Şifre: I love Nusret

31 Ekim 2021

Nusret, dünya çapında bir fenomen. 40 milyon takipçisi var. Londra’da Nusr-et Steakhouse’u açar açmaz İngiliz gazetelerinin manşetlerine çıktı; hatta Times, Nusret’i yeni kabinede yer alması gereken isimler arasında gösterdi. Nusret’le Londra’da yeni restoranında buluştuk ve merak edilenleri konuştuk

 

Nusret ile dostluğumuz Günaydın Kasap’ta çalıştığı yıllara dayanıyor. İşte o yüzden çocuk yaşta kasap çıraklığından başlayan şimdi neredeyse 40 milyon takipçili bir fenomene dönüşen yolculuğunda ne kadar çok özveri ve insanüstü bir çalışma olduğunu çok iyi biliyorum. Minimum uykuyla sabah erken saatlerde başlayan gece yarısından sonra restoranı kapanana kadar hiç durmadan bir koşturma temposu var.

Londra’daki Nusr-et Steakhouse’da ziyaret ediyorum Nusret’i. Taksiye binip de adresi söylediğimde şoförün gözleri açılıyor, “Saltbae de orada olacak mı?” diyor, “Altın kaplı etten yiyecek misin?” diye devam ediyor. “Daha sabah 11” diyecek oluyorum, Nusret’i taklit ederek “O zaman cappuccino içersin” diyor İngiliz taksi şoförü. Malum, 50 sterline altın kaplı cappuccino da var menüde.

Nusr-et Londra, Knightsbridge’de Sheraton Park Towers’ta, Harvey Nichols ve Harrods’ın çok yakınında, Hyde Park’ın Mandarin Oriental’in karşısında. Nusret hiç durmadan çalışıyor, spor yaptığı saatlerin dışında, Park Towers’ın dışında bir tek Hyde Park’a gidiyor spor yapmaya.

Las Vegas’ta şov gibi

Buluştuğumuzda, “Bu Türkiye’nin uluslararası markası, Amerikalılar Yunanlar herkes sahipleniyor, en acımasız Türkler eleştiriyor” diyor. Marka diye bahsediyor restoranlarından, “Marka sensin” diyorum, gülümsüyor; hedefinde 100’lerce yıllık kültürel mirası olan markalar var. Sosyal medyada insanların 10 bin takipçiyle bile yürüyüşlerinin değişmesinden, hemen havaya girmelerinden konuşuyoruz. Nusret’in bugün 40 milyon takipçisi var, Madonna’nın takipçi sayısı 16 milyon, öyle düşünün! Buna rağmen Nusret değişmiyor, hâlâ vefalı, hâlâ eski dostlarını, müşterilerini hiç unutmuyor. Yeni hayranlarını da hiç kırmıyor, 2 dakika rahat bırakmıyorlar onu, sürekli fotoğraf çektirmek istiyorlar. Restoranda her masaya kendi gidip servis yapıyor. “Bu olmayan bir şey” diyor, gerçekten de bir restoranın yaratıcısının hem hâlâ mutfağa girmesi hem de her masayla tek tek ilgilenmesi imkânsız.

Yazının devamı...

'Kış Uykusu'na Orhan Pamuk yorumu

30 Ekim 2021

“Kültürün içine insanların ruhlarına sızabilecek yeni değer yargıları enjekte edebilecek en önemli araçlardan biri de sanattır bugün. Sinemadır, edebiyattır, tiyatrodur” demişti Nuri Bilge Ceylan, Cannes Film Festivali’nde ‘Kış Uykusu’ ile 2014’te Altın Palmiye’yi aldığında.
Dün 29 Ekim’de Columbia Global Centers Istanbul ve Columbia University Sakıp Sabancı Center for Turkish Studies’te ‘Sinemasıyla Türkiye’ film serisinde konu Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kış Uykusu’ydu.
Nobel ödüllü Columbia profesörü Orhan Pamuk da film sonrası konuk konuşmacılardandı. Pamuk’a film eleştirmeni-yazar Stuart Klawans, NY Film Festivali’nin direktörü, Columbia profesörü Richard Pena da eşlik etti.
Sırada Yılmaz Güney’in ‘Umut’ filmi var, 3 Aralık’ta.
Columbia Global Centers’ın duyurduğu bir diğer kültür sanat etkinliği ise Columbia University danışma kurulunda olan Vuslat Doğan Sabancı’nın kurduğu Vuslat Foundation’ın Venedik Bienali’nde Mimari Toplantıları programında düzenlenen ‘Generous Listening’ (Cankulağıyla Dinleme) sempozyumu. Bugün Teatro Piccolo Arsenale’de gerçekleşecek sempozyumda sanatçı Giuseppe Penone bir konuşma yapacak.
Diğer katılımcı konuşmacılar ise sanat tarihçisi ve küratör Chus Martinez, mimar Francesco Bergamo, 2021 Mimari Bienalin küratörü Hashim Sarkis, Tufts University Generous Listening and Dialogue (GLAD) Center direktörü Kenann McKenzie, MIT profesörü Caroline A. Jones.

HÜRREM PORTRESİ 126 BİN STERLİNE SATILDI

Yazının devamı...

AKM yeniden

28 Ekim 2021

Yarın Cumhuriyet Bayramımızın 98’inci yıl dönümünde Atatürk Kültür Merkezi yeniden açılıyor.

Çocukluğunda her cumartesi gününü AKM’de bir bale, tiyatro izleyerek ya da sergi gezerek geçirmiş biri olarak AKM’nin hayatımda yeri ayrı.

Üstelik AKM’nin İstanbul’un en önemli buluşma noktası olduğu, genç jenerasyonun kaçırdığı yılları da unutmak mümkün değil.

AKM’nin yeni halini nisan ayında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve mimar Murat Tabanlıoğlu ile birlikte gezmiştim.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy önce Beyoğlu Kültür Yolu projesini anlatıp “Beyoğlu Kültür Yolu yeni bir platform haline geliyor” demişti.

AKM, Beyoğlu Talimhane Sahnesi, Taksim Camii, Madame Tussauds, Beyoğlu Refika Övüç Olgunlaşma Enstitüsü, Atlas Sinema Müzesi, Garibaldi Sahnesi, Mehmet Akif Ersoy Hatıra Evi’nin yer aldığı Mısır Apartmanı, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Galata Mevlehihanesi, Galata Kulesi ve Galataport’un yer aldığı Beyoğlu Kültür Yolu projesi İstanbul’u yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Beyoğlu Kültür Yolu’ndaki etkinliklere tanıtım desteğini de verecek, ayrıca özel sektör de işin içine katılacak.

AKM ile ilgili bir sevindirici gelişme de bu dev kültür ve sanat merkezine, İstanbul’un yeni opera binasına özel sektörden profesyonel yöneticilerin atanması.

Yazının devamı...

‘İnsan etkileşimi daha da önem kazandı’

26 Ekim 2021

22 Ekim Cuma günü Apple CEO’su Tim Cook’un “Apple Bağdat Caddesi mağazası açıldı” duyurusunu Twitter’da Elon Musk anında yanıtladı, “Apple silme bezi de olacak mı mağazada?” diye.

Aynı anda ben de Apple’ın merkezine Cupertino’ya bağlanıp Tasarım Direktörü Andrea Leva ile görüntülü konuştum ve Apple Bağdat Caddesi mağazası hakkında merak ettiklerimi sordum.

Tam 10 yıldır Apple’dasınız. Bu 10 yılda tasarım konusunda ne değişti, ne aynı kaldı?

Çok şey değişti, tasarım evrimi oldu. En büyük değişim bulunduğu komüniteye daha çok önem veren, yerli kültür-sanat dünyasını daha çok destekleyen, çevreye duyarlı, sürdürülebilirliği önemseyen, yerel malzemelerin kullanıldığı, çok kültürlülüğü öne çıkaran bir tasarım anlayışı benimsendi. Zorlu Center’daki ilk mağazamızdan sonra Bağdat Caddesi’ndeki yeni mağazamızda da bu belli oluyor.

Apple mağazaları en baştan beri ikonik ve markanın DNA’sında önemli bir yeri var. Yeni normal dediğimiz yaşam şeklinde fiziksel mağazalara yer olmazsa sizce ne olacak? Aynı deneyimi mağazalar olmadan da sağlamak mümkün mü? Mağazaların yerini ne tutabilir?

Hiçbir şey yerini tutamaz. Ürünlerle de müşteriler ve ekiple de fiziksel etkileşim çok önemli. Pandemi ile insan etkileşimi daha da önem kazandı, bu yüzden fiziksel mağazalar her zaman olacak. Mimari olarak güzel bir mekânda insan etkileşimin yerini hiçbir şey tutamaz. 

Perakende tasarımının geleceği nasıl olacak? Deneyim mi ön plana çıkacak?

İnternet satışlarının artmasıyla perakendenin rolü değişiyor, müşterilerle ürünlerin buluşma ve ürünleri deneyimleme noktası.

Yazının devamı...

Gözler Hürrem portresinde

24 Ekim 2021

Sotheby’s Londra’da 27 Ekim’de gerçekleşecek İslam Dünyası ve Hint Eserleri Müzayedesi’nde Hürrem Sultan’ın şimdiye kadar görülmemiş bir yağlıboya portresi satışa sunulacak. Bu eserin neden diğerlerinden farklı olduğunu, Sotheby’s Londra Orta Doğu satışlarının başındaki Benedict Carter ile konuştuk

Müzayede evi Sotheby’s’de Orta Doğu satışlarının başındaki Benedict Carter ile en son 31 Mart’ta gerçekleşen İslam Dünyası ve Hint Eserleri Müzayedesi öncesinde bir araya gelmiştik. Müzayedede ilgimizi en çok çeken eser Kanuni Sultan Süleyman’ın daha önce hiç görülmemiş portresini konuşmuştuk. Sotheby’s, belirli aralıklarla İslam Eserleri Müzayedesi düzenliyor; 27 Ekim akşamı gerçekleşecek müzayedeyi sınırlı sayıda kişi Bond Street’teki merkezde takip edebilecek, ama diğer alıcılara çevrimiçi açık olacak.

Şimdi ise Benedict Carter ile Londra New Bond Street’teki Sotheby’s ofisinde buluşuyoruz. Aslında amacımız Hürrem Sultan’ın 27 Ekim’de müzayedede satışa sunulacak portresini konuşmak, ama aynı açık artırmada sergilenen eserleri de inceliyoruz.

Benedict Carter, büyük bir İznik çinisi uzatıyor bana, “Tutmak ister misin” diyor. Bu arada şimdiye kadar görülmüş üzüm desenli en büyük İznik çinisi bu, çapı 44.5 santimetre, 250-350 bin sterlin aralığında satışa çıkarılacak, “Çin etkisi de görülüyor mavi-beyaz çinide” diye anlatıyor. Bir kez daha soruyor, bu İznik çinisi eseri ellerimde tutmak isteyip istemediğimi, “Hayır teşekkürler” diyorum ve Contemporary Istanbul’da Ardan Özmenoğlu’nun cam heykelinin başına geleni anlatıyorum. “Bu büyük bir sorumluluk, ben hiç dokunmayayım, yanında bir fotoğraf çektirelim boyutu anlaşılsın” demekle yetiniyorum. Gülüyoruz, sanat piyasasında benzer kazaları konuşup...

Daha sonra konumuz “Muhteşem Yüzyıl”a geliyor. Cardi B’nin de “Muhteşem Yüzyıl” hayranı olduğunu hatırlatıyorlar, Kanuni Sultan Süleyman portresini “Favori TV dizimin kahramanı” diye sosyal medyada paylaştığını anlatıyorlar.

Muhteşem Süleyman’ın elbette tarihimizde yeri çok önemli, peki ya Hürrem Sultan? Osmanlı döneminin en güçlü kadınlarının başında geliyor, o yüzden de çok tartışılıyor. Bu arada öğreniyorum ki, Hürrem Sultan portresi Sotheby’s Dubai’de sergilenmiş ve Londra’ya yeni dönmüş. Hürrem Sultan’ın Dubai’de çok hayranı olmasının nedenlerinden biri de “Muhteşem Yüzyıl” ve dizide Hürrem’i canlandıran Meryem Uzerli.

Biliyoruz, Kanuni Sultan Süleyman portresinin peşinde Türkiye’den birçok isim olmuştu, peki ya Hürrem’de de aynı etki olur mu? Ve tabii tartışmalı bir konu daha var, Hürrem portreleri aslında kızı Mihrimah Sultan’ın portreleriyle de karıştırılıyor. Peki, bunun Hürrem Sultan olduğundan nasıl bu kadar eminiz? Benedict Carter’a soruyorum. 

Yazının devamı...