Berlin sanat dünyasının acı kaybı

En çok zaman geçirmeyi sevdiğim kültür-sanat mekânlarının başında geliyordu.

Sadece bir sanat galerisi değildi, hem çok değerli bir sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyordu hem de harika sergiler gerçekleşiyordu burada. Bir müze kadar büyük ve kapsamlı değil, ama bir sanat galerisinden de çok daha fazlasıydı.

Kafesiyle, ilginç kitaplar ve tasarım objeler bulunabilen mağazasıyla da benzerlerinden farklıydı, neredeyse bütün bir günü burada geçirmek istiyordunuz. Berlin’deki Me Collectors Room’dan bahsediyorum. Malum, Berlin’de Bergama Müzesi, Yahudi Müzesi gibi önemli müzeleri zaten gezdiyseniz, galerileri takip ediyorsanız ama daha özel koleksiyonlar görmek istiyorsanız öne çıkan üç ayrı koleksiyon var.

Biri Boros koleksiyonu.

Koleksiyon kadar 2. Dünya Savaşı’nda sığınak olarak kullanılan binası da ilginç.

Diğeri Berggruen Müzesi.

Bodrum Gümüşlük’te Ali Pamir’in yaptığı İsveçli mimar Thomas Sandell imzalı Berggruen evlerini duymuşsunuzdur. İşte o Berggruen ailesinin koleksiyonu Berlin’de kendi müzelerinde sergileniyor.

Müthiş bir Picasso, Chagall ve Giacometti koleksiyonları var. Bahçede ise Thomas Schütte imzalı ‘United Enemies’ (Birleşmiş Düşmanlar) heykelleri dikkat çekiyor. Diğeri ise Wella’nın sahibi Thomas Olbricht’in Me Collectors Room’u.

Olbricht’in kendi koleksiyonu zaten çok iyi, ama geçici sergilerde de bir o kadar başarılıydılar.

Olbricht koleksiyonundan kadın sanatçıların işlerinin yer aldığı ‘Queen Size’ adlı sergiyi unutamıyorum. Söz konusu kadın sanatçılar olunca, kadına şiddet teması öne çıkıyordu.

Cindy Sherman’dan Jenny Holzer’e birçok sanatçının arasında Türkiye’den de bir sanatçının işleri dikkat çekiyordu.

Şükran Moral’ın hamam videosu ve bir fotoğrafı yer alıyordu sergide. Me Collectors Room’un özelliği, burada yer alan sergiler başka şehirlere de gidebiliyordu, değiş tokuş yöntemiyle. Şimdi ise hepimizin evlerimizde kaldığımız bu süreçte Me Collectors Room’dan kötü haber geldi, Mitte’deki kültür-sanat mekânı tamamen kapanıyor. Bunun en büyük nedeni böyle kâr amacı gütmeyen mekânları yaşatmanın yüksek maliyeti ve tabii bulunduğu semtte kiraların korkunç artması. Şimdi ise yerine bir başka koleksiyoner Peter Janssen, Samuray Müzesi açmayı planlıyor. Yine de Berlinli sanat severler çok üzgün bu özel mekânı kaybettikleri için.

Umalım, biz de pandemi sonrası sevdiğimiz kültür-sanat mekânlarıyla vedalaşmak zorunda kalmayalım

İstanbul Modern üyeleri koleksiyonerlere konuk oluyor

İstanbul Modern, üyelerini sanatla buluşturmaya çevrim içi etkinliklerle devam ediyor. Üyeler önce Selman Bilal’in B3 Evi koleksiyonunu çevrim içi bir turla gezdi, yapıtların hikâyelerini koleksiyonerin kendisinden dinledi.

Bir sonraki etkinlikte fotoğraf sanatçısı Murat Germen’le buluştular, sosyal yaşam ve çevre sorunlarına olan duyarlılığıyla bilinen sanatçının günümüz dinamiklerinden etkilenerek ürettiği en yeni yapıtları gördüler. Çevrim içi üçüncü etkinlikte ise Türkiye’nin en kapsamlı video sanatı koleksiyonlarından birine sahip olan Agah Uğur’a konuk oldular. Çağımızın toplumsal sorunlarını sorgulayan sanatçılara odaklanan koleksiyondan kadın sanatçılara ait bir seçkiyi incelediler. İstanbul Modern’in üyelerine özel sıradaki etkinliği ise sanatçı Gülsün Karamustafa ile 16 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Ayrıca İstanbul Modern, Facebook Türkiye ile de herkese açık bir kültür-sanat buluşması hazırlıyor. Facebook İstasyon Kültür-Sanat Buluşmaları serisinin ilk konuğu İstanbul Modern Direktörü Levent Çalıkoğlu. Müzenin koleksiyonundaki 10 yapıt üzerinden Türkiye modern ve çağdaş sanat tarihinin anlatılacağı konuşma 14 Mayıs Perşembe saat 17.00’de Facebook İstasyon ve Facebook Türkiye sayfalarından canlı olarak yayınlanacak. Dört hafta boyunca her perşembe saat 17.00-18.00 arası gerçekleştirilecek bu buluşmalarda İstanbul Modern’in güncel sergilerini de küratörleri anlatacak.