüka, İhsan Topaloğlu ve Cem Şengül de onun öğrencisiydi.

Bugünkü konuma gelmemde, Namık abi başta olmak üzere yukarıda saydığım spor müdürlerinin katkısını asla unutamam. Hele hele rahmetli İslam abi (Çupi), Allah uzun ömürler versin Attila Gökçe abi ve birçok yazar büyüklerimin de katkısını yadsıyamam. Demem o ki, Namık abi ile çalışmak ben ve diğer meslektaşlarım için büyük onurdu. Milliyet’te neredeyse 36 yılı devirdim... Bu mesleğe başlarken hayalim, idolüm Milliyet Spor Servisi idi... O kapıdan 1985 yılında girdim, hala da o vitrindeyim.

Namık abiyle çalışan herkes bilir ki, Milliyet’in vitrininde ‘yalan-dolan’ asla olmaz, bugüne kadar da olmadı, bundan sonra da olmayacak.
Niye mi?

Gazetecilik kurallarına sıkı sıkıya bağlı olmak bizim genlerimizde var. Milliyet’te tek sütun ‘yalan’ haber bile bulamazsınız. Arşivler orada... İsteyen, merak eden gitsin baksın!

Kısa bir örnek paylaştıktan sonra asıl Galatasaray Yönetimi’nin yaptığı ‘yalanlama’ konusuna geleceğim!
Bakın, Beşiktaş’ın efsane teknik adamı Gordon Milne’yi bizim jenerasyon iyi tanır... Gençler ise tarihten bilirler. Kartal’ı üç kez üst üste şampiyon yapan ve bu anlamda bir rekora imza atan Milne’den söz ediyoruz. Bizler, yani gazeteciler her kuruma rengi ne olursa olsun saygı duyarız, asla önyargılı olamayız. Zaten yalan-dolanla da işimiz olmaz!

Seba ipleri kopardı

Yazının devamı...

Bırakmaya hiç niyeti yok

29 Nisan 2021

Lider Beşiktaş, eksikmiş, forvetsizmiş, inanın hiç fark etmiyor! Larin yedek, Aboubakar meydanda yok! N’Koudou, Gökhan Töre, hatta Ghezzal var kardeşim!
Rizespor, Bülent Uygun ile müthiş bir çıkış yakaladı, tehlike bölgesinin uzağında. Bu tabloya rağmen Kartal maça müthiş baskıyla başladı, ilk yarıda oynu adeta tek kaleye çevirdi.

Öyle ki 5 dakika içinde 3 net pozisyon üretti. N’Koudou, ardından Ljajic ve son olarak Gökhan harika şutlar attılar, ama topu filelere gönderemediler. Onlar elbette atmak istediler, ancak kaleci Gökhan o 5 dakikaya müthiş kurtarışlar sığdırdı, kutlamak gerekir.

Dedik ya, Kartal için forvet olsa da, olmasa da pek fark etmiyor. Asist kralı Ghezzal sahadaysa, korkmayın. Adam müthiş bir yetenek, 16. dakikada N’Koudou’ya attırdığı golü, kaç kişi çalımladığını gördünüz mü? N’Koudou’ya sadece dokunmak kaldı.

Kısacası baskı ve pres var, üretim var, ama Kartal tek golle bu yarıyı kapadı. İlk yarıda özellikle Atiba ve Gökhan Töre’nin ceza alanı içinde şut atmak yerine topla dripling yapmalarına bir anlam veremedim. Vur, vur, tek farklı skorların tehlikeli olduğunu bilmiyor musunuz?

Bir çift sözüm de basit sarı kart gören Ljajic’e... Arkadaş nasıl profesyonelsin sen, hakemlerin dokunulmazlığı var, bilmiyor herhalde!

***

Alın size golcü! Gökhan Töre, solda topla buluştu, üç savunmacıyı geçti, soluyla bu kez uzak köşeyi gördü, farkı ikiye taşıdı, nazara geldi, sakatlandı, yerini Larin’e bıraktı. Bu golden önce Ersin’in kritik bir kurtarış yaptığını da anımsatalım!

Yazının devamı...

Fener yapıştı ensene...

21 Nisan 2021

Süper Lig’in lideri Beşiktaş’ın, ilk yarısını, isteksiz, coşkudan ve mücadeleden yoksun, şut atamadan bitirdiği bir maçı anımsayan var mı? Bence yok!
İstatistikler topla oynama oranı Kartal’ı işaret ediyor. Etse ne olur, etmezse ne olur arkadaş! Dişe dokunur bir pozisyon, bir şuta yansımıyorsa -ki öyle- topu al istersen evine götür!
Elbette, son haftalarda ligde müthiş saha sonuçları elde eden bir Sivasspor var. Tamam, topa en fazla sahip olan Kartal, ancak üçüncü bölgeye üretim getirmemesinin temelinde, ev sahibi takımın alan daraltması en büyük faktördür. Yani, sürekli sahasında pas yapan, topu kanatlara oynayan Beşiktaş, ofansa dönük reaksiyonu gösterme olanağı bulamadı, atılan her top rakipten döndü. Atiba’nın forvet arkası oynatılmasına da doğrusu bir anlam veremedim.
Valla eğri oturacağız, doğruyu söyleyeceğiz; Sivasspor hem alan daralttı, hem de pozisyon üretti Kartal’a oranla... Erdoğan yakaladığı fırsatı kullanamadı. Peki, Gradel’e ne demeli? Müsait pozisyonda topu file yerine auta gönderdi!
Kartal’ın ilk yarıdaki etkisiz-silik oyununa kalkıp, kimse mazeret üretmesin! Buna ister ‘panik’, ister ‘stres’ deyin, fark etmez! Sen lidersin... İlk yarıda lidere yakışan futbola hasret kaldık.
Tamam dedik, Aboubakar döndü, Kartal bu virajı da döner! Nerdeeee? Ağır abinin sakatlanıp, çıkmasına da bir anlam veremedim, acaba kılı mı döndü arkadaşın! Hani; ciddi bir pozisyona girer, sakatlanır, olabilir. Ne pozisyon şansı buldu, ne de mücadeleye girdi? Acaba yürürken mi sakatlandı! Yerini N’Koudou’ya bıraktı. Şampiyonluk Aboubakar’a bağlıysa, vay Kartal’ın haline!
İlk yarının özeti; Kartal topun sahibiydi, ama mücadele eden, pozisyon üreten Sivasspor’du, hakkını da teslim edelim.

Yazının devamı...

Ya Kulusic olmasaydı!

17 Nisan 2021

Hani VAR’ı hedefe koyanlar (!), ne kadar işe yaradığını dün bir kez daha gördük. Oğuzhan topla ceza alanına girdi, topu kurtardı, Badji’den sıyrılamadı! Halis Özkahya mı? Tabi ki ‘devam’ dedi. Üstelik pozisyona da fazla uzak değildi. Neyse ki, VAR’ın radarına takıldı, hakem izledi, beyaz noktayı gösterdi. Ya VAR olmasaydı, buz gibi penaltı arada kaynayıp gidecekti!
Şimdiii, Kartal’ın golcülerinden Larin topu istedi, N’Koudou, kendinden emin, topu aldı gitti, penaltı noktasına götürdü. Ne yani, Larin kavgamı etsin? Kibarlık yaptı! N’Koudou, penaltıyı kaçırdı, daha doğrusu kaleci kurtardı! Mahalle maçında bile böyle penaltıyı kaçıranı döverler...
Ghezzal var, Atiba var, Larin var, var oğlu var! Niye N’Koudou, Sergen Hoca? Penaltı atışlarında herkes kafasına göre mi takılıyor, pek anlayamadım.
Beşiktaş kaldı ki daha ilk dakikalarda baskıyı kurmuş, at o penaltıyı, hem rakibin direnişini kır, hem de moralini sıfıra indir... Böyle fırsat kaç kere gelir, arkadaş?
Sanırım futbolcular, Ankaragücü’nü başka takımlarla karıştırdılar. Son haftaların en çok çıkış yapan takımı olduğunu unuttunuz mu? Ne var ki, konuk takımın da Ersin’i irite edecek öyle aman aman bir baskısını da göremedim, doğrusu!
İlk yarıda topla oynama oranı yüzde 79 Beşiktaş lehine; gelin görün ki bu özellik pozisyon üretimine çok yansıdı dersek abartmış oluruz. Biri kaçan penaltı. bir de Larin’in cezaalanı içinden attığı, kaleciden dönen şutu var, hepsi o kadar! Larin, adeta gol kaçırmada ustalığa terfi etti şu sıralar!
Neyse ki, Kartal’ın Ghezzal’i var. Son saniyelerde kazanılan faul atışını kullandı, kaleci Korhan çıktı, Kulusic’i tutamadı, kafayla topu kendi kalesine gönderdi! Eeee futbol işte böyle bir oyun, sen atamazsın, rakip atar!

Yazının devamı...