Gastronomide 10 numara

12 Mayıs 2026

Bir şehrin gastronomi festivali düzenlemesi kolay; ama o festivali gerçekten yaşatabilmesi zordur. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali’ni yerinde takip ettim. Açık söyleyeyim; uzun zamandır bu kadar derli toplu, bu kadar doğru planlanmış bir gastronomi organizasyonu görmemiştim.

Festivalin düzenlendiği alan geniş, ferah ve yaşayan bir merkezdi. Vatandaşın ihtiyaç duyduğu her detay düşünülmüştü. Ama en önemlisi hijyen… Stant yerleşimleri öylesine doğru planlanmış ki insanlar rahat rahat gezebiliyor, üreticiler ise kendilerini doğru anlatabiliyordu. Türkiye’de gastronomi denilince akla ilk olarak Gaziantep, Hatay ve Adana gelir ya; açık söyleyeyim, Balıkesir bu organizasyon çizgisini koruyabilirse birkaç yılda o şehirlerle aynı cümlede anılan güçlü bir gastronomi merkezi hâline gelebilir.

Şehir markası oluşturmak

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, konuşmasında aslında festivalin neden önemli olduğunu

Yazının Devamı

Gençler neden evlenmiyor?

7 Mayıs 2026

Yaz geliyor, düğün sezonu açılıyor… Ama birçok genç için artık en zor şey düğün yapmak değil, o kararı verebilmek. Eskiden ev kurmak zordu; şimdi ise evlenmeye karar vermek bile cesaret istiyor. Gençler artık sadece düğün masrafını değil, kirayı, faturayı, yarını düşünüyor. Hâl böyle olunca birçok çift mutluluğunu ertelemek zorunda kalıyor.

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin yeni evli çiftlere yönelik başlattığı çalışma, tam da bu yüzden dikkatimi çekti. Dar gelirli ailelere verilen 30 bin lira destek, elbette kıymetli. Ama bence işin en değerli tarafı, konunun sadece maddi destekle bırakılmaması. Belediyenin başlattığı “Evlilik Eğitim Programı”nda genç çiftlere, iletişimden aile hukukuna, sağlıktan bağımlılıkla mücadeleye kadar birçok konuda eğitim veriliyor. Çünkü bugün birçok evlilikte mesele sadece ekonomi değil. Aynı evin içinde birbirine uzaklaşan insanlar da çoğalıyor. Bazen bir çiftin yanında birilerinin olduğunu hissetmesi bile

Yazının Devamı

İşin suyunu çıkardılar!

5 Mayıs 2026

Meyve ve sebze fiyatlarını konuşup duruyoruz… Tarlada şu kadarken, rafta bu fiyata! Ama gözümüzün önünde daha sessiz bir mesele büyüyor. Damacana su fiyatları… En temel ihtiyaç. Son dönemde dikkatimi çekti, biraz kurcaladım. Aynı marka damacana su, aynı ilçede, mahalle mahalle farklı fiyatla satılıyor. Üstelik fark küçük değil. Online siparişe bakıyorsunuz, 200 liradan 800 liraya kadar çıkan rakamlar var. Şaka gibi!

Aynı markanın gel götür seçeneğinde ise tablo değişiyor. Gidip kendiniz alırsanız 50 lira. Hatta 40 liraya verenler de var. Aradaki fark uçurum. Mesafe dediğiniz en fazla 15-20 kilometre. İnsan ister istemez soruyor: Sebze ve meyve binlerce kilometre yoldan getiriliyor, bu kadar fark oluşmuyor. Aynı ilçedeki depodan çıkan damacana su fiyatı neden katlanıyor?

Burada ciddi bir dengesizlik var. Üstelik konu keyfi bir tüketim de değil. Her gün, her evin ihtiyacı. Sessiz sedasız büyüyen bu tabloya kim dur diyecek? Bunun adı serbest piyasa değil, açgözlülük. Su lüks değil, temel

Yazının Devamı

Alaçatı bu yıl sınırlarını aştı

30 Nisan 2026

Geçen hafta Ege’de iki önemli festival vardı. İlkini anlatayım… 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali. Yıllardır düzenli olarak gidip sahada bire bir deneyimlediğim bir organizasyon. Bu yılın atmosferi farklıydı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik yaşanan saldırılar nedeniyle konserler iptal edildi. Ama buna rağmen kalabalığı tarif etmek neredeyse imkânsızdı. Tabiricaizse iğne atsanız yere düşmezdi. Bir de konserler iptal edilmeseydi o kalabalığın boyutunu düşünemiyorum.

Festival, Çeşme’de turizm sezonunun da bir fragmanı gibiydi. Gastronomi vardı, sanat vardı, eğlence vardı. Bu yılki festivali diğerlerinden ayıran en önemli fark ise ilk kez uluslararası bir kimlik kazanmasıydı.

Oluşturulan Şefler Meydanı’nda farklı ülkelerden gelen 50 şef, Ege’nin eşsiz otlarını kendi mutfak kültürleriyle yorumladı. Ortaya çıkan tabaklar sadece birer yemek değil, aynı zamanda bir kültür anlatısıydı. “Köklerden Dünyaya” teması da tam olarak bunu anlatıyordu.

Festival alanında dolaşırken şunu açıkça görüyorsunuz: Bu

Yazının Devamı

Sizin oraların nesi meşhur?

28 Nisan 2026

Antalya’da geçen hafta, Yöresel ürünler fuarı YÖREX’te, başlıkta yer verdiğim soruyu onlarca kez duydum. Ama bu kez cevap tabelada değil, doğrudan tezgâhın arkasındaydı. Üretenin gözünde, anlattığı hikâyede… 10 bin metrekare alanda 70 şehir, binlerce yöresel ürün. Kısacası Türkiye’nin kendisi.

İçeri girer girmez soluğu TOBB Yönetim Kurulu Üyesi de olan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın yanında aldım. Çünkü bu fuarın fikir babası o. “Biz her yıl bu ülkenin yöresel ürünlerini gün yüzüne çıkarıyoruz” dedi. Ama asıl vurgusu başka bir yerdeydi: “Bu yıl yaklaşık 35 belediye burada. Çünkü belediyeler artık yöresel ürünlere sahip çıkıyor. Özellikle kadın kooperatifleri… 120’ye yakın kooperatif var, 70’i kadın kooperatifi.”

Rakam gibi duruyor ama değil! Fuar alanında dolaşınca o sayılar ete kemiğe bürünüyor. Stantların arkasında duran kadınlar var. Üreten, anlatan, pazarlayan bir yapı

Yazının Devamı

Kraliçe’nin Türkiye çıkarması

26 Nisan 2026

Belçika Kraliçesi Mathilde, 14 yıl sonra 450 kişilik heyetle Türkiye’ye geliyor. İki ülke şirketleri arasında kritik anlaşmaların imzalanacağı, savunma sanayimizin gözdesi Baykar’ın da ziyaret edileceği vurgulandı

Belçika Kraliçesi Mathilde, 428 iş insanı, 17 federasyon ve ticaret Odası, 8 üniversite ve Belçika Devlet Kurumu temsilcisi ile Türkiye’ye geliyor. Kraliçe’ye Federal ve Bölge Bakanları da eşlik edecek. Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Van de Velde ve İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht’in katılımıyla İstanbul Başkonsolosluğu’nda “Belçika Ekonomik Misyonu Türkiye Ziyareti Öncesi Basın Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirildi. Belçika Kraliçesi Mathilde’nin liderliğinde 10-14 Mayıs’ta İstanbul ve Ankara’ya yapılacak ziyaretlere ilişkin bilgiler paylaşıldı.

14 yıl sonra ilk ziyaret

Toplantıda konuşan Van de Velde, “Biz, ekonomilerimiz arasında önemli bir işbirliği ve büyük bir potansiyel görüyoruz. Belçika’nın bu

Yazının Devamı

‘Randevu yok, 500 milyon euro zarar var’

23 Nisan 2026

Dün Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya ile bir araya geldim. Anlattıkları, kilitlenmiş bir sistemin fotoğrafıydı. Herkesin dilinde aynı cümle var: “Vize alamıyoruz.” Ama Bağlıkaya’ya göre mesele bu değil. Asıl sorun, randevuya ulaşamamak: “Vatandaş vize alamadığını düşünüyor ama problem randevuya ulaşamamak. Daha baştan sistemin dışında kalıyorlar” diyor. Verdiği rakam çarpıcı. Son üç yılda yalnızca randevu alınamadığı için bize müracaat eden seyahat acentalarının en az 500 milyon euro ciro kaybı, 50 milyon euro da kâr kaybı oluşmuş. Üstelik bu kayıplar vize reddinden değil, randevuya erişilememesinden kaynaklanıyor.

Sektörde konuşulanlara göre, bu tablo yalnızca bugünün sorunu değil, giderek derinleşen bir yapıya işaret ediyor. Randevuya erişemeyen her yolcu, aynı zamanda iptal edilen bir seyahat, boş kalan bir otel odası ve hareketlenmeyen bir ekonomi demek.

Sistemin işleyişine dair eleştirisi net: “Randevular normal saatlerde açılmıyor. Gece yarısı, bayram sabahı, pazar günü… Böyle

Yazının Devamı

Rize’de dört mevsim turizm

21 Nisan 2026

Turizm denilince akla yıllarca Akdeniz ve Ege geldi. Ama artık tablo değişti. Geçen hafta Uluslararası Kaçkar Turizm Fuarı dolayısıyla Rize’deydim. 16 ülkeden 160 acente katılmıştı. Stantlar Karadeniz ruhunu yansıtıyordu; evcil atmacalar, mısır unu değirmenleri ve simülasyonların yanı sıra Laz usulü “Formula” gösterileri de yoğun ilgi görüyordu. Rize’yi yeni keşfetmiş biri değilim. 2016 yılında tam 10 gün bu şehirde kaldım, turizminden gastronomisine kadar her detayı yerinde inceledim. O günlerde helikopterli kayağı (heliksi) ilk kez burada görmüştüm.

Bir anı...

O ziyaretin benim için ayrı bir anlamı vardı. Rize’yi anlatan özel bir turizm gazetesi hazırlamıştım. Gazete için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bir yazı rica etmiştim. “Rizeli Olmak” başlığıyla kaleme aldığı metin, 29 Ocak 2016 tarihli gazetemizde yer almıştı. Bugün dönüp baktığımda şunu diyebiliyorum; yazdığı o metin bir temenni değil, âdeta bir yol haritasıymış.

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın anlattıklarıyla sahada gördüğüm tablo

Yazının Devamı