Gülümsemek

6 Ekim 2021

Tüm hücrelerimle geçmişim, anım, geleceğim ile birlikte gülümsüyorum. Şu an yeni bir yaratım anındayım.

Tüm hücrelerimle geçmişim, anım, geleceğim ile birlikte gülümsüyorum. Şu an yeni bir yaratım anındayım.

İnsanoğlu zamanın var oluşundan itibaren kelimeler, sesler, el ve beden hareketleri ile birbiri ile iletişim kurmaya başladı. Bir insan ile anlaşabilmenin özgürlüğünü karşımızdaki insanın bize verdiği geri bildirim ile anladı. Ve gülümsemenin en az konuşmak kadar önemli olduğunu anladı.

İnsanoğlu zamanın var oluşundan itibaren kelimeler, sesler, el ve beden hareketleri ile birbiri ile iletişim kurmaya başladı. Bir insan ile anlaşabilmenin özgürlüğünü karşımızdaki insanın bize verdiği geri bildirim ile anladı. Ve gülümsemenin en az konuşmak kadar önemli olduğunu anladı.

İnsanlara, hayata, hayatın zorluklarına karşı gülümsemek en büyük ilaç. Ve bu ilacın etkisi, bize verdiği gücü zaman zaman unutsak da, çok derindir. “Güzel söz yılanı bile deliğinden çıkarır”, gülümsemek de karşımızdaki insanı ve kendimizi ifade halimizi daha belirgin, anlaşılır ve etkileyici tutar.

İnsanlara, hayata, hayatın zorluklarına karşı gülümsemek en büyük ilaç. Ve bu ilacın etkisi, bize verdiği gücü zaman zaman unutsak da, çok derindir. “Güzel söz yılanı bile deliğinden çıkarır”, gülümsemek de karşımızdaki insanı ve kendimizi ifade halimizi daha belirgin, anlaşılır ve etkileyici tutar.

Gülümsemek, bizleri ne kadar uzakta da olsak birbirimize yakınlaştırır. Kendimizle olan uzaklık da buna dahil. Şöyle düşün; geçmişi her ne olduysa gülümseyerek hatırlamak mı bizi şu an da mutlu eder, yoksa üzüntüyle, kızgınlıkla hatırlamak mı? Kalplerin kırgınlığını, düşüncelerin uyuşmazlığını bir kenara bırakalım ve önce geçmişle barışalım. Bizi geleceğe hazırlayacak olan, yetiştiren ve büyüten geçmişimiz. Ve şimdi gelecek adına, geçmişin kaygısını, negatif duygularını ve bizi kötü etkileyen durumları geride bırakıp geleceğe kocaman bir gülümseme ile kucak açalım. Geleceğin pozitif kalarak kurgulanabileceğini bilerek, şimdi şu anda yaşayarak ve gülümseyerek devam edelim.

Yazının devamı...

Geleceği Tasarlamak

28 Eylül 2021

Doğumdan itibaren insanoğlu geleceğe doğru ilerlemek için çalışmalar yaptı. Geniş kitleler olarak bilimsel, kültürel, teknolojik anlamda hep bir adım ileriye doğru gidebilmek için sınırlarını, konfor alanlarını zorladı. Kişisel olarak ise sahip olduğumuz yaşamın daha iyi olabilmesi için her şeyi sorguladık. Daha iyi bir ev hayalini kurduk, daha yeni bir araba. Yaşadığımız gerçeklik bizim hayallerimiz, sözlerimiz ve titreşimimizin bir sonucudur. İnsanoğlu bilir ki içinde var olan bilgelik geleceği tasarlama adına ona yol gösterici olacaktır.

Doğumdan itibaren insanoğlu geleceğe doğru ilerlemek için çalışmalar yaptı. Geniş kitleler olarak bilimsel, kültürel, teknolojik anlamda hep bir adım ileriye doğru gidebilmek için sınırlarını, konfor alanlarını zorladı. Kişisel olarak ise sahip olduğumuz yaşamın daha iyi olabilmesi için her şeyi sorguladık. Daha iyi bir ev hayalini kurduk, daha yeni bir araba. Yaşadığımız gerçeklik bizim hayallerimiz, sözlerimiz ve titreşimimizin bir sonucudur. İnsanoğlu bilir ki içinde var olan bilgelik geleceği tasarlama adına ona yol gösterici olacaktır.

Yaşantımıza geçmişin getirdiğimiz yükleri taşımak ya da taşımamak kendi elimizde. Yaşamı yeniden kurma ve kurgulama halimizi gözden geçirmeliyiz. Kendi frekansımızı yükselttiğimizde her şey kendiliğinden oluşacaktır. Örneğin; “Ben kendi varlığımı ve bu dünyadaki varlığımı sevgi, şefkat, güvenle, bolluk ve bereket ile kabul ediyor ve buna en uygun olanı yaşamaya niyet ediyorum” dediğimizde kendimiz için oluşan gelecek kurgusunu yönlendirebiliriz. Niyetlerimiz ve kendimizi konumlandırdığımız yer önemlidir. İnancımızı kendimizin daha yüksek bir frekansa geçmesi için kullanmalıyız.

Yaşantımıza geçmişin getirdiğimiz yükleri taşımak ya da taşımamak kendi elimizde. Yaşamı yeniden kurma ve kurgulama halimizi gözden geçirmeliyiz. Kendi frekansımızı yükselttiğimizde her şey kendiliğinden oluşacaktır. Örneğin; “Ben kendi varlığımı ve bu dünyadaki varlığımı sevgi, şefkat, güvenle, bolluk ve bereket ile kabul ediyor ve buna en uygun olanı yaşamaya niyet ediyorum” dediğimizde kendimiz için oluşan gelecek kurgusunu yönlendirebiliriz. Niyetlerimiz ve kendimizi konumlandırdığımız yer önemlidir. İnancımızı kendimizin daha yüksek bir frekansa geçmesi için kullanmalıyız.

Bilinçaltımız anne rahminden başlayarak kayıt tutar ve sonrasında bu kayıtların doğrultusunda makro evrene mesaj gönderir. Bilinçaltımızda kayıtlı olan kalıplar bizim gelecekteki halimizi etkiler. Oysaki bilinçaltımızın öncesi ve sonrası yoktur. Her şeyi bir bütün olarak alır ve ona göre ilerler. Geleceği tasarlamak ve hayal ettiğimiz gelecekte yaşamak için bilinçaltının dilini öğrenmek ve onun anladığı dili kullanarak yaşamımızı kurgulayabiliriz.

Bilinçaltımız anne rahminden başlayarak kayıt tutar ve sonrasında bu kayıtların doğrultusunda makro evrene mesaj gönderir. Bilinçaltımızda kayıtlı olan kalıplar bizim gelecekteki halimizi etkiler. Oysaki bilinçaltımızın öncesi ve sonrası yoktur. Her şeyi bir bütün olarak alır ve ona göre ilerler. Geleceği tasarlamak ve hayal ettiğimiz gelecekte yaşamak için bilinçaltının dilini öğrenmek ve onun anladığı dili kullanarak yaşamımızı kurgulayabiliriz.

Bugün kendinize bir inanç tohumu ekin ve her gününüzü bu tohumun canlı kalabilmesi için pozitif sözle, duruşla ve aksiyonla destekleyin. Şimdi şu anda buradasın, merkezindesin. Evrende her şey senin merkezinden sana doğru hizalanır. Şimdi sadece andasın. Bedenine yumuşak derin bir nefes al. Kalbindeki ışığa odaklan, sana ait yoldasın, şimdide şu andasın.

Yazının devamı...

Para enerjisini aktive etmek

22 Eylül 2021

Yaşadığımız coğrafyalar ve kültürel alanlarımız yani ortak bilinç bizlere hep paranın “iyi bir şey” olmadığından bahsetti. Bizler de bu öğretilmiş alan içinde sıkışıp kaldık zaman zaman. Parayı hiç yanımızda bir dost olarak göremedik. Bunun sonucunda zararını bilmeden birçok olumsuz cümle sarf ettik. Bilinçaltımıza ve evrenin dilini öğrenmemiştik. Ve para ile olan ilişkimizin annemiz ile olan ilişkiye benzediğini ve buradan başlamak gerektiğini de bilmiyorduk.

Kendimize şunu sorabiliriz; “Annem ile aram nasıl?” cevaplarınızı duyar gibi oluyorum. - eh işte, -bir gün iyi bir gün kötü, -bazen beni sevdiğini düşünüyorum bazense çok uzak, -hep mesafeliyiz...

Şimdi aynı soruyu para için kendimize soralım. Para ile aram nasıl?

Sizin yerinize birkaç örnek vereyim izninizle; "bazen iyi kazanıyorum, -bazen para akışı duruyor, -bir gün iyi kazansam diğer gün kazanamıyorum, -yani kesintisiz bir para akışım yok diyebilirsiniz" Bu konuda yazdığım Hayatı Yeniden Başlat kitabım çok daha detaylı örnekler içeriyor.

Anne karnındayken göbek bağımız, aslında yaşamla olan bağımızı da kurar. Ve bilinçaltımız biz burada gelişirken de aktiftir. Ve büyüyene kadar ya para kavramını pozitif bir şekilde kodlarız ya da negatif haliyle benimseriz. Oysa ki hepimiz yaşamak ve hayattan keyif almak için parayı kullanırız. Misal kendimize aldığımız bir kazağı öyle çok seviyor ve yıllarca giyinip hiç bırakmıyoruz, onu seviyoruz, bağlanıyoruz fakat unuttuğumuz şey o kazağı almak için bize yine paranın hizmet ettiğidir. Parayı öyle çok maddi, dünyevi ve ulvilikten uzak konumlandırıp kendimizi öyle yıllarca bilmeden şartladık, bize öğretilenlerden dolayı öyle sırtımızı döndük ki paraya, şimdi onunla kesişmek için kendimizce seçtiğimiz yollarda bazen kayboluyor.

Bilinçaltı bizlere doğduğumuz andan itibaren kodlanmış para kavramı neyse onu yaşattırıyor. Bilinçaltına ne verirsen evrenden onun cevabını alıyorsun. Oysa ki bilinçaltınla konuşmayı öğrendiğinde ve paranın yaşamak için bir hizmet aracı olduğunu kendine hatırlatıp olumlamalar yaptığında ve dahi paranın seni besleyen olduğunu aynı anne rahmi süreci gibi olduğunu anladığında her şeyin daha kolay gerçekleştiğini göreceksin.

Aynı şekilde annemiz ile sevgi bağını tekrar kurduğumuzda yaşamla da aynı bağ yeniden yeniden kurulur. Bu da insana kendine güven ve payına düşenleri alma şansını sağlar. Sözün özü para kötü bir şey değildir :) özellikle kendin için istediğinde ve bu istek cümlelerini doğru seçtiğinde, para her zaman senin arkadaşın olacaktır.

Yaşamınızın bereketle ve bollukla eşleşip birleşmesine niyeten,

Yazının devamı...

İlişkilerde uyum

14 Eylül 2021

Dünyaya gelirken bildiklerimizi bir kenara bırakıyor ve yeniden öğreniyoruz. Tüm yaşamsal süreç içinde, hayatta kalma güdüsü ile devam ediyor, zaman zaman hatırladıklarımız ışığında bir yol çizmeye çalışıyoruz. Sosyal çevre, ikili ilişkiler, iş ilişkileri ve daha bir sürü irili ufaklı münasebetler içinde bize en yakın kişi ile ilişkide olmaya devam ediyoruz. Tüm ilişkiler içinde bazıları var ki aslında bize öğretileni hatırlamamız için büyük ödevler vermekte yaşantımıza. Görebildiğimiz, duyabildiğimiz zaman.

Kişisel alanlarımız içinde hep en iyiyi isteyen akıl, iş partner ilişkisine geldiğinde tıkanıp kalabiliyor. Ortak bilinç kalıpları kendi kalıplarımızla da örtüşüyorsa vay halimize :) Başkalarının tutumu bizim kendimize olan davranışımızın kopyasıdır. Aslında kendimizle başlayacak ve bütüne yayılacak olan güçlü bir enerji alanına sahibiz. Kendimize karşı öz sevgimiz yoksa bize sevgiyle davranacak kişilerle eşleşmek mümkün değildir. Ne zaman ki özgüven enerjisi yayarız, güvenebileceğimiz insanlarla eşleşiriz.

Bugün kendinizle olan bağınız, öz saygı, öz sevgi ve öz şefkat davranışınız aynada kendinizle göz göze geldiğiniz anda sizi gülümseten ve evet kendimle geçirdiğim tüm anlar için önce kendimle sonra var olduğum evrende güvende, sağlıklı ve sevgi dolu hissediyorum diyen titreşim kendine benzerini çeker. Ne kadar kötü uyanmış olursanız olun kendinizle kurduğunuz bu bağ ile frekansınız da aynı ölçüde yükselecek ve sizi, içinde olduğunuz frekansta olan diğer insanlar ile yan yana getirecek.

Bizler ilk ilişkimizi kendimizle kurmaya önem göstermeliyiz. Kendimizle olan bağ dünya ile bağı ve çevremizde olan tüm canlılar ile olan bağı güçlendirecek ve kendi istediğimiz şekle bürünmesine yardımcı olacaktır.

En önemlisi aşık olduğumuz, sevdiğimiz ikili ilişkilerinde karşılıklı olarak güçlenen “önce kendimle olan aşk yaşama hali” tanımı bizleri daha saygılı, güvenli, sağlıklı, ne istediğini bilen ve en önemlisi iletişimi kolaylıkla, anlayışla karşılayan bireyler haline getirecektir.

Şimdi durun ve önce kendinizle ilişkinizi gözden geçirin ve kendinize kocaman sarılın.

Tüm dünyanın sizinle aynı hisse kapıldığına şahit olacaksınız. Kadın ve erkek değil insanoğlu olduğu için birbirimizi sevebildiğimiz günlere..

Hayatın yol göstericiliğine inanın.

Yazının devamı...

Stresi yönetmek

25 Ağustos 2021

Stres sözcüğünü duymak bile insana nasıl da huzursuzluk veriyor değil mi? Bir de üzerine devamlı bunu yaşadığımızı düşünürsek gün içinde üzerimize aldığımız yüklerin nasıl da katlanarak çoğaldığını ve bizlerin yaşam kalitemizi etkilediğini az çok gözlemlemiş oluruz.

Stres; ruhsal gerilim olarak tanımlanmakta. Nedir bu ruhsal gerilim. Neden zararlı? Neden faydalıdır? Geçmişe dönüp şöyle bir baktığımızda hayatta kalabilmek, yemek, barınma için alan yaratmak ve bu alanı korumak, bu alan içinde yaşamımızı sürdürebilmek ve hayatta kalmamız gerekirdi. Bu zamanların en büyük tehlikelerinden biri komşumuzun bir ayı ya da bir kaplan olmasıydı.

Şimdilerde ise en büyük tehlike kendimizle birlikte zamanın getirdiği insan nüfusu ve teknoloji diyebiliriz. Sabah uyandığımız andan yatana kadar; bugün ne giyineceğim, kahvemi sütlü mü? Sütsüz mü içmeliyim, trafik, kalabalık, iş yeri ve çevre koşulları ve daha bir sürü örnekle bu listeyi uzatabilirken aslında stresli bir hal aldığımızda bedenimizde neler oluyor onan bahsetmek isterim.

İnsan vücudu stresli bir durum veya tehlike karşısında kaç ya da savaş tepkisi verir. Stres yanıtı devreye girince; stres hormonu kortizol ve adrenalin yükselir, nefes alıp-verme sıklaşır, kalp daha hızlı çarpar, kan basıncı yükselir, kandaki şeker düzeyleri artar, kaslara kan pompalanır, sindirim yavaşlar, bağışıklık sistemi rölantiye alınır; karşımızdaki tehlikeyle savaşabilmek veya kaçabilmek için bedenimiz tüm fonksiyonlarını seferber eder. Normal koşullarda, bu reaksiyon meydana geldikten 1 saat sonra her şey eskisi gibi olur. Fakat biriken onca şey bizleri kronik stres ile karşı karşıya getirir. Bunu yönetebilmek ise yine kendi elimizde.
 
En büyük yardımcımız doğru nefesi hayata geçirmek ve uygulamak. Bir diğeri ise durumlara, karşılaşılan duygu-durum hallerine uzaktan bakabilmek. Olanı görüp, anlayışla karşılayıp ve dahası her gün hayatımızda basit değişikler yaparak kendimizle yaşam boyu sürecek bir anlayış haline getirmek.

Stresi; bedeni-zihni ve ruhu sakinleştirerek ve kendimize iyi gelen aktivite, sağlıklı beslenme ile çok daha kolay yönetmemizi sağlar.

Yaşamınızın bereketle ve bollukla eşleşip birleşmesine niyeten,

Yazının devamı...