Instagram fenomenleri Twitter’ı da ele geçirir mi?

22 Kasım 2020

Yeni karantina döneminde biliyoruz, sosyal medyada daha çok zaman geçireceğiz. Peki ama Twitter’a yeni gelen, Instagram’ın Snapchat’ten esinlendiği “Hikâyeler” özelliği, “Fleets” hayatımızı nasıl etkileyecek?

Steve Jobs’ın sık sık kullandığı bir örnekti: “Picasso’nun bir sözü vardır: ‘İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.’ Büyük fikirleri çalmak konusunda hiçbir zaman utanmadık.”

Tam 4 yıl önce benzer bir açıklama Instagram’ın kurucusu Kevin Systrom’dan geldi, “Paylaşılan fotoğraf ve videoların 24 saatte kendi kendini yok etme formatı rakiplerimizin buluşudur, biz de Instagram olarak bu format üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz.”

Instagram’ın Snapchat’ten esinlendiği yeni özelliği “Hikâyeler”den söz ediyordu. Hikâyesini izlemek istediğiniz kişinin profil fotoğrafının üzerine tıklamak yeterli. Paylaşım yapmak için sunulan seçenekler de yine Snapchat’i hatırlatıyordu. Tek bir fotoğraf ya da video paylaşılabileceği gibi birbiri ardına eklenmiş farklı içerikler de tek seferde “Hikâyeler”de yayınlanabiliyordu. Tabii bunları kimin görüntüleyebileceği de özel olarak seçilebiliyordu. Yine Snapchat’te olduğu gibi “Hikâyeler”de de fotoğraf ve videolar üzerine yazılar yazmak, çizimler ve emojiler eklemek de mümkün. “Hikâyeler”, diğer Instagram gönderilerindeki gibi herkese açık yorumlara ve beğenme özelliğine de sahip değil. Beğeni alan içeriklere sadece özel yorumla geri dönüş yapılabiliyor. Yeni özellik sayesinde eklenen kısa video ve fotoğraflar 24 saat sonunda akıştan siliniyor ve tekrar erişilmez oluyor.

Teknoloji dünyası ne dedi?

İşte, paylaşımların 24 saatte yok olması, Evan Spiegel’in Stanford Üniversitesi’nde öğrenciyken kurduğu Snapchat’i Snapchat yapan özellik. Hatırlatalım, Instagram’ın sahibi Facebook, 2013’te Snapchat’i 3 milyar dolara satın almak istedi ama reddedildi. Peki ama teknoloji dünyası Instagram’ın Snapchat’in önemli bir özelliğini birebir kopyalamasına ne dedi?

Evet, Instagram, Snapchat’in doğru yolda olduğunu resmen onaylamış oldu. Yine de tepkiler karışıktı, “Snapchat kullanıcılarını Instagram’a geri döndüremez” diyenler de vardı. Özellikle de o dönem yaşça büyükler de Snapchat’e yeni yeni ilgi duymaya başlamışken… Ama büyük çoğunluk bir konuda hemfikirdi: Instagram “Hikâyeler” ile iyi bir iş yaptı, fikrin orijinal sahibi Snapchat’ten bile daha başarılı oldu.

Nedeni basit, kullanımı daha kolaylaştırdılar, sadece gençlerin değil her yaşın rahatlıkla kullanabileceği bir hale getirdiler. Ayrıca Instagram’ın bir artısı da Snapchat’in aksine, takip etmek istediğiniz kişinin kullanıcı adını bilmeseniz de bir sosyal ağ, bir sosyal çevre yaratmanızı sağlıyor.

Yazının devamı...

Dijital sanat sohbetleri

17 Kasım 2020

Bu hafta ulaşılabilir sanat etkinliği Step İstanbul başladı.

Dün ve bugünkü ön izleme günlerinden sonra yarın etkinlik herkese açılıyor. Step İstanbul’la eş zamanlı bir webinar serisi de düzenleniyor. Yarın saat 20.00’de Instagram’daki canlı yayında Esra Özkan moderatörlüğünde ‘Kuşaklararası Koleksiyonerlik’ başlıklı konuşmada Arzu Sabancı ve oğlu Hacı Sabancı konuk olacak.

19 Kasım saat 14.00’te ise ‘Sanat Projeleri Yazımı ve Başvuru Süreçleri’ semineri var, konuşmacı Güncel Sanat Arşivi kurucusu Burçin Nilay Kalınbayrak.

Aynı gün saat 21.00’de Esra Özkan, Levent Erden ile ‘Kalıcı Olmayanın Kalıcılığı’nı konuşacak. 20 Kasım saat 15.00’te ‘Sanat ile Başa Çıkma’ konusunu Ayça Okay moderatörlüğünde Halksanat ve Noks inisiyatifleri masaya yatıracak. 21 Kasım saat 15.00’te Emir Barın ve Ahmet Rüstem Ekici, ‘Nedir bu dijitalleşme?’ konusunu konuşacak.

Aynı gün saat 17.00’de ise ‘İstanbul’daki Sanat Fuarları Sonrasında Aklımıza Takılan Sorular’ı Doç. Dr. Ayşegül Güçhan ve Ferda Dedeoğlu, Dr. Feride Çelik moderatörlüğünde yanıtlayacak.

Zengin bir içerik

Yeni mezun sanatçı adaylarının profesyonel hayata geçişlerini destekleyen BASE ise dördüncü yılında ‘Uzak Yakın’ temasıyla 20-25 Kasım tarihlerinde Tophane-i Amire’de gerçekleşecek.

BASE süresince her yıl düzenlenen sanat söyleşileri BASE Talks ise bu yıl ilk kez dijital ortamda gerçekleştiriliyor.

Yazının devamı...

Ulaşılabilir sanat zamanı

15 Kasım 2020

Dünyada sanat fuarları arka arkaya iptal edilirken, bizde genç sanatçılara büyük fırsat sağlayan, erişilebilir sanat etkinlikleri tüm hızla devam ediyor. Yarın Step İstanbul başlıyor, daha sonra ise sırada BASE var

Önce popüler mekânlar sanatçılarla iş birliği yapmaya başladı. Mekânlarda sergiler açıldı, sergilerle beraber sosyalleşme partileri... Derken, irili ufaklı sanat organizasyonları gündeme gelmeye başladı. Mamut Art’ın ardından Art Weeks Akaretler ile tanıştık. Genç sanatçılara imkân tanıyan BASE yapılmaya başlandı.

Ve daha sonra geçen yıl Contemporary İstanbul’un yaratıcıları sayesinde yeni bir güncel sanat etkinliğine daha kavuştuk: Step İstanbul. İlk yılında Beyoğlu Tomtom Mahallesi’nde yapılan Step İstanbul’da ücreti 20 bin lirayı aşmayan eserler sergilendi. Eser fiyatları ise 500 liradan başladı.

“Step İstanbul’un özünde, sanatın ulaşılabilir bir olgu olduğunu ifade etme çabası yatıyor. Contemporary İstanbul ziyaretçileri arasında yaptığımız araştırmalarda izleyicilerin yüzde 64’ünün sanat iştahı olan 35 yaş altı gençler olduğunu görmüştük. Bu gerçekten yola çıkarak genç kitleleri daha yoğun olarak çekmek amacıyla Step İstanbul’u hayata geçirdik. Ancak bu noktada üstlendiğimiz misyonla sanat piyasalarının durma noktasına geldiği bir dönemde gençleri sanatla buluşturmanın yanı sıra sanatçılara madden ve manen destek olabilmeyi umut ediyoruz” diyor Rabia Bakıcı Güreli.

Step İstanbul’da ikinci edisyon

Step İstanbul bu yıl önce bir konuşma serisiyle gündeme geldi, daha sonra pandemi nedeniyle nisan ayındaki etkinlik ertelendi. Şimdi ise ikinci edisyonu 18-22 Kasım tarihleri arasında Taksim 360’da gerçekleşecek. Ön izleme günleri ise 16-17 Kasım’da. Etkinlikte 25 galeri, 30 katılımcı ve 250’ye yakın sanatçı yer alacak. Step İstanbul’da satışa çıkacak eserlerin bu yıl da fiyat aralığı 500 liradan başlayacak, 20 bin lirayı aşmayacak. Pandemi nedeniyle bilet satın alırken ziyaret saatlerini belirleyip etkinliği pandemi döneminde yurt dışındaki sanat fuarlarında olduğu gibi belirli sürede tek yönde ilerleyerek gezmek gerekiyor.

Step İstanbul’a bu yıl hangi galeriler katılıyor?

Yazının devamı...

BİLİMSEL MAKALELER Mİ, APTAL VİDEO’LAR MI?

14 Kasım 2020

“Dünyada şu an dijital olarak 50 zettabyte dijital veri var. Bu kadar veriyi bir kitaplık olarak saklamaya çalışsanız Güneş sisteminin çevresini birkaç kere saracak bir kütüphaneye ihtiyacınız olur. Veri saklamak için hem alana hem de enerjiye ihtiyaç var. Antik dönemden bugüne geldiğinizde veri olarak işlenen ve yayıncılık olarak kabul edilen her şey çok değişti. Artık yazı ve kitapların dışında internette yaydığınız anlamı olan veya olmayan bir video da yayıncılık kapsamında değerlendiriliyor ve geleceğe gerçek veriler aktarmak açısından önem taşıyor. Bu projeyi geliştirirken en temel amacımız geleceğe gerçek veriler bırakmak. Müzeler, sanat ve doğa tarihi, nükleer atık raporları, iklim ile ilgili iyi kötü tüm veriler geleceğe yön verir. Geleceğe sadece iyi veri değil, kötü veri de bırakmalıyız. Böylelikle bizden sonraki nesiller neyi yapmaları ve neyi yapmamaları gerektiğini öngörebilecekler. İnsanların dışında yapay zekaların bile geçmişe ihtiyacı olacak. Geçmiş kozmik bir kavramdır. Hepimizin geçmişe bir şeyler bırakma yükümlülüğü olduğunu düşünüyorum” dedi ‘Dünyanın Kütüphanecisi’ olarak bilinen ve gelecekte ne kadar geçmişimiz olacak sorusuna yanıt arayan Martin Kunze.
Farklı alanlardan birçok değerli konuşmacının katıldığı bu yıl ‘Çizginin Dışındakiler’ temasıyla ilk kez çevrim içi gerçekleşen Brand Week İstanbul’da. Kunze’nin en gerçekçi ve sarsıcı mesajı ise şuydu: “Elimizdeki dijital veriler ortadan kaybolmazsa bile, geleceğe aktardığımız şeylerin bilimsel makalelerden ziyade aptal video’lar olmasından korkuyorum.”
Kendisine katılmamak mümkün mü?

SOKAKTA SİGARA YASAĞI

Açık havada sigara içilmesi pandemi nedeniyle yasaklandı. İlk defa bir yasağa bu kadar mutluyum.
Maskeleri çıkarıp ya da yarıya indirip yolda yürürken başkalarının üzerine duman üfleyenler Covid-19 koşullarında ürkütücüydü.
Restoranların açık alanlarında sigara içmek serbestken, sokaklarda yasak olması eleştiriliyor. Oysa restoranlarda nasıl yemek yerken de maskemizi çıkarıyorsak, sigara içenlere de bu hakkın tanınması anlaşılabilir, her ne kadar sigara hiç içmemiş olsam da ve kokusuna tahammül edemesem de bunu anlayabiliyorum. Sonuçta oturduğunuz masayı, yanınızdaki arkadaşlarınızı seçebiliyorsunuz. Sokakta böyle bir şansınız yok.

Yazının devamı...