BALO kavgası

Hiçbir BALO’yu bu kadar beklememiştik... Batı Anadolu Lojistik Organizasyonlar’ı ya da kısaca ‘BALO’nun adını yaklaşık 8 yıldır duyuyorum.
Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin başkanlığını Bülent Koşmaz’ın yürüttüğü yıllarda, projeden yıldızlı sözcüklerle bahsedilir, Türkiye’ye örnek olacağı söylenirdi.
Koşmaz, Manisa’dan Alsancak ve Aliağa Limanlarına uzanacak demiryolu projesini uzun uzun anlatırdı.
Ancak yıllar beklendiği gibi geçmedi ve “TOBB’un gücü arkasında kolay değişmez” denilen, Bülent Koşmaz yönetimini de değişti.
Değişim hakikatten kolay olmadı. Koltuğa bölgenin güçlü sanayicilerinden Dr. Sait Türek oturdu. Taraflar birbirleriyle mahkemeleşti ve bu sert değişim Manisa’da iki ayrı kanat oluşturdu.
Aradan yıllar geçti, bu yaşananların çoğu zamanın tozları arasına girse de, Manisa’da taraflar arasında hala bir çekişmeyi hissetmek hiç de zor değil.
* * *
Gelelim konuya...
Bülent Koşmaz, Ticaret Odası Başkanlığı ‘nı hala yürütüyor ve projeyi de TOBB’a kadar götürdü. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun desteğiyle ülkenin en batısındaki projeyi doğudan başlayan bir modele dönüştürmeyi başad. Başlangıç Manisa yerine Gaziantep ve Kayseri olarak belirlendi.
BALO kapsamında; ihracatçıların, konteynırlarla kapılarından alınacak yükleri; demiryolu ile Bandırma’daki Konsolidasyon Merkezi’ne buradan da tren ferisi ile Tekirdağ üzerinden Orta Avrupa’daki nihai varış noktalarına gönderilecek.
* * *
Koşmaz ve ekibi bu projeyi şirketleşerek hayata geçirmeye çalışırken, bu arada Manisa’da bir başka gelişme yaşandı.
OSB’nin Dr. Sait Türek başkanlığındaki yönetimi boş durmadı. Bölgenin güçlü kuruluşlarından İnci Lojistik çözüm ortağı yapıldı, Devlet Demiryolları ‘ndan hatlar kiralandı ve OSB çatısı altında proje “Manisa’dan Avrupa’ya deniz otobanı” sloganıyla geçen hafta başlatıldı.
Bu aşağı yukarı BALO projesinin ilk doğduğu şekliydi.
Kimse öyle birşey demedi ama yaratılan hava şöyleydi; “Yıllardır konuşulan proje işte böyle başlatılır!”
Demiryollarından kiralanan hatlarla Manisalı sanayiciler mallarını demiryolu ile göndermeye başladı.
Açıksözlülüğü ile tanınan Sait Türek’le konuştuğumda, duygularını yine saklamıyordu. “BALO dedikleri proje zaten Manisalı sanayicilerimiz için bu. Daha fazla zaman kaybetmek istemedik. Burada BALO’ya gerek kalmadı.”
* * *
Demiryollarının ağırlıklı olduğu intermodal taşımacılıktan oluşan “Deniz Otobanı” hem sanayici hem çevre açısından büyük avantajlar sağlıyor. Bu nedenle projenin bir an önce başlatılması doğru ancak “Geçmişin bir rövanşı” olduğu da açıkça görülüyor.
Gerisini ise zaman gösterecek.
Türek’in dediği gibi,’Manisa için BALO’da müzik bitti’ mi, yoksa Koşmaz’ın söylediği gibi, müzik daha yeni mi başlıyor ?

Koşmaz: Proje güçlenerek büyüyor

Projenin zaman aldığını ancak bu arada Türkiye’ye yayıldıklarını anlatan Bülent Koşmaz ise BALO’nun kesinlikle bitmediğini söylüyor.
TOBB yönetiminin 223 oda ve borsa ile OSB başkanlarına şirkete ortak olmasına yönelik çağrılarına sınırlı yanıt alması biraz da ‘BALO’nun hayata geçmesi çok zor’ yaklaşımlarına neden olmuştu. Bu söylentilerin doğru olmadığını belirten Koşmaz üye sayısının 79’a yükseldiğini, şirketin Kasım ayında kurulacağını anlattı. Koşmaz özellikle ‘Deniz Otobanı’ ile kendi projelerinin farklı olduğuna şöyle dikkat çekiyor. “Onlar Aliağa’dan İtalyaya gemilerle gidecek biz Tekirdağ üzerinden orta Avrupa’ya tren ferleri (vagon taşıyan gemiler) ile aktarma yapacağız ve kendi gemimizi alacağız.” Koşmaz bir yıl içinde de faaliyete başlayacaklarını aktarıyor.
BALO tamamlandığında ise Manisa’da birbiriyle kıyasıya rekabet eden iki şirketin doğacağını şimdiden söylemek mümkün...

Yürek acıtan birincilik

TBMM Şiddet Araştırma Komisyonu Uzmanı ve araştırmacı Adem Solak, adliye kayıtlarına dayanan verilerle Türkiye’nin ‘suç haritasını’, çıkardı. Hangi illerde suç oranı yüksek açıkladılar. Neyse ki listenin ilk 10’unda İzmir yok ama bir başka sonuç var ki, beter iç yakıyor. Medeniyetin kenti dediğimiz İzmir ‘çocuk suçluluğu’ haritasında birinci sırada... Yaşam standartlarının, okuma yazma oranının diğer illere göre yüksekolduğu, birçok yönüyle övündüğümüz İzmir’in çocukları neden suça kayıyor ?
Kentin yetkilileri bu acı rekoru enine boyuna tartışmalı.
İnanın bu konu; çılgın projelerden de, afaki ve çoğu zaman içi boş tartışmalardan da daha önemli...