Biz bu savaşta çok yol kat ettik

Kovid-19 virüsüyle savaş tüm dünyanın en büyük imtihanlarından biri halini aldı. Savaşın bir tarafında sinsi ve kendisini çok güzel gizleyen virüs var. Karşısında ise tüm insanlık. Savaşın cephesindeki askerler ise sağlık çalışanları. Bu virüs asker sivil, cephe dinlemeden her yerde saldırıya geçiyor, herkesin karşısına çıkıyor. Sağlık çalışanları olarak bizim cephemiz insan vücudu. Virüs insana bulaştıktan sonra öyle bir mücadele başlıyor ki, hele bir de kritik bölgeleri, akciğer gibi hayati bir organı virüs ele geçirdiyse savaş daha da zorlaşıyor ancak yılmıyoruz. Bu kıyasıya mücadelede ne yazık ki bizim de şehitlerimiz oluyor. Ancak biz bu savaşta çok yol kat ettik. Ülkem adına son derece mutluyum ve gururluyum. Bu savaşta emeği geçen herkesi de kutluyorum.


Biz bu savaşta çok yol kat ettik



Başarı hepimizin

Bu başarıda virüsün bulaşmasını engellemek için gerekli kurallara uyan herkesin payı var. Evde kalan, elini yıkayan, mesafesini koruyan herkesin emeği var sabrı var ve sonuçta elde edilecek zaferde de payı var. Bu başarı bir birikimin ve yaradılışın eseridir. Kanımızda, genlerimizde olan birlik, beraberlik ruhu ve dayanıklılık ile gücün örneğidir. Tarihimizdeki zaferlerde de hep bunu gördük görmeye de devam ediyoruz. Dünyanın en güçlü sayılan ülkelerinin bile sınıfta kaldığı bu imtihandan biz başarıyla çıkıyoruz. Bunda elimizi güçlendiren avantajımız yakın geçmişte sağlığa yapılan büyük yatırımlarımız olmuştur. Kamu ve özeldeki hastanelerimizin ve tomografi cihazı olan radyoloji merkezlerimizin yeterli sayıda olması bizi gelişmiş sayılan ülkelerdeki kâbus gibi olan manzaralardan korudu. Radyolojide tanı koydurucu tetkiklerden tomografi tetkiki, verdiği bilgiler açısından çok değerlidir. Üstelik fotoğraf çeker gibi tetkik edilen organı anında görüntüler. Kovid-19’un tanısında özellikle de hastalığın tehlikeli hal alma ihtimalinin arttığı akciğer tutulumunu anında gösteren bu tetkik burun boğaz sürüntüsü ile yapılan virüs tespitinden bile daha önce tanı koymamızı mümkün kıldı. İlaçlara erken başlamamızı sağladı. Böylece tedavideki başarı oranımız arttı. Bu başarımız sadece doğru strateji, insanlık, çalışkanlık, tedbir ile değil bilim alanında ses
getiren ilerlemelerle de dolu.

Yerli solunum cihazımız

Hepimizin bildiği gibi yerli solunum cihazımızı ürettik. Hem de oldukça kısa bir süre içinde ve tamamı yerli olarak üretildi. Cihazın içindeki bileşenleri bile yerli olan bu solunum cihazı Arçelik, Biyovent, Aselsan ve Baykar mühendislerinin yoğun çalışmaları sayesinde on beş gün gibi çok kısa bir süre içinde seri imalat prototipine kavuştu. Artık ithalatı bile yapılıyor. Ülkemize döviz geliri getiriyor. Keşke bu vatansever kahramanlar gelecek gençliğimize de örnek olsa ve her sektörde böyle milli ruha sahip daha nice başarılar elde edebilsek. Teknoloji üreten bir Türkiye için Türkiye Teknoloji Takımı’nın her yaş grubundan bu işe gönül verecek kişileri teşvik ettiğini, yol gösterdiğini ve eğittiğini biliyorum. Gençlerimiz ellerinde bilgisayar oyunu oynayarak bir çeşit bağımlı hale geleceğine teknolojiye bu şekilde tutkuyla bağlansa ve başka yeni buluşlara imza atsa ne güzel olur. Bir ülkenin teknolojik açıdan kendine yeterliliğinin en temel unsuru yetişmiş insan kapasitesidir. Yeni buluşlar da hayal ederek olur. Bu hayallerin gerçekleşmeye başlaması için de başlangıçta ve ilk önce motivasyon ve teşvike ihtiyaç vardır.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı Gülhane Medikal ve Tasarım Üretim Merkezi’nde Türkiye’nin Kovid-19’la mücadelesine destek olmak amacıyla bir tane solunum cihazının aynı anda birden fazla hastada kullanılmasını sağlayıcı bir aparat geliştirildi. Elimizdeki solunum cihazı sayısını birden birkaç katına çıkaran bu imkân her alanda, özellikle de sağlık alanında yerli ve milli üretimi desteklediğini çok iyi bildiğim Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından açıklanmıştı.

Yerli ilacımız

Bu arada Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından bildirilen ve Kovid-19 hastalarına umut olacak, Türkiye’ye gurur veren bir başka sevindirici açıklamadan daha bahsetmek isterim. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nca (TÜSEB) desteklenen bir çalışma ile laboratuvarda izole edilen Kovid-19 virüsünü yok eden bir ilaç üretildi. “TR-C 19” olarak adlandırılan ve henüz ruhsat aşamasında olan bu ilaç Sağlık Bilimleri Üniversitesi, VSY Biyoteknoloji ve İlaç Sanayi AŞ, TÜSEB, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Antimikrop Ar-Ge ve Biyosidal Analiz Merkezi iş birliği ile geliştirildi.

Dayan Türkiye’m

Biz bu savaşta çok yol kat ettik. Sağlık çalışanlarımızla, bilim insanlarımızla hep bir elden, hep beraber bu zaferi elde edeceğiz. Az kaldı. Ancak savaş henüz bitmedi. Rehavete kapılıp da meydanı düşman virüslere kaptırmamak gerek. Savaşta bu kadar ilerlemişken her şey sil baştan olmasın. Biz bu savaş bitti demeden siz sıkı tedbirleri elden bırakmayın. Evde kalın, mesafeyi koruyun, maskenizi takın, ellerinizi yıkayın.