Beynimizin dost ve düşmanı

Vücudumuzun adeta arama motoru olarak işlev gören beynimizi beslemek çok önemli. Peki, sizi sizden çok düşünen beyninize iyi bakıyor musunuz?

Bir gün önce ne yediğinizi hatırlayamadığınız, mutfağa gidip ne yapmaya gittiğinizi unuttuğunuz veya hangi günde olduğumuzu şaşırdığınız anlar oluyor mu? Yediğiniz besinler, gördüğünüz yerler, duyduğunuz sözcükler, öğrendiğiniz diller, tanıştığınız yeni insanlar... Tüm bunlar aslında beyin fonksiyonlarımızın bir parçası. Genelde yaşla birlikte hafızanın ve sebep-sonuç ilişkisi kurma, tepki verme gibi diğer zihinsel fonksiyonların zayıfladığını duyarız. Fakat bunun önüne geçmek elinizde. Zihinsel performansı destekleyen beslenme alışkanlıklarının; algı yeteneğimizi, hızlı düşünme-karar verme becerilerimizi, hafıza ve dikkatimizi güçlendirdiğinin altını çizelim. Aynı zamanda bilişsel fonksiyon için olumsuz yönde katkıda bulunan bazı faktörler de var.

Beynimiz hayatta kalmamızı sağlayan, bizi yönlendiren, 7/24 çalışan bir saat gibi görev yapıyor. Yaşam boyunca edindiğimiz tüm bilgiler bu sistemde saklı. Adeta vücudumuzun arama motoru olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden beynimizi beslemek çok önemli. Peki, sizi sizden çok düşünen beyninize iyi bakıyor musunuz?

Akdeniz diyeti

Son çalışmalar bitki temelli diyetin özellikle ileri yaşlarda bilişsel işlevler için faydaları olabileceğini gösteriyor. Edinburgh Üniversitesi’nde geçtiğimiz aylarda yapılan çalışmada, 70 yaş üzeri demansı olmayan 500’den fazla kişinin düşünme becerileri test edilmiş. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler açısından zengin ve et oranı düşük olan Akdeniz tarzı bir diyeti benimseyen bireylerde zihinsel performans açısından daha olumlu sonuçlar gözlemlenmiş. Araştırmaya göre, Akdeniz diyetine sıkı sıkıya bağlı kalmak, 70’li yaşlarında olan bireyler arasında hafıza ve düşünme testlerinde daha yüksek puanlarla ilişkili. Bu bulgular aslında çeşitliliğin sağlandığı bir diyet ve daha sağlıklı bir yaşam tarzının, sonraki yaşlarda daha iyi düşünme becerileriyle ilişkili olduğuna dair kanıtlara katkıda bulunuyor.

Prediyabete dikkat

Normalden fazla kan şekeri seviyelerine sahip olmanın bilişsel performansta düşüş ve demans riskiyle ilişkili olduğunu biliyor musunuz? Prediyabet, yani halk arasında gizli şeker olarak bilinen durum, aslında normalde 100’ün altında seyretmesi gereken açlık kan şekerinin 100-126 mg/dL arasında olması demek. Diabet, Obesity and Metabolism dergisinde yayımlanan bir çalışmada, araştırmacılar, prediyabetin, beyne giden kan akışının azalmasına yol açtığını ve bunun da daha yüksek vasküler demans olasılığı ile ilişkili olduğunu kaydediyor. 500 bin kişinin verilerinin analiz edildiği çalışmada, normalden daha yüksek kan şekeri seviyelerine sahip kişilerin, ortalama dört yıl içinde bilişsel gerileme olasılığının yüzde 42 ve sekiz yıl içinde vasküler demans geliştirme olasılığı yüzde 54 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Prediyabetli bireylerin sağlıklı, dengeli beslenerek, daha aktif olarak ve sağlıklı kiloda kalarak tip 2 diyabet geliştirme riskini azaltabileceğini unutmayın! Aynı zamanda bu durum beyin sağlığı için de çok önemli.

Beynimizin dost ve düşmanı

BEYNİNİZİ BESLEMEK İÇİN

Haftada en az 2 kez mevsiminde balık yiyin: Birçok çalışma, balık tüketiminin hafıza ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

 Egzersize vakit ayırın: Egzersiz sırasında beyinde kan akışının artmasının fiziksel olarak aktif kişilerde önemli bir fark yarattığını söyleyebiliriz. Egzersizin her yaşta bilişsel fonksiyonlarınıza katkıda bulunacağını unutmayın.

Bol sebze meyve tüketin: Kış aylarını geride bırakırken antioksidan deposu portakal, nar gibi meyvelerle bağışıklık sisteminizi güçlendirirken bilişsel performansınızı artırabilirsiniz. Her meyveyi mevsiminde tüketmeyi ihmal etmeyin.

Yağlı tohumlara beslenmenizde yer açın: Başta ceviz olmak üzere yağlı tohumların, ilerleyen yaşlarda Alzheimer gibi hastalıkları önlemede etkili olduğu ve bilişsel kabiliyette iyileşme sağlayabildiği yapılan çalışmalarda gösteriliyor. Her gün 1 avuç yağlı tohum tüketmeye özen gösterin.

 

 

DİĞER YENİ YAZILAR