Yaza sağlık dolu girin

Hoş geldin yaz, hoş geldin haziran!! Artık sebze ve meyveler de yaza uyum sağlamaya başladılar. Rengârenk sebze meyveleri görmek hem mutluluk hem de sağlık dolu günlere işaret ediyor. Günde en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketmenin birçok hastalığa karşı koruyucu ve bağışıklık sistemini de destekleyici olduğunu hatırlatmakta fayda var. Yaza tabağınızda ne olduğunu bilerek sağlıklı girmek ise kendinize yapacağınız en güzel iyiliklerden.

Geçtiğimiz hafta yazımda dünya genelinde artan yiyecek ve içecek trendlerinden bahsetmiş ve raflarda sıklıkla göreceğimiz bazı besinleri detaylı olarak aktarmıştım. Pandemi sürecinin de etkisiyle tüm dünyada tüketiciler daha sağlıklı ve doğal içeriklerle beslenme eğiliminde. Organik, vegan/vejetaryen, daha az şeker, tuzlu, yağ içeren, katkısız, glutensiz, bitki bazlı beslenme trendleri giderek yaygınlaşıyor. Çevresel konuda duyarlı sahip tüketiciler, yerel ürünleri tercih ediyor.

Kovid-19 salgını, tedarik zincirinde ve tüketici davranışlarında köklü değişimlerin yaşanmasına sebep oldu. Gıda güvenliği sağlık ve hijyen konusunda daha bilinçli olan tüketicilerin şeffaflık beklentisi artmış durumda. Artık günümüzde tüketiciler satın aldıkları gıdanın üzerinde yer alan etiketteki bilgilerden çok daha fazlasını istiyor.

Aslında bu çok sevindirici bir haber.

Tüketici tercihlerini doğru okuyabilen gıda şirketlerin, tedarik zincirlerinde önemli dönüşümleri başlattığını gözlemliyorum. Bu konuda marketler ve restoranlar yeni beslenme trendlerine uyum sağlamak için çalışmalı. HORECA’nın (Otel/Restoran/Kafe) sürdürülebilirlik yolculuğuna eşlik ederek sürdürülebilir restoran konseptinin yaygınlaşmasıyla tüketiciye pek çok seçenek sunulmuş oluyor. 2019’da yayımlanan bir rapora göre, tüm dünyada tüketicilerin %44’ü daha az şeker, %33’ü ise daha az hayvansal protein tüketmek istediklerini söylüyor.

Metro Türkiye de bu konuda denetim sistemleri ve bilgilendirme çalışmalarıyla tedarikçilerin güvenlik ve kalite yolculuklarına önemli katkı sağlıyor. Yüzde 100 gıda güvenliği hedefiyle 30 yılda toplamda 189 bin analiz, 1.550 tarla denetimi gerçekleştiren Metro Türkiye organik gıda ürün gamının da 2020 yılında bir önceki yıla göre %139 oranında büyüdüğünü belirtiyor. Tüketicilerin değişen beslenme alışkanlıklarına uygun daha az yağlı, tuzlu, şekerli ürünlerinin sayısını, vegan, vejetaryen ve bitki bazlı ürün çeşitliliğini artırmaları da bir diğer sevindirici haber.

Sağlıklı ve besleyici ürünler stratejisi kapsamında ürün yelpazelerini genişleterek tüketiciye sunuyorlar. Glutensiz, vegan, vejetaryen gibi yeni beslenme türlerine yönelik çeşitliliği artırma çalışmaları da devam ediyor. Bunun yanı sıra şeker/tuz içeriği azaltma çalışmaları da oldukça değerli. 2020 yılında trans yağ riski taşıyan tüm Metro markalı ürünleri test edilmiş ve analiz sonuçlarına göre, içeriğinde trans yağ olan Metro markalı bir ürün bulunmamış.

Herkes için sağlıklı beslenme anlayışı çerçevesinde sağlıklı, organik, vegan ürün çeşitliliğinin sürekli arttığını görmek bir beslenme uzmanı olarak beni çok mutlu ediyor.

TABAĞINDA NE VAR?

Benim de desteklediğim ‘Tabağında Ne Var?’ hareketinden daha önce de bahsetmiştim. Et, balık ve balda olan izlenebilirlik uygulamalarını meyve-sebzede devam ettiren Metro Türkiye 430 meyve-sebze çeşidinde ve 8.500 adet ürününün tamamında kendi geliştirdiği dijital izlenebilirlik sistemini müşterilerine sunuyor. Bu sistemle, tüketiciler tüm taze meyve sebzelerin tarladan sofraya yolculuğunu ürünün üzerinde yer alan QR kod ile takip edebiliyor ve 15 farklı bilgiye erişebiliyor.

Ben meyve sebze alışverişimi uzun zamandır Metro Türkiye’den yapıyorum. Hatta sizlerle geçtiğimiz hafta yaptığım alışverişten bir tarif paylaşmak istiyorum. Bu tarifi ister etin yanında, ister akşam yemeklerinizi hafif geçirmek istediğinizde tüketebilirsiniz. Çiğ sebzeler düşük kalorilidir, ağızda bıraktıkları çıtır çıtır his ve uzun çiğneme süresiyle tokluk hissini desteklerler. Yüksek su ve lif içerikleriyle de sindirime yardımcı olduklarını unutmayın.

Yaza sağlık dolu girin

AKŞAMLARI TOK TUTAN SAĞLIKLI ÇITIR ATIŞTIRMALIK

2 havuç

1 enginar

4 kuşkonmaz

1 kâse yoğurt

Üzerine 1/2 limon suyu

Sosu için:

4 yemek kaşığı yoğurt

1 yemek kaşığı tahin

1 yemek kaşığı susam

Kuşkonmazların sert yerleri hafifçe bıçakla kazınır. Enginar ve havuç çiğ olarak ince ince dilimlenir. 1 yemek kaşığı susam tavada hafif sotelenir, kahverengileşince yoğurt içerisine 1 yemek kaşığı tahinle birlikte ilave edilip karıştırılır. Enginar, havuç ve kuşkonmaz; yoğurt sos ile birlikte tüketilir. Afiyet olsun, şifa olsun...