Takdir Gül’ün burası onun evi

9 Mart 2015

Başbakan Ahmet Davutoğlu, New York’tan dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu’nun, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün milletvekili adayı olup olmayacağı konusunda, “Takdir Sayın Gül’ün kendisinindir. Bence davet dışarıdan birine yapılır. Burası onun kendi evidir. Zaten biz kamuoyu önünde davet ettik” diye konuştu. Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Gül için Meclis Başkanlığı uygun olur” sözlerine ilişkin soruya da “Önce Sayın Cumhurbaşkanımız Gül’ün kararını görelim. Her görevi hakkıyla yapar tabii ki” yanıtını verdi.
Başbakan Davutoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “CHP’yi kapatmak istiyorlar” sözlerinin anımsatılması üzerine de “Buradan çağrıda bulunuyorum. Parti kapatmayı tümüyle yasaklayan bir anayasa maddesini 4 parti olarak haftaya Meclis’e sunalım ve bir oturumda bu işi bitirelim” karşılığını verdi. Davutoğlu, Ak Parti’ye adaylık için başvuranların yüzde 50’sinin Gülen cemaatine yakın isimler olduğu iddiasının sorulması üzerine de “Ak Parti, kurumsal çalışan bir partidir. Temayül yoklamaları yapılır. Alt komisyon var, üst komisyon var. Birçok süzgeç. Tuzluklar bu süzgeçlere takılır, geçemezler” dedi.
Davutoğlu’nun, gündemdeki kritik başlıklara ilişkin görüşleri özetle şöyle:
‘Partimizin kurucusudur’
(11. Cumhurbaşkanı Gül’ün adaylığının sorulması üzerine) “Olağanüstü kongrede siyasi ahlak üzerine atıfta bulundum. Ak Parti konjonktürel bir siyasi hareket değildir. Bir hareketi konjonktürel olmaktan çıkartan şey, kısa dönemli siyasi hırs üzerine hesaplar yerine uzun dönemli sağlam değerlere dayalı hareket olmasıdır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığı süresince ortaya konulan prensipler bunun en güzel örneğidir. Kurallar, normlar, değerler doğru inşa edilirse, kişiler gider ama değerler kalır. Bu değerlerden en önem verdiğim ise vefadır. Sayın Abdullah Gül partimizin kurucusudur. Herhangi bir kurucu da değildir. AK Parti’nin ilk başbakanıdır. Yine cumhurbaşkanımızın tavsiyesi ve iradesiyle Meclis tarafından seçilen, Ak Parti içinden çıkan ilk cumhurbaşkanıdır.”
‘Bizim haddimiz değil’

Yazının devamı...

Rejim kurşun sıksa hedefimiz olurdu

5 Mart 2015

Türkiye’nin Musul’da sıcak çatışmaya girmeyeceğini söyleyen Davutoğlu, Süleyman Şah operasyonu öncesinde, tüm Suriye’yi kapsayan planlar yapıldığını belirtti. Davutoğlu operasyon sırasında Türk askerine saldırılması halinde karakola kadar olan bölgenin kontrol altına alınmasına karar verilmiş olduğunu ifade etti

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yurtdışında başta Irak ve Suriye olmak üzere kritik gelişmelerin yaşandığı, yurtiçinde de çözüm süreci başta olmak üzere kritik aşamaların geçildiği bir dönemde önce Portekiz’e, buradan da ABD’ye ziyaretlerde bulundu. Davutoğlu, Portekiz’in başkenti Lizbon’dan ABD’ye uçarken, gündemdeki kritik başlıklara ilişkin sorularımızı da yanıtladı. Davutoğlu’nun özellikle Musul harekâtı, Süleyman Şah operasyonu ve çözüm süreci başlıklarıyla ilgili dikkati çeken yanıtlarını şöyle özetleyebiliriz:
- YATIRIM BEKLİYORUZ: 2013-2014’te yabancı yatırımlar azaldı. Yabancı yatırımcıyı tekrar çekmek için 20-21 Ocak’ta Londra’daydık, şimdi New York’ta dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılara Türkiye’yi anlatacağız. Hedef dikkatleri Türkiye’ye çekebilmek, heyecan uyandırmak. Portekiz Başbakanı ‘ekonomiyi toparladık’ diyor ve sadece yüzde 1 kalkınma bekliyor. Avrupa ekonomisi ciddi bir durgunluk içinde. İşte böyle bir ortamda yabancı yatırımcılara Türkiye’deki ekonomik dinamizmi anlatacağız. Hem finans sektörüne hem reel ekonomiye yatırım bekliyoruz. Bizim tercihimiz kalıcı yatırımdır. Gelip fabrika kurmalarını destekliyoruz. Açıkladığımız teşvik paketleri hep bu direkt yatırımı almak için.
- TEK PARAMETRE OLARAK GÖRÜLMEMELİ: (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz indiriminde ısrarcı olması ve görüş ayrılıklarının aşılıp aşılamadığının sorulması üzerine...) G20’de Almanya’nın enflasyon duyarlı ekonomik modeli ile ABD’nin kalkınma ve yatırım odaklı ekonomik modeli arasında ciddi fark var. Türkiye’de de tartışılıyor. Enflasyon ile mücadele ederken kalkınma hedefleyen bir ülkeyiz. Merkez Bankası’nın geçen yıl enflasyon hedefinin tutmamasının sebeplerinden biri tarım fiyatlarındaki artıştı. Kuraklık vardı. Bu bize şunu gösteriyor; enflasyonu sadece Merkez Bankası’nın faiz ya da kur politikaları belirlemiyor. Burada işi kutuplaştırıp, iki kutup gibi değerlendirmek doğru değil. Yatırımlar için enflasyon ve faiz oranları kadar siyasi istikrar da önemli. Geçen yıl Cumhurbaşkanı, Başbakan değişti, o dönemde Ak Parti içinde kriz olsaydı, bu faizleri yukarı çekerdi. Burada çok dikkatli bir şekilde para politikaları ile enflasyon arasındaki ilişkiyi yönetmek gerekiyor. Bu sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde tartışılıyor. Bu doğal. Önemli olan bunun tek unsur, tek parametre olarak görülmemesi. Türkiye’nin ne doğalgazı, ne petrolü, ne birikmiş sermayesi var. Dışarıdan sermaye çekmek zorundayız. Burada faizle enflasyon beklentisi arasında sağlıklı bir ilişki kurmazsak, dış yatırım düşmeye başlıyor.
- PARANIN KAÇMAMASI LAZIM: Dünyada şu an en uygun yatırım ortamını araştıran, ciddi bir sermaye var. Ya sıcak para şeklinde, finans piyasalarına gelip kâr etmeye çalışıyor ya da kalıcı olarak fabrika kurmaya geliyor. Biz tabii doğrudan yatırımı, sanayi kurmak için gelenleri tercih ederiz. Ama kısa vadede Türkiye’den paranın kaçmaması lazım. Dünyadaki reel faiz oranlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye cazip olmalı. Burada denge bulmamız gerekiyor. Hem sermaye kaçmasın, hem de yatırıma gelecek sermaye için kalıcı bir yatırım ortamı olsun. Bu sağlanabilir. İyimserim. Enerji giderlerimiz düşüyor. Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişleme politikası da bize fırsat sunuyor. Ortaya çıkacak para için en önemli limanlardan biri Türkiye. Brezilya krizde, Arjantin krizde, Japonya durgunlukta. AB durgunluktan çıkmaya çalışıyor. Japonya’daki rezerv fazlasını çekebiliriz. İyimserim.

Resmi ziyarette bulunduğu Portekiz'deki temaslarını tamamlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, özel uçak "TUR" ile ABD'ye gitti. Başbakan Davutoğlu, uçakta gazetecilerle açıklamalarda bulundu. - AA

Yazının devamı...

Küba’daki saray beni büyüledi

15 Şubat 2015

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3 günlük Latin Amerika gezisinden dönerken, uçakta, çözüm süreci ile ilgili gündemdeki kritik açıklamanın yapılmasını cuma günü beklediğini ancak yapılmadığını, her an yapılabileceğini söyledi. “Önemli olan uygulama” diyen Cumhurbaşkanı, “Tüm Türkiye’nin bu kardeşliğe ihtiyacı var” diyerek, açıklama beklentisinin altını çizdi. Üç Müslüman’ın öldürülmesinden sonra sert tepki gösterdiği ABD Başkanı Obama’yla ilk göreve geldiğinde arasının çok iyi olduğunu ancak anlayamadığı şekilde farklı geliştiğini kaydeden Erdoğan, dünyada yalnızlaştığı eleştirilerine, “Umursamıyorum, halkın değil liderlerin nezdinde olabilir, kıskançlıktan başka bir şey değil” yanıtını verdi.
Erdoğan, dönüş yolunda şu değerlendirmelerde bulundu:

UMUT VERİCİ GELİŞMELER OLACAK
Yaklaşık 1 haftayı bulan Kolombiya Küba ve Meksika ziyaretimiz son buluyor. Kolombiya ziyareti Cumhurbaşkanlığı açısından ilk ziyaret. Bu ülkelerle son 10-12 yılı kıyasladığınızda ticaret hacmimizin arttığını görüyorsunuz ama yeterli değil. İnanıyorum ki önümüzdeki on yılda daha iyi hale gelecek. Küba uzun yıllardır yaptırımlar uygulanan bir ülke. Sıkıntıları var. Ticaret hacmimiz 28 milyon dolar. Yarısı ithalat, yarısı ihracat. Heyetler arası ve dar kapsamlı görüşmeler neticesinde umut verici gelişmeler olacak. Sıçrama olabilir. Önemli olan bizim Küba’ya, onların bize yaklaşımıdır. Aldığım hava iyi. Gerek ekonomik gerek siyasi hatta kültürel anlamda çok pozitif adımlar atacakları izlenimi edindim. Meksika’yı üçüncü kez ziyaret ettim. Cumhurbaşkanları Enrique Nyeto ülkemizi ziyaret etmişti. Olumlu havayı, nasıl davrandıklarını sizler de gördünüz. Üç ülkenin birbirleri ile ilişkilerinin iyi olduğunu gördüm. Bu ülkelerle gerek serbest ticaret, gerek diğer anlaşmaların yerine getirilmesi lazım. Örneğin Meksika ile G20 öncesi serbest ticaret anlaşmasını imzalayabiliriz. Kolombiya açısından da umarım böyle olur.

KOLOMBİYA’DAN KÖMÜR ALIYORUZ

Yazının devamı...