PLASTİKSİZ BİR GELECEK

Plastiklerin hayatınızın hangi alanında ne kadar yer kapladığını hiç düşündünüz mü? Su şişeleri, pipetler, tabaklar... Birkaç ufak değişiklik yaparak plastiksiz bir yaşama doğru adım atabiliriz. Başlamak için hiçbir zaman geç değil fakat bir an önce önlem almakta fayda var. Bir kişiden ne olur demeyip, harekete geçmek gerekiyor. Çünkü maalesef mikroplastik dediğimiz moleküller hayatımızın birçok yerinde var. Hatta öyle ki geçtiğimiz ay Environment International dergisinde yayımlanan bir çalışmada dört kadın plasentasında mikroplastik parçacıkları bulunduğu bildirildi. Anlayacağınız, bu durum sadece çevreyi ve soluduğumuz havayı kirletmekle kalmıyor, artık anne karnındaki bebeği bile etkileyebiliyor.

Daha önceki yazılarımda her hafta bir kredi kartı büyüklüğünde mikroplastik tükettiğimizden bahsetmiştim. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) raporuna göre, ayda 21 gram mikroplastik tüketiyoruz.

2020 Türkiye Kıyılarında Atık Analizi Raporu endişe verici. Rapora göre, kışın, denizdeki atıklarının yaklaşık yüzde 80’ini plastik torbalar, plastik şişeler ve içecek kapak ile halkaları oluşturuyor ve yalnızca yüzde 15’lik bir kısım geri dönüştürülüyor. 1 milyon ton plastiği geri dönüştürmenin, 1 milyon aracın trafikten alınmasıyla aynı etkiyi yarattığını unutmayın.

Harekete geçmek için

Ben uzun zamandır #plastiksizmutfak diyorum. Amacım, öncelikle evde, mutfakta kullandığımız plastiği azaltmak için farkındalık yaratmak. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tek kullanımlık su ve soda şişelerinin plastik atıkların en büyük sebeplerinden olduğuna işaret ediyor. Bu konuda atacağınız ilk adım tek kullanımlık plastikten vazgeçmek olsun. Hâlâ marketlerde plastik poşet kullanıyorsanız bir kez daha düşünün ve kendinize hemen bir bez çanta edinin. Plastik su şişeleri, pipetler yerine cam matara ve yeniden kullanılabilir cam, bambu pipet kullanmayı tercih edin.

Tahıllarınızı veya baklagillerinizi nerede sakladığınız da önemli. Plastiksiz mutfağa geçişte siz de hem kullanılan plastiği azaltmak hem de daha doğru saklama tekniğiyle tahıllarınızı muhafaza etmek istiyorsanız, bez tahıl torbalarını deneyin. Bez torbalar hava aldığı için rutubet oluşmaz ve böylece küf oluşumu da önlenmiş olur.

Döngüsel ekonomi modeli

Bu konuda elbette sadece bireysel çabalar yetmiyor. Geçtiğimiz hafta Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından Türkiye’de ilk kez Uluslararası 1. Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı düzenlendi. Ben de bu konferansta konuşulan önemli detayları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Konferansta geleceği tehlikeye atmamak için bu konuda birey ve kuruluşların birlikte hareket etmesi gerektiğinin önemi vurgulandı. Kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerine, iş dünyasına ‘döngüsel ekonomiyi zaman geçirmeden oluşturma’ çağrısında bulunuldu. Döngüsel ekonomide amaç, malzemeyi yeniden kullanabilmek. Bunun için üreticinin ve tüketicinin el ele vermesi gerekiyor.

Son 70 yılda üretilen 9 milyar tonun üzerindeki plastiğin üçte ikisinin herhangi bir şekilde yeniden kullanılmadığını biliyor musunuz? Durup bir kez daha düşünelim. Her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastiğin okyanusa karıştığını ve eğer bugün harekete geçilmezse bu oranın 2040 yılında neredeyse 3 katına çıkacağı belirtiliyor. Her türlü üretici, tasarımcı, plastiği ana hammadde olarak ya da katkı olarak kullanan herkes bu sorumluluk zincirinin bir parçası olmalı.

Plastiği döngüsel ekonomide tutabilmenin önümüzdeki 20 yıl içinde okyanuslara karışan plastik oranını %80 azaltabileceği belirtiliyor. Yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir ambalajlar yapılması önemli. Plastik ekonomisinde geri dönüşümlü plastiğin önemi çok büyük. Özellikle son yıllarda geri dönüşümlü ambalaj kullanılmaya başlandı. Şirketlerin bu anlamda geri dönüşüm için çalıştığı ve plastik kullanımını azalttıklarını görmek sevindirici. Bu bilinçle karbon emisyonun da azaltılmasına katkıda bulunulmuş oluyor.

Her yıl gerçekleştirilecek Uluslararası Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı mart ayından itibaren webinar serileriyle çalışmalarına devam edecek. Ben de bu önemli konferansın konuyla ilgili olarak atılacak diğer adımlar için ilham olmasını diliyorum.