TABAĞINDA NE VAR?

Gıda okuryazarlığı konusunda farkındalığın önemini belirtiyorum. Tüketicilerin bilinçli alışveriş konusunda sadece kendileri için değil aslında kimseyi geride bırakmadan varlığımızı kesintisiz devam ettirmemiz gereken dünyamız için de çok önemli sorumlulukları var.

Aslında bilinçli olarak alışverişe çıkmak en önemli noktalardan.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 12 numaralı hedef olan “Sorumlu üretim ve tüketim” ilkesine göre üreticinin de tüketicinin de bu sorumluluğu geniş kapsamlı şekilde düşünmesi ve yerine getirmesi gerekiyor. Alışveriş kararı ve sonucunun ihtiyaca yönelik olması birincil amaç gibi olsa da aslında bu seçimlerin ekonomik, sosyal ve çevresel tarafı da var.

TABAĞINDA NE VAR

Gıda okuryazarlığı ve izlenebilirlik

Artık günümüzde tüketiciler satın aldıkları gıdanın üzerinde yer alan etiketteki bilgilerden çok daha fazlasını istiyor. İzlenebilirlik gıda güvenliği ve gıda kalitesinin korunması bakımından önem taşıyor. İzlenebilirliğin, gıda zincirinde önemli olmakla birlikte, tüketici beklentilerine göre gıda tedarikçileri ve perakendecilere de kolaylık sağlayabileceği unutulmamalı. İşte tam bu noktada, dün gerçekleşen, benim de katıldığım, Metro Türkiye’nin başlattığı ‘Tabağında Ne Var’ hareketinden bahsetmek istiyorum. Metro Türkiye bu sorulara hatta daha fazlasına tüketicinin çok hızlı bir şekilde ulaşacağı bir sistem kurarak aslında tüketiciyi de doğru yönde araştırma ve öğrenme konusuna yönlendirmiş oluyor, gıda okuryazarlığı ve bilinçli alışveriş ilkesi üzerinden geniş bir izleme sağlıyor. 2014 yılında ilk defa taze ette başlatılan bu izlenebilirlik uygulaması balık ve bal ile devam etmiş. Şimdi de çoğu paketli üründe dahi göremediğimiz bu izlenebilirlik sisteminin 8500 taze sebze ve meyvede 15 farklı kriterde sunuluyor olması bir beslenme uzmanı ve sürdürülebilir yaşam savunucusu olarak beni çok mutlu ediyor ve bu öncü davranışı tebrik ediyorum.

TABAĞINDA NE VAR

Planlı alışveriş ilk adım

İlk olarak yapılması gerekenlerden biri planlama yapmak. Alışverişe gitmeden önce mutlaka haftalık bir yeme planı yapılmalı, hangi gün hangi yemeklerin yapılacağına karar vermek alışverişi kolaylaştırır ve fazladan şeyler almayı engeller. Geçtiğimiz ay yayımlanan BM Çevre Programı Gıda İsrafı Endeks Raporu’na göre, dünya genelinde israfın %61’inin hane halkı düzeyinde gerçekleştiğini sizlerle paylaşmıştım. Görüldüğü gibi, israfın büyük bir kısmı evlerde gerçekleşiyor. Bu nedenle atıksız mutfak ilkesini benimsemek önemli. Alışverişe gittiğinizde en çok vakit geçirdiğiniz reyon hangisi? Bu soruya verdiğiniz cevabın sebze-meyve reyonu olmasını diliyorum. Sebze ve meyve reyonunda mevsiminde taze sebze ve meyveleri almaya özen gösterin, tek birine odaklanmak yerine çeşit çeşit sebze ve meyveler almak sağlığınız için önem taşıyor. Daha önce de bahsettiğim gibi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2021 yılını Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı olarak ilan etti. Meyve ve sebzelerin herkes için ulaşılabilir, erişilebilir ve uygun fiyatlı olmasını sağlamak, gıda güvenliğinin sağlanması ve yetersiz beslenmeyle mücadelenin temelini oluşturuyor. Aslında burada hepimize düşen görevler var.

TABAĞINDA NE VAR

Pestisitler

Hem üretim hem de tüketimde çeşitliliği sağlamak elbette önemli. Fakat burada seçimlerimiz hem kendi sağlığımızı hem de gezegen sağlığını etkiliyor. Yerel ürünü seçmek, kooperatifi desteklemek, mevsimine uygun beslenmek hem  birey sağlığı hem yerel kalkınma hem de karbon salımı ve çevresel açıdan bizim için en iyisi.

Meyve ve sebzelerin üretildiği tesisler gıda güvenliğine uygun mu, adil çalışma koşulları sağlanmış mı? Hangi çiftçi, hangi tarlada, ne zaman hasat etmiş, pestisit ve ağır metal analizleri nedir? Bu soruları sormak da önemli. Metro Türkiye’nin uygulaması bize tam da bu sorunun cevabını veriyor. Gıda ürünleri 530 parametrede pestisit ve ağır metal testine tabi tutuluyor. Tükettiğimiz gıdalarda bu testlerin yapıldığını ve ürünlerin bu testlerden geçtiğini bilerek güvenle tüketmemiz çok kıymetli. Çünkü gıda ürünlerinde kullanılan pestisitler ve ürünlere karışan ağır metallerin insan sağlına çok büyük olumsuz etkileri bulunuyor. Pestisitler tarımsal üretimde kullanılan toksik etkili kimyasal maddeler olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla, gıdalarda da kalıntı bırakabilirler. Kalıntılı ürünlerin yenmesi, alınan zehrin dozuna bağlı olarak akut ya da kronik, çeşitli sağlık zararlarına neden olabiliyor. Kısırlık, üreme sağlığı bozukluları, hormonal sistemde ve sinir sisteminde bozulmalar ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açıyor.