Komşuda Harvardlılar dönemi

Komşu Bulgaristan hem cumhurbaşkanını hem de yeni parlamentoyu belirlemek için bir yılda üçüncü kez sandık başına gitti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde hiçbir aday ilk turda gerekli olan yüzde 50+1 oy oranına ulaşamadı ve ikinci tur, bugün yapılıyor.

Parlamento seçimlerine gelince, orada iki sürpriz vardı: Biri seçimden sadece iki ay önce, iki Harvard Üniversitesi mezunu girişimcinin kurduğu “Deşiğime Devam Partisi”nin sandıktan birinci parti çıkmasıydı. Diğeri ise Türk kökenli seçmenlerin seçime yoğun ilgi gösterip Hak ve Özgürlükler Partisi’ni üçüncü grup olarak Meclis’e sokmayı başarmasıydı.

Ülkedeki seçimlerde, “Statükoya ve yolsuzluklara karşı” söylemleriyle zaferi göğüsleyen “Değişime Devam Partisi” üyesi, gelecek hükümette ismi Dışişleri Bakanlığı için geçen Daniel Lorer ile konuştum.

Girişimcilikten siyasete

Partinin kurucuları Kiril Petkov (41) ve Asen Vasilev (44), Bulgaristan doğumlu ancak yüksek öğrenimlerini ABD’nin Harvard Üniversitesi’nde tamamlamış iki girişimci. Daniel Lorer (45) ise Tel-Aviv Üniversitesi bilgisayar ve işletme okumuş bir isim. Lorer, “Bizler girişimciyiz, pek çoğumuz uzun yıllar yurtdışında yaşadık. Umudumuz şuydu: Bu eğitimlerle Bulgar halkına mikro ve makro düzeyde iyi bir ekonominin nasıl yaratılabileceğini göstermekti. Bir ülke nasıl yeniden kurulur, buna dönük dersleri zaten 10 yıldan fazla süredir zaten veriyorduk. Bunun için uğraşıyorduk, doğrusu hayal kırıklığına uğradık zira, bir değişim olmuyordu” dedi.

Özetle teoride yapamadıklarını pratikte hayata geçirmek istediler. Bunun provasını ise son bir yılda geçiş hükümetinde görev alarak yaptılar. Lorer, parti kurma yolculuklarını “Yolsuzlukları ortaya çıkarma, ulusal bütçeyi, emekli maaşlarını gözden geçirme ülke için yeni inisiyatifler geliştirme konusunda adımlar attık ve bu inanılmaz bir destek gördü” sözleriyle anlattı.

Bulgaristan’da seçimlere katılım oranı yüzde 40’ın biraz altında kaldı. Seçime katılanların sadece yüzde 25’inden oy alan Değişime Devam Partisi, cumhurbaşkanlığı seçimi tamamlandıktan sonra müzakerelere başlayacak. Hedef ise, yıl sonuna kadar en azından hükümet çerçevesinin ve kritik bakanlıklar için isimlerin belirlenmesi...

Türkler ile ilişkiler

Lorer’a, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkilerinin geleceğini ve partilerinin Türk kökenli vatandaşlara dönük politikalarını da sordum. Lorer, “Bulgar Türkleri bizim için çok önemli. Onlara çok büyük bir saygımız var. Biz Bulgar vatandaşlığında herhangi bir kimlik, din dil, ırka öncelik vermiyoruz. Ayrımcılığa karşı duruşun önemini vurguluyoruz. Bunu yapabilmeliyiz ki, herkes bu ülkede hem ekonomik hem de günlük hayatta kendilerini eşit hissedebilsin” diyor. Daniel Lorer, ikili ilişkilerdeyse tek belirleyicinin “tarih” olmadığını, önemsedikleri şeyin ekonomik çıkarlar olduğunun altını çiziyor:

“Geçmiş Bulgaristan hükümetlerinin çok fazla tarihe odaklandığını düşünüyoruz. Biz, tarihin iki ülke arasındaki ilişkilerde müzakerelerin tek unsuru olmadığını düşünüyoruz, çünkü tarih bazen ayrıştırıcı olabiliyor. Komşularımızla aramızda bizi geleceğe taşıyacak köprüler olmalı. Bizim dönemimizde ekonomik entegrasyon ifadelerini daha çok duyacaksınız.”

Değişime Devam Partisi’nin “birleştirici” söylemlerinin eyleme dökülüp dökülmeyeceği, hükümet kurulduğunda görülecek. Bulgaristan nüfusunun yüzde 10’ununu oluşturan Türk kökenli Bulgar vatandaşlarının uzun süredir devam eden sorunlarının çözülüp çözülmediği de ilerleyen süreçte belli olacak.

Komşuda Harvardlılar dönemi

Kiril Petkov (Solda) : Plovdiv doğumlu, Kanada British Colombia Üniversitesi Finans ve Harvard Üniversitesi İşletme Bölümü Master Programı mezunu. Geçiş hükümetinde Ekonomi Bakanı’ydı. Asen Vasilev : Haskovo doğumlu, Harvard Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu, geçiş hükümetinde Finans Bakanı’ydı.

Komşuda Harvardlılar dönemi

Uzayda enkaz kaldırma

Rusya-Batı hattında gerginliğin boyutu geçtiğimiz hafta Moskova’nın “anti-uydu füze denemesi”yle uzaya taşındı. “Anti-uydu füze” denemesi, uyduları etkisiz hale getirmek veya yok etmek demek. Ülkeler bunu bazen stratejik bazen de taktik sebeplerle yapıyor. Rus tarafından gelen açıklamalar, bunun eski bir uydusunu imha etme amaçlı olduğu şeklinde. Moskova bu adımın uzayda silahlanma amaçlı olmadığını savunsa da, ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler bu denemeye çok sert tepki gösterdi. Çünkü Rusya’nın bu vuruşunun ardından yaklaşık 1.500 parça yörüngeye dağıldı. Batılı ülkeler bunun hem uzay çalışmalarını olumsuz etkileyeceğini söylüyor hem de Rusya’yı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan astronot ve kozmonotların hayatlarını tehlikeye atmakla suçluyor.

Rusya’nın böyle bir adımı neden şimdi attığı bilinmiyor ancak hali hazırda Batı ile Belarus-Polonya sınırında devam eden mülteci krizi ya da Ukrayna üzerine süren mücadeleyi başka bir boyuta çekmek istemiş olması göz ardı edilmiyor. İşin bir başka boyutu da “alçak dünya yörüngesine” saçılmış bu uydu parçalarının, bir başka deyişle çöplerin nasıl temizleneceği...

Uzmanlara göre, kısa vadede uzaydaki enkaz bulutunun yoğunluğunu hafifletmek pek mümkün değil, bunun için çok bir şey yapılamayacak. Çünkü henüz “uzayda enkaz kaldırma teknolojisi” tam olarak geliştirilmedi.

Bu aşamada, enkaz bulutunun Uluslararası Uzay İstasyonu’na zarar vermesini önlemek için adımlar atılacak. Bu adımların ilki de enkaz bulutunun içinden geçerken istasyonun bazı modüllerin kapalı tutulması olacak. İstasyonun 24 saatte dünya etrafında 15.5 kez döndüğünü ve enkaz bulutuyla 15,5 kez karşılaştığını düşünürsek, risk yüksek.

Çöp nasıl temizlenecek?

Rusya’nın yaptığı aslında ilk örnek değildi. Geçmişte Hindistan, Çin ve ABD de anti-uydu füze deneme kapasitelerini göstermek amacıyla kendi uydularını vurmuştu.

Uzmanlar, uzayda bu tip çöp ve enkaz parçalarının olduğunu, bunların ortadan kaldırılabilmesi ve temizlenebilmesi için küresel iş birliğinin yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Yine uzmanlar, enkaz kaldırma teknolojisi geliştirilmediği gibi uzay çöpünü toplayabilmek için yararlanılacak teknolojinin de “çift kullanımlı” olabileceği konusunda uyarıyor ve “Bu teknoloji, ülkelerin enkaz kaldırma kisvesi altında anti-uydu silahların test ettiğine dair şüpheleri artırabilir” diyor.

Komşuda Harvardlılar dönemi

UZAY İSTASYONU:

5 katılımcının ortak projesi: NASA (ABD), ROSCOSMOS (Rusya), JAXA (Japon), ESA (Avrupa), CSA (Kanada)

Mülkiyet ve kullanım hakları hükümetler arası anlaşma ile belirlendi,

Düşük yerçekimi ortamı sağlayan bir laboratuvar,

Ay ve Mars görevleri öncesi ekipman testine imkân sağlıyor,

Yörünge yüksekliği: 330-435 km,

Astronot-kozmonotların görev süreleri 3 ila 6 ay...