Zirveye ortak geldi

5 Aralık 2020

Beşiktaş’ı tanıyoruz, kuşkusuz en büyük özelliği pas trafiği. Özellikle rakip alandaki bu özelliği adamın başını döndürür. Hani istatistikler vardır, topa sahip olma yüzdesi diye. Doğrudur, gelin görün ki, bu özelliğini pozisyon ya da gollere yansıtamıyorsanız havada kalır! Artı, pas yaparak çıkarken, topu kaptırırsanız, onca emeğiniz çöpe gider, çöpe! Artı bu yarıda Kartal, vitesi de fazla büyütemedi, temposu öyle aman aman değildi!
Kartal, koca ilk yarıda Mensah’ın uzatma dakikalarındaki golü dışında hafızalarda kalan tek şutu N’Koudou’dan geldi!
Kasımpaşa, öyle ‘çantada keklik’ asla değil. Yeter ki boş alan bulsun, öyle çabuk ofansif oyunculara sahip ki, adamın başına çorap örer vallahi! Gelin görün ki, çok adamlı savunmayı tercih eden Kasımpaşa’da bu yarıda sadece bir şut atabildi, hepsi o kadar! Yani fırsatlar kovaladı, ancak karşısında Beşiktaş olduğunu unuttu sanırım! Niye kapanırsın arkadaş, biraz hücumu düşünsen fena mı olur?
HHH
Neyse ki 45+3’te Aboubakar’ın sadece golcü olmadığını bir kez daha gördük dün. O nasıl bir fizik gücüdür arkadaş! Soldan indi, cezaalanı içine sert kesti, savunmadan seken topu Mensah gole çevirdi.
HHH
Kasımpaşa ofansif oyunu öne çıkarınca, doğal olarak tempo da yükseldi. Bu tablo Kartal’ın iştahını kabarttı. Nitekim Atiba, N’Koudou ve Mensah ile üç pozisyon buldu, atamadı. Özellikle Atiba’nın ki net, ama o kaleciye nişanladı!

Yazının devamı...

Sahada kabadayı dışarıda kediymiş!

3 Aralık 2020

Bakın, Sergen Yalçın’ı en iyi tanıyanlardan biriyim. Bu tanışıklık taaa Beşiktaş altyapısından başlar.
Benim tanıdığım Sergen Yalçın öyle kolay kolay isyan etmez, ediyorsa mutlaka sağlam nedenleri vardır ki, öyle...
Efendim, Fenerbahçe derbisinde Sergen hocanın isyanı haksızlığadır... Hakem avantajı kesiyor, üstelik olgun bir atak. Hadi gel de isyan etme kardeşim! Fenerbahçe lehine verilen penaltı, penaltı mı, değil! Mert Hakan’ın çift sarıdan kızarması gerekiyor, hakem bunu da ‘es’ geçti. Souza’nın sertliğine övgü yağdıracak halim yok, kesin kırmızı kart, atamadı! Ama ondan önceki faul pozisyonuna ne demeli? Souza’nın isyanı ve de sertliğinin temelinde bir önceki pozisyon yatıyor.
Bazı yorumcular diyorlar ki, “Sergen Yalçın’ın atılması gerekirdi, hakem atamadı... Sumudica, Rumen ya onu rahatlıkla atıyorlar...”
Yapmayın, etmeyin Sergen Yalçın ile Sumudica’yı nasıl aynı kefeye koyuyorsunuz? Rumen hocanın kırdığı ceviz, bini geçti! Adam teknik direktör değil, tam bir provokatör! Her maçta mutlaka bir arıza çıkarıyor, adam tescilli!
Sürekli 1-2 maçla yırtıyor! Bu kadar defolu bir teknik adama Disiplin Kurulu, sıkı bir ceza verse, bakalım aynı hareketlere devam edebilecek mi? Daha önce Rumen hocaya bu hareketleri nedeniyle 4 maç ceza verilmişti, sonra ikiye indirildi. Eee sürekli indirime giderseniz, adama yol vermiş olursunuz!
İşin özeti Sergen Yalçın da bir insan, onun da bir sabrı var... Göz göre göre, haksızlık yapılıyorsa ki öyle, isyan etmesinden doğal ne olabilir? Kaldı ki, Sergen hoca, isyanını asla hakaret boyutuna taşımaz... Sumudica, kırmızıyı görüyor, sahadan çıkmamak adına savaşıyor, Hamza Hamzaoğlu’na çıkarken, yaptığı el - kol hareketleri hangi anlama geliyor?

Yazının devamı...

Muhteşem dönüş

27 Kasım 2020

UEFA Ligi, neticede bir turnuva değil mi? Peki, böylesi bir turnuvada neden VAR sistemi uygulanmaz arkadaş? Her yerde var, bu kulvarda yok, hadi ordan!  UEFA Ligi, neticede bir turnuva değil mi? Peki, böylesi bir turnuvada neden VAR sistemi uygulanmaz arkadaş? Her yerde var, bu kulvarda yok, hadi ordan!  UEFA, sanırım bu ligi ciddiye almıyor! O zaman adama sormazlar mı, niye böyle bir organizasyona gerek duyuyorsun eyy UEFA! VAR’ı devreye sokun da, biz de kritik pozisyonları görelim, ona göre yorum yapalım!HHHUEFA Ligi’nde tek temsilcimiz Sivasspor, bir yanda pandemi (7) diğer yanda sakatlıklarla (1) boğuşuyor! Düşünün Sivasspor sahaya dört yedekle çıkmak zorunda kaldı! Çalımbay, elde-avuçta ne varsa, onu sahaya sürmek zorunda kaldı! Demem o ki, ideal on biri pandemi nedeniyle adeta yerle-bir olmuş Sivas’ın!Böylesi negatif tabloda, Sivasspor’dan öyle aman aman futbol beklemek bir haksızlık olmaz mı? Sahadaki futboldan çok, skor tabelası bizi ilgilendiriyor.Sivasspor’un ilk yarıdaki oyununa bu pencereden bakarsak, tempoyu yakalayamadığı gibi, çıkışlarda yapılan top kayıpları nedeniyle sıkıntılı bir ilk yarı geçirdiler. Kuşkusuz Karabağ’ın Fransız patentli futbolcusu Zoubir’i kontrol etmekte zorlandık. Bu yarıda attığı gol de bunun en büyük göstergesiydi. Ofansif çıkışlarda pek etkili olamadık, ancak presimiz işe yaramadı değil. Penaltı da böylesi bir tablodan geldi. 40’da Kone penaltıyı şık bir gole çevirdi ve ilk yarının skorunu belirledi.HHHŞu duran toplar yok mu? Özellikle Avrupa arenalarında buna bir türlü çözüm bulamıyoruz. Topu uzaklaştırıyoruz, gelin görün ki, seken toplara önlem alamıyoruz malesef! Matic’in golü, böylesi bir tablodan geldi. Neyse ki, Sivas’ın Kayode’si var, oyuna girdi, bir dakika sonra harika bir gol attı, skoru eşitledi.Kayode’nin oyuna girmesiyle birlikte Sivas, onca eksiğine karşın üç puan için müthiş bir baskı uyguladı. Elbette bu baskıda Yasin Öztekin’in müthiş uğraşı vardı, alın teri değil, ciğerini ortaya koydu, ciğerini. Nitekim, 79’da Uğur, soldan nefis indi, Kone’yi gördü, tecrübeli futbolcu da topu köşeye gönderdi, Sivasspor müthiş bir geri dönüşü gerçekleştirdi.Evet, Sivasspor onca mazeretine karşın, Karabağ’ı yenerek grupta iddiasını sürdürdü, kutluyoruz. Sivas, önce Villeral ardından Tel Aviv’le oynayacak, yani gruptan çıkma şansı var, artı imkansız da değil. Sivas’ın ikinci yarıdaki futbolu, açıkcası beni ümitlendiriyor.

Yazının devamı...

Favorisiz bir derbi

26 Kasım 2020

Atiba Hutchinson; yaşına - başına baktığınız zaman, emekli olması gerekir değil mi? Dünyada ilerlemiş yaşına karşın, gençlere taş çıkartan oyuncu sayısı öyle sanıldığı kadar çok değil. Atiba çok özel bir oyuncu, en önemlisi çok profesyonel, ahlaklı ve de topla müthiş işler yapıyor. Bizim anladığımız dilden adam ‘kazma’ değil, bırakın gollerini bir kenara, asistlerine ne demeli?
Sinan Engin’in güzel bir benzetmesi var, bayıldım; “Heykelini dikmeye ne kum, ne de çimento yeter”...
Rıdvan Yılmaz, 19 yaşında pırıl pırıl bir genç ve de çok yetenekli... Çabuk ve de müthiş bir sol ayağı var. Başakşehir’in etkili oyuncusu Visca’yı öyle marke etti ki, Bosnalı yıldız kanat değiştirmek zorunda kaldı! Rıdvan üzerinde durulması gereken bir oyuncudur. Bu anlamda Sergen Yalçın’a büyük görev düşüyor...
Necip Uysal, soyadı gibi, sessiz - sakin ve uysal, nereye koysanız orada oynuyor, gıkı çıkmıyor. Hani bir söz vardır, “Her eve lazım” diye, bunu Necip’e uyarlarsak, “Her takıma lazım” bir oyuncu, helal olsun ona.
Sergen Yalçın’ın kaleci konusunda “Yabancı kaleci asla almam” açıklaması var. Valla sabaha kadar doğru bir görüş, aynen katılıyorum. Örneğin Karius’un Beşiktaş’a bir milim katkısı oldu mu, hayır! Demem o ki, kaleye yabancı almak lükstür, dolarları çar çur etmektir.
Kartal’ın Utku’su var, Ersin’i var, Emre’si var. Yeter ki kalecilerin önünde sağlam bir savunma bloğu olsun, gerisi detaydır.
Kırılma anları belirler

Yazının devamı...

Kartal akortsuz müzik aleti gibi!

12 Kasım 2020

Gaziantep yenilgisi ardından Sergen Yalçın’ın bireysel hatalardan yakınmasını eleştirenler var. Eleştirileri bir kenara bırakın, Yalçın’ın konumu bile sorgulanır hale geldi.
Ne oluyor? Niye karalar bağlanıyor, anlamadım? Alınan yenilgilere bakın, neredeyse tamamı bireysel hatalardan kaynaklanıyor. Öyle faturayı kalkıp, bireysel hatalar yapan oyuncuların yerine, hiç kimse kalkıp Sergen hocaya kesmeye kalkmasın. Elinin altındaki kadro malum, sanırsınız ki, çok alternatif var da, kullanmasını bilmiyor!
Stoper sakatlandı, yerine alternatif girdi. Girdi de ne oldu? İyi oynamadığı gibi bir çuval inciri de berbat etti İspanyol arkadaş! Adı ne olursa olsun, isterse yıldız olsun, fark etmez! Söz konusu bireysel hataysa, teknik adamların eli - kolu bağlıdır. Konya maçında Vida’yı anımsayın, böylesi bir tecrübe, o hataları yapar mıydı, yaptı! Bunun adı bireysel hatadır, önüne hiç kimse geçemez, bunu bilir, bunu söyleriz!
Kartal’da bir de kart sorunu yaşanıyor... Pozisyon gereği kart görebilirsiniz, oyunun doğasında var. Peki, top orta alanda, kaleniz için hiçbir risk yok, kart görüyorsunuz ki, örnek var... Buna teknik adam ne yapacak, kenardan o arkadaşa kart görmesin diye kement mi atacak? Ya da arkasına adam kaçırıyorsa ki öyle, Sergen Yalçın ne yapacak?
Daha ligin başındayız, bu uzun soluklu maraton her şeye ‘gebe’, köprünün altından daha çok sular akacak! Kapı arkalarında ‘dedikodu’ peşinde koşanlara, geçtiğimiz sezonu hatırlatırım! Beşiktaş’ın kadrosu bence çok iyi, bu ligi kaldıracak düzeydedir, eksiğine, gediğine rağmen.
Belki abartıyorum ama akordu bozuk bir müzik aletine benzetiyorum Beşiktaş’ı... Ye ter ki akordu düzeltilsin, o müzik aletinden gür ses çıkacaktır, merak etmeyin.

Bitigen’in taktiği

Galatasaraylı Marcao’nun Kayode ile girdiği ilk pozisyon ‘buz’ gibi penaltı. Abdulkadir Bitigen vermedi, VAR devreye girdi. Kaldı ki hakem pozisyona çok yakın. Hadi süzemedin, gittin izledin, tamam. Peki ihlal çok net olmasına karşın, Bitigen’in ekran başında uzun süre kalmasına ne demeli? Niye o kadar inceledin arkadaş? Bu uzun inceleme ile insanların aklında niye soru işaretleri bırakıyorsun? Faul net, ‘bak, ver’, yani saniyelik, uzatmaya ne gerek var? Yani sana göre ‘net’ değil de, pozisyonun ‘gri’ olduğunu mu anlatmaya çalıştın?

Yazının devamı...