Cıvaya dikkat

Viral hastalıkların en önemli belirtilerinden biri olan ateşlenmenin insan vücudunda ölçülmesi amacıyla kullanılan cıvalı termometreler dikkat edilmezse çok tehlikeli olmaktadır. Bu, termometrelerin kırılması sonucu serbest kalan cıva temasıyla ya da buharlaşan cıvanın solunmasıyla insan vücudunda çok zararlı etkilere yol açabilir. Bunlar arasında yetişkin insanda oluşabilecek beyin ve sinir hasarları, böbrek ve sindirim sistemi hasarları, akciğer hasarı, kusma, ishal, kalp hızı ve kan basıncında artış, deride kızarıklık, göz tahrişi sayılabilir. Daha kötüsü, cıva nesiller boyunca doğada kalır ve maruz kalan tüm insanlarda sağlık sorunlarına sebep olabilir. Bu sebeple, Dünya Sağlık Örgütü cıvalı termometreler ve cıva içeren tansiyon cihazlarının aşamalı olarak kaldırılması için Minamata Sözleşmesi’ni ortaya koymuştur. Bu sözleşmede cıva, halk sağlığı açısından en tehlikeli on kimyasaldan biri olarak belirtilmiş ve cıvalı cihazların üretimini, ithalatını ve ihracatını sonlandırmayı amaçlamaktadır. Kendimizi ve ailemizin sağlığını korumak bizim sorumluluğumuzdur. Bu sebeple bu tür cıvalı aletleri almamalı, daha güvenli cıva içermeyen alternatiflerini tercih etmeliyiz.

Cıvaya dikkat

Botoksu mutlaka deneyimli eller yapmalı

Clostridium Botulinum adlı bakteriden elde edilen bir zehir olan botoks, başta estetik olmak üzere, birçok tıbbi alanda kullanılan bir yöntemdir. Bu sebeple, botoksun mutlaka tecrübeli ellerde yapılması gerekir. Aşırı terleme, diş gıcırdatma ya da servikal distoni gibi kas rahatsızlıkları, migren ağrıları, göz tembelliği, blefarospazm (göz kapaklarını düzgün bir şekilde hareket ettirememe) tedavisi gibi tıbbi alanlarda kullanılan botoks estetik yaklaşımlarda da kullanılmaktadır. Yüzde beliren kırışıklıkları ve ince çizgileri yok etmenin en kolay yöntemidir. Estetik cerrahi operasyonların aksine botoks uygulamasında herhangi bir kesi işlemi yapılmaz. Kişi, uygulama sırasında iğne batışı kadar acı ya da ağrı hisseder ve aynı gün hayatına kaldığı yerden devam edebilir. Botoksun uygulandığı bölgedeki yüz kaslarına sinirlerden iletilen, sinyaller engellenerek kas hücrelerinin kasılması önlenir. Kaslardaki sertleşme miktarı en aza indirgenir. Bu sayede anormal kas kasılmaları da durur. Bunun sonucunda yüz kasları geçici olarak gevşer, mimikler yapılamaz ve kırışıklık ve ince çizgiler oluşmaz. Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde belirginleşen, mimik kaslarının kasılması sonrasında oluşan kırışıklıklar ve çizgiler botoksla giderilebilir.

Botoks işleminden ortalama 20 dakika öncesinde bölgeye, yapılacak iğnelerin hissedilmemesi için bir krem sürülür. Uygulama bölgesi dezenfektanla temizlendikten sonra botoks, ince uçlu iğnelerle bölgedeki kasların içine ufak dozlarda enjekte edilir. İşlem, ortalama 15 dakika sürer. Kasa enjekte edilen botoks, ortalama 4 günde etkisini göstermeye başlar. Etkisi ise yüz ve boyun uygulamalarında, botoks yapılan kasın aktivitesine bağlı olarak değişmekle beraber genellikle 3 ile 6 aydır. Terleme tedavilerinde ise bu etki 8 ila 16 ay arasında değişebilir.

Botoks, dünyadaki en zehirli maddelerden biridir. Yanlış uygulamalar ve aşırı dozlarda solunum yetmezliği ve hatta ölüme neden olabilir. Bu yüzden işin uzmanı tarafından yapılmalıdır. İşin uzmanı tarafından yapıldığında botoks esnasında enjeksiyonlar genelde iyi bir şekilde tolere edilir ve çok az yan etkiye neden olur. Ancak bazen yan etkiler botoksun yapıldığı yerdeki yanlış kas aktivitesinin kaybolmasına bağlı olarak görülebilir. Örneğin, göz bölgesine yapılan işlem sonrası kişi sarkık göz kapakları, gözlerde kurulukla karşılaşabilir. Ya da ağız çevresine yapılan enjeksiyonlar çarpık bir gülümsemeye sebep olabilir. Bunlar genellikle geçicidir ve kendiliğinden kaybolur. Ancak botoksun etki süresine bağlı olarak iyileşme birkaç haftayı bulabilir.

Radonu havalandıralım

Radon, doğal bir radyoaktif gazdır ve insanların çevresel radyasyona maruz kalmasına sebep olur. Radon tehlikesi küçümsenir ancak yaygın bir sağlık tehlikesidir. Sigaradan sonra dünya çapında akciğer kanseri için ikinci en önemli risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Her yıl on binlerce akciğer kanserinin neden olarak gösterilmektedir.

Gaz topraktan havaya yayılır, konsantrasyonu esas olarak toprağın uranyum içeriğine bağlıdır. Pek çok insan yaşadıkları ve çalıştıkları binalarda her gün bilmeden radona maruz kalmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü binalardaki radon seviyelerini düşürmek için ev ve iş yerlerinin havalandırmasının düzenli yapılması gerektiği konusunda uyarmıştır. Evlerde ve diğer binalarda en yüksek radyoaktif radon gazı seviyeleri kış aylarında ortaya çıkar. Bunun nedeni, sıcak havada tutmak ve enerji maliyetlerinden tasarruf etmek için pencerelerin normalde kış aylarında kapalı tutulmasıdır.

Bu, binaların temellerindeki küçük çatlaklardan sızan radon gazını hapseder. Bu binaların sakinleri ve kullanıcıları daha sonra zamanla akciğerlerine zarar verebilecek radona maruz kalır. Bundan korunmak içinse yeni binalar, radon seviyelerini düşük tutan, sızdırmaz temellerle inşa edilmelidir.