Üreticiye rekor destek

8 Ekim 2021

Tarımı ve hayvancılığı önceleyerek hizmetlerine devam eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda hayvancılıkla uğraşan üreticilere, süt otu dağıtıyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle geçtiğimiz yıl 35 bin dekarda üretimi yapılan süt otu ekimi, bu yıl 70 bin dekara çıkarılarak bu zamana kadar verilen destekte de rekor sayıya ulaşmaktadır.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, tarımı ve hayvancılığı desteklemeye devam ediyor. Çiftçiler için önemli bir girdi maliyeti olan yem bitkisinin maliyetini azalmak amacıyla İvrindi’de, çiftçilere süt otu (reygrass) dağıtımı gerçekleştirildi. 2020 yılında; Büyükşehir Belediyesi ile Tarım İl Müdürlüğü iş birliğinde çiftçilere verilen desteklerle Balıkesir’de yaklaşık 35 bin dekar alanda yetiştirilen reygrass, 2021 yılında yaklaşık 70 bin dekara kadar çıkarılıyor. Böylelikle, Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle yem bitkisi tohumu dağıtımında bu yıl, Balıkesir rekoru kırılıyor. İlki İvrindi’de gerçekleştirilen süt otu dağıtımı, geçim kaynağı hayvancılık olan diğer ilçelerde de devam edecek. Böylece, 2021 yılında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği kapsamında; bin 593 üreticiye yaklaşık 15 bin dekar alanda ekimi yapılması için toplam 73 bin kilogram süt otu tohumu dağıtılacak.

Yapılan desteklerle maliyetler azalıyor

Balıkesir’de yüzde 65 nüfusun, tarım ve tarıma dayalı ürünlerden kaynaklı geçimini sağladığını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, üreticilerin mutlu olması için maliyetlerini azaltmak adına çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile birlikte çiftçilerin maliyetlerini azaltarak kazancını artıracaklarını belirten Başkan Yılmaz “Çiftçilerimiz, yemini başka yerden değil de kendi tarlasından aldığı zaman daha ekonomik oluyor ve ürettiği ürünün maliyeti azalıyor. Amacımız, maliyetlerinizi azaltarak ürettiğiniz kaliteli ürünü yüksek fiyatlardan satmanızı sağlamak ve talep edilen bir ürün haline dönüştürmek. Bu konuda Balıkesir’in kabuğunu kırıyoruz.” açıklamasında bulundu.

“Balıkesir kabuğunu kırıyor”

Yazının devamı...

‘Hız koridoru istiyoruz’

4 Ekim 2021

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine Bağlı Küçükkuyu beldesinde yaşamakta olan vatandaşlar “Hız koridoru istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.

Çanakkale’nin Küçükkuyu beldesinde yaşamakta olan okurlarımız, “Üç geliş, üç gidiş altı şeritli sahil yolunda her gün ölümle yüz yüze geliyoruz. Yolda yaya geçidi çizgileri göstermelik duruyor. Yıllardır bu yola hız koridoru konulmasını istiyoruz. İmza toplayıp Çanakkale Valiliği’ne ve Çanakkale Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçelerimizi de verdik. Hâlâ bir yanıt yok. Yolun alt kısımlarında dört kilometrelik plajlar var. Binlerce insan bu plajlarda denize gidip geliyor. Sürekli kaza yaşanıyor. Bir can kaybı yaşanmadan yetkililer sesimizi duysun” dediler.

Vatandaş ölümle yüz yüze

Çanakkale’nin birçok ilçesinde EDS ve hız koridorunun olduğunu ama Küçükkuyu’da olmadığını belirten okurlarımız, şikâyetlerini şöyle sürdürdü: “Balıkesir-Çanakkale sınırından Küçükkuyu merkeze kadar plajlar bölgesinde ne bir alt geçit ne de trafik ışığı var. O yüzden kamyonlar ve binek arabalar çok hızlı seyrediyor. O hızla da üç şeritli yolda bir şeritte araba dursa bile diğer şeritteki arabalar yaya geçidinde durmuyor veya duramıyor çünkü çok süratli gidilen bir yol. Oysaki bu yolda ortalama hız tespiti yapan kameralar olsa bu araçlar bu kadar hızlı gidemeyecek, yayalar da güvenli bir şekilde bu yaya geçitlerini kullanabilecekler. Ancak, binlerce vatandaş her gün ölümle yüz yüze geliyor.

‘Devletin kasasına para girecek’

Bu yola hız koridoru konulması durumunda arabalar yavaş gitmek zorunda kalacak. Plajlara gitmek isteyen Küçükkuyu sakinleri güvenli bir şekilde sahile gidebilecek. Buranın yazın nüfusu 150 bin oluyor. İzmir’e giden bütün kamyonlar bu yolu kullanıyor. Virajlı bir yol olduğu için Kaz Dağları’ndan sahile inene kadar yavaş yavaş inmek zorunda kalan sürücüler boş sahil yolunda son sürat seyrediyorlar.  Birçok ilçeye kurulan Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) yıllardır Küçükkuyu’ya neden kurulamıyor, anlamış değiliz. Sonuçta EDS sistemi kurulsa ihlal yapan tüm araçlara ceza kesilince devletin kasasına da para girmiş olacak. Umarız 2022 yaz sezonu açılmadan yetkililer sesimizi duyar.”

Tek çare EDS

Yazının devamı...

Dolmabahçe-Levazım Tüneli kaderine mi terk edildi?

1 Ekim 2021

Bir önceki dönemde İBB tarafından yapımına başlanan ve İstanbul trafiğine soluk aldırması planlanan Dolmabahçe-Levazım arasını 5 dakikaya düşürecek tünelin çalışmalarının üç yıldır tamamlanmaması vatandaşın tepkisine neden oluyor.

2018 yılında, Dolmabahçe-Levazım-Baltalimanı-Ayazağa karayolu tünellerinin ilk etabının yapımı için Maçka Parkı’nın Beşiktaş Vodafone Park Stadyumu’na bakan girişi panellerle araç ve yaya trafiğine kapatılan Bayıldım yokuşunun hâlâ kapalı olması ve tünellerin hâlâ açılmaması vatandaşın tepkisine neden oluyor.

Ağaçlar taşınmıştı

Toplam büyüklüğü 140 bin metrekare olan Maçka Parkı’nın 3 bin 500 metrekarelik bölümünde yürütülen çalışmalar kapsamında, alanda bulunan 176 ağaç, Sarıyer Bahçeköy Mehmet Akif Ersoy Tabiat Parkı’na taşınmıştı. Çalışmalar bittiğinde, 3 bin 500 metrekarelik alan yeniden yeşillendirilerek eski haline döndürülecekti.

Taksim, Kabataş ve Kağıthane yönünden gelen araçlar Zincirlikuyu, Levent, Etiler ve Ortaköy yönüne kesintisiz bir şekilde ulaşabileceklerdi. Böylece, Dolmabahçe-Levazım arasında 70 dakikayı bulan yolculuk süresi 5 dakikaya inecekti. Tünel, Piyalepaşa-Dolmabahçe Tüneli çıkışından başlayıp, Ortaköy Vadisi’nde son bulacaktı. Trafiği önemli ölçüde rahatlaması amaçlanıyordu. Ancak üç yıldır bitmeyen tünel inşaatından dolayı Beşiktaş’ı Nişantaşı ile bağlayan tüm yolların kitlenmesine sebep oluyor.

Yapımına 2018 yılında başlandı

Yazının devamı...

Boğaz’ın ortasındaki enkaz

27 Eylül 2021

Kuruçeşme semtinde, Boğaz’ın tam ortasında bulunan Galatasaray Adası’nın (Su Ada) yıllardır atıl şekilde olmasına vatandaş tepki gösteriyor.

İstanbul’da yaşamakta olan okurlarımız, İstanbul Boğazı’ndaki kötü görüntüden yakınıyor. Okurlarımızın şikâyeti özetle şöyle: “İstanbul’un en güzide semtlerinden biri olan Kuruçeşme’de bulunan Galatasaray Adası’ndaki yapılar 2017 yılında yıkıldı.  Yıkım işleminden sonra adanın yan tarafları Boğaz’da kötü bir görüntü oluşmaması için kapatıldı ancak Boğaz’da teknelerle kısa bir tur atacak olursanız moloz yığınlarının ne kadar çirkin bir görüntü oluşturduğunu görebilirsiniz. Bu görüntü İstanbul Boğazı’na yakışmıyor. Galatasaray adası Boğaz’ın ortasındaki enkaza döndü.

‘Deniz kirliliğine neden oluyor’

İki kıta üzerine kurulu ve dünyanın içinden deniz geçen tek şehri olan İstanbul’a her yıl milyonlarca yerli yabancı turist geliyor. Boğaz’da tur tekneleriyle gezen tüm vatandaşlar bu çirkin görüntüyü birbirlerine gösteriyorlar. Moloz parçaları deniz kirliliğine de neden oluyor. Adanın yeniden düzenlenmesi veya İstanbul’a yakışır bir hale getirilmesi için tüm yetkililerinin duruma el atmasını istiyoruz” dedi.

Okurlarımızın şikâyetinden sonra yetkililerden ne yanıt geleceğini bekleyip göreceğiz…

Millet Bahçesi ödül getirdi

Talas Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’de ilk kez bir millet bahçesinin yarışmayla belirleneceği Talas Millet Bahçesi ve Kültür Merkezi Kentsel Tasarım Yarışması ödül töreni yapıldı. Feyzioğlu Konağı’nda düzenlenen toplantıda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, her işi ehlinin yapması gerektiğini belirterek, “Mimar mimarlığını yapmalı, çevreci çevreciliğini yapmalı, peyzajcı aynı şekilde, şehir plancısı aynı şekilde. Hepsi bir araya gelip de böyle bir millet bahçesi yaptı mı benim için en büyük zenginlik” dedi.

Yazının devamı...

İzmir’in arka sokaklarında 89 kalem iş tamamen bitti

24 Eylül 2021

Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kentin ön yüzü kadar, uzak mahalleleri de çok önemsiyor. Seyyar makam aracıyla sokakları tek tek dolaşıyor, sorunları yerinde tespit ediyor, ardından çözüm odaklı çalışmayı hayata geçiriyor.

Türkiye’nin 81 ilini, ilçelerini ziyaret ediyor, belediye başkanlarının dert ve sıkıntılarını gündeme getiriyorum. Yapılan olumlu hizmetlerin dışında, yanlış işlerle de karşılaşınca köşemden hiç acımadan eleştiriyorum. Bu kez ziyaretim İzmir oldu. CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i, Milliyet Ege Bölge Temsilcisi Engin Uğur Ağır ve Ege Bölgesi Reklam Müdürü Gülhan Kaya ile birlikte ziyaret ettik. Sohbete Soyer başladı, Ağır’a, “9 Eylül resepsiyonunda elini sıkmadığım tek kişi sizsiniz, bunu hiç unutmayacağım” demesi gülüşmelere neden oldu. Ağır, “Pandemiden dolayı kendimi riske atmak istemiyorum aldığım önlemleri 2023 yılının sonuna kadar sürdüreceğim” dedi. Ardından zamanı çok kısıtlı olan ancak bize ayırdığı sürede sorularımıza içtenlikle yanıt veren Soyer’i kutluyorum.

‘Düzenli toplanıyoruz’

- Kentsel dönüşüm, uçan yol tünel inşaatı, Yeni Girne-Karşıyaka tramvayı, Çiğli-Karşıyaka tramvayı, Konak-Narlıdere metro gibi ulaşım ağırlıklı hizmetleriniz dikkati çekiyor. Arka sokaklarla ilgili nasıl bir çalışma yapacaksınız?

“8 milyarlık bütçemizin yüzde 42’sini yatırıma ayırdık. Bu yatırımların da büyük kısmını bu şehrin nimetlerinden daha az yararlanan insanlara, yani çevre mahallelerimize yönlendirdik. İzmir’deki temel çıkış noktamız şehrin yerelden kalkınma mücadelesini büyütmek, refahı artırmak ve adil dağılımı sağlamak. Değişimin sırrı İzmir’in çevre mahallelerindeki sorunları görmek ve dinlemek. ‘İzmir’de bir kent koalisyonu kuracağız ve herkesi dinleyeceğiz’ demiştik. Bu vaadimizi yerine getirirken, İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarıyla ve meslek odalarıyla düzenli toplantı yapıyoruz. Her kesimin taleplerini dinleyerek politikalar üretiyoruz. Merkeze uzak mahallelerimize gidip muhtarlarla toplantı düzenliyoruz. Seçimlerde vaat ettiğimiz gibi, seyyar makam aracıyla belediye bürokratlarımızla mahallelere gidiyoruz. Muhtarlara ve vatandaşa dokunma imkânı buluyoruz, talepleri yerinde dinleyip, sorunları hızla çözmek için hemen belediye ekiplerimizi yönlendiriyoruz. Bunun için Acil Çözüm ekipleri oluşturduk. Acil Çözüm ekibi, hem belediyenin iş yapma hızını artırıyor, hem de tüm İzmirliler arasındaki bağları güçlendiriyor. ‘Adil ve eşit refah’ mottosuyla hayata geçirdiğimiz Acil Çözüm ekipleri bugüne kadar Konak, Buca, Karabağlar ve Bornova’da toplam 16 mahallede taleplere cevap verdi. Son durağımız Bayraklı. Ekipler mahallelerde 89 kalem işi tamamladı.”

Tunç Soyer’i ziyaretimizde doğum günü sürprizi yaptık. Milliyet Ege Bölge Temsilcisi Engin Uğur Ağır, 13 Mayıs 1959 doğumlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na aynı tarihli Milliyet gazetesini hediye etti. Soyer, “Şimdiye kadar aldığım hediyelerin içinde bunun ayrı bir yeri var, çok teşekkür ederim” dedi.

Yazının devamı...

Selçuklu sanatın başkenti olacak

20 Eylül 2021

Selçuklu Belediyesi tarafından düzenlenen “Yaşayan Miras” isimli ulusal çini yarışmasının ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Konya Selçuklu Belediyesi’nin, ecdadın kadim bir geleneği olan çini sanatını gelecek nesillere tanıtmak ve bu sanatta farkındalık oluşturmak için düzenlediği “Yaşayan Miras” isimli çini yarışmasının ödülleri Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerine teslim edildi. Törende konuşan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, kadim çini geleneğine verdikleri öneme dikkati çekerek,  “Selçuklu Belediyesi olarak kültürel varlığımıza ve sanata dair çalışmalara her zaman en büyük değeri ve önemi vermeye çalışıyoruz. Bu bilinçle kültür ve sanat alanında bugüne kadar birçok proje ürettik, birbirinden farkı etkinlik ve yarışmalar düzenledik.

Türk sanat tarihinde seramik sanatının özel bir yeri vardır. Tarihsel sürece bakıldığında seramik üretimi yapan ilk toplumlardan biriyiz. Biz de Selçuklu Belediyesi olarak bu sanatın değerini biliyor, yaşatmak için çaba sarf ediyoruz. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde çini üretim merkezi olan Konya’da çiniciliği tekrar canlandırmak için belediye bünyemizde 1997 yılında bir çini atölyesi kuruldu. Kurulduğu tarihten bu yana çalışmalarını sürdüren atölyemizde Selçuklu döneminden günümüze kadar ulaşan eserlerin araştırması ve uygulaması yapılıyor. Tasarımından üretimine kadar seramik sanatının tüm aşamalarının gerçekleştirildiği çini atölyemizin dışında Ahmet Keleşoğlu Sanat ve Tasarım Atölyemizde de çini eğitimleri veriliyor.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde kültür hayatına kazandırdığımız Büyük Selçuklu Mirası ve Anadolu Selçuklu Çağı Mirası eserlerimizle dünyadaki tüm Selçuklu eserleri toplanarak bir kültür hizmeti olarak kullanıma sunuldu. Bu çalışmanın ışığında dönemin çinilerini yeniden çalışma fikri gelişti ve bu anlamda birçok uygulama ortaya çıktı” dedi.

Zeyrek Evleri eski ihtişamına kavuşuyor

10 binin üzerinde tescilli kültür varlığıyla İstanbul’un tescilli eserlerinin üçte birine sahip nadir ilçelerden biri olan Fatih’te, geleneksel mimarimizin izlerini yansıtan Zeyrek ve Cibali’deki evler yenilenmeye ve yaşatılmaya devam ediyor. Sahip olduğu tarihi ve mimari yapısının özgünlüğü sebebiyle 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmış olan Zeyrek ve Cibali’deki sivil mimarlık örneği ahşap evlerin korunması, gelecek nesillere aktarılması ve içinde bulunduğu tarihi çevreyle uyumlu hale getirilmesi amacıyla Fatih Belediyesi tarafından başlatılan yenileme çalışmaları büyük bir titizlikle devam ediyor.

Yazının devamı...

Adana Lezzet Festivali’ne geri sayım

17 Eylül 2021

5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, bu yıl “Coğrafya Lezzettir” temasıyla 8-10 Ekim tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Bu yıl “Coğrafya Lezzettir “ temasıyla gerçekleşecek olan 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali basın toplantısı İstanbul’da Adana Valisi Süleyman Elban’ın ev sahipliğinde gerçekleşti.

Toplantıya Vali Süleyman Elban’ın yanı sıra Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Kocaispir, Adana Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşe, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, Adana Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göğer ile Adana Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Bekir Sütcü de katıldı.

8-9-10 Ekim 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan festival öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen Vali Elban, Adana Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm ilçe belediyelerinin, odaların, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm Adanalı hemşehrilerinin festivalin başarısı için destek verdiğini dile getirdi.

Adana Valisi Süleyman Elban, Adana’nın tarım, turizm, gastronomi ve ticaret açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğunu dile getirirken, “Adana’nın lezzetinden, coğrafyasından, endemik bitkilerinden ve gastronomi kültüründen bahsedecek en son kişi herhalde benim. Çünkü burada bulunan herkes en az benim kadar Adana’nın lezzetini, Adana’nın tadını, gastronomisini iyi biliyor, bundan eminim.” dedi.

Tarihin en eski zamanlarından itibaren Adana’nın göç aldığını ifade eden Vali Elban, “Bu göçlerle birlikte değişik coğrafyalardan gelen insanlar yemek kültürleriyle birlikte Adana’da buluştular. Elverişli iklim yapısı ve o bölgelerden gelen farklı lezzet ve ürünlerle birlikte Adana’da çok orijinal bir mutfak oluştu. Günümüzde Adana, sadece kebabın anıldığı bir şehir haline geldi ama hakikaten yüzlerce çeşit çok özel yemekleri olan, sadece çorbalarını ya da tatlılarını saymaya kalktığımızda birçok ilin mutfağını geçecek kadar çeşidi olan bir il” dedi.

Yazının devamı...