Rodin yaz tatilinde Antalya’da

Antalya Muratpaşa’da, şehrin merkezi konumlarından Şehit Binbaşı Cengiz Toytunç Caddesi’nde gri binaların arasından diğerlerine hiç benzemeyen bir bina yükseliyor. Caddedeki klasik yapılaşmanın soğuğunu kıran. Renk renk borularla kaplı dış cephesi. Borular birbirinin aynısı değil. Tıpkı insan gibi. Farklı kırılımlarla kaplıyorlar yapıyı. Ama bütüne baktığımızda uyum içindeler. Yine farklı insanların oluşturduğu bütün gibi. Bu anlamlı, özgün yapının mimari projesinde Sinan Genim’in imzası var. Beş katlı çağdaş binanın adı Antalya Kültür Sanat. 2015 yılında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Araştırma ve Kültür Vakfı tarafından yaptırılmış. Hedefi “Antalya için yeni bir cazibe merkezi oluşturmak, hem Antalyalıları hem de kente gelen yerli ve yabancı konukları sanatın ve kültürün farklı renkleriyle buluşturmak”. Yedi yıl içinde bu hedefe defalarca ulaştı. Ulusal ve uluslararası sergilere ev sahipliği yaptı. Yetişkinler ve çocuklar için sanat eğitimleri verdi. Felsefe, edebiyat, sinema alanlarında çok sayıda paneller düzenlendi bu yapıda. AKS bugünlerde, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın 140. kuruluş yıldönümü dolayısıyla muhteşem bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Modern heykelin kurucularından Fransız heykeltıraş François-Auguste Rodin’in eserleri, “Tutkunun Heykeltıraşı Rodin- Erbil Arkın Özel Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” adlı sergiyle Antalyalılarla buluşuyor. Rodin 2006’da ilk olarak İstanbul’u ziyaret etmişti SSM’de. Bu kez AKM’de Antalya havası soluyor.  

Dönüm noktaları 

Sergi AKM’nin üç katına yerleştirilmiş. Kıbrıslı iş insanı Erbil Arkın’ın özel koleksiyonundan derlenen 22 eser insanın nefesini kesiyor. Antalya’nın kavurucu sıcağı dışarıda yaz mevsiminin tadını çıkarırken, sergi alanında serin bir bahar havası içinde eserlerin arasında dolaşıyoruz. Heykeli, taşın fazlasını atarak oluşturduğunu söyleyen Rodin’in fazlalıklardan kurtulmuş formları sade ve bütünlük içinde bir kürasyonla sergileniyor. Her bir eserin karşısında büyüleyici güzelliğin etkisini deneyimliyoruz. Rodin’in kariyeri boyunca dönüm noktalarını oluşturan eserler bunlar.  

“Sanatın doğabilmesi için, sanatçı öncelikle o ateşi yakabilecek bir kıvılcım yaratmalı ve yarattığı bu ateş tarafından yutulmaya hazır olmalıdır,” diyen Rodin’in bu sergide, yarattığı kıvılcımlardan payına düşen eserleri arasında kimler yok ki? Dante’nin “Inferno” (Cehennem) eserinde anlattığı, gayrimeşru ilişkileri nedeniyle cehenneme gönderilen genç âşıklar Paolo ve Francesca’nın tutkulu aşklarını temsil eden “The Kiss”, Rodin’in ünlü “The Gates of Hell”inde (Cehennem Kapıları) yer alan “Falling Man” (Düşen Adam) ve “Crouching Woman” (Çömelmiş Kadın) heykellerinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuş bir düzenleme olan “I am Beautiful”, Şeytan tarafından ayartıldıktan sonra, vücudunu korumak için içeriye doğru kapanan, işlediği günahın ve çıplaklığının ayrımında olan “Eve”, “The Gates of Hell’in sol üst kapı panelini süslemek üzere tasarlanan “The Falling Man”, Rodin’e olan aşkının bedelini, dehasını gölgeler içinde ve uzun yıllar bir akıl hastanesinde yaşayarak ödeyen “Claudel”, burnu kırık olduğu için Salon sergilerine kabul edilmeyen “Broken Nose” ve diğerleri.  

Bu şahane sergiyi hayata geçiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davud Çetin. Kolay mı Antalya’ya Rodin’e getirmek? Böyle devasa bir proje Antalya’da hayata geçtiyse, bunda Çetin’in vizyoner kişiliğinin ve sanata verdiği önemin payı tartışılmaz. Serginin organizasyonunun ve kurumun zengin sanat içeriğinin arkasındaki isim ise, uzun yıllar İstanbul’da sanat galerilerinde yaptığı başarılı projeleriyle bildiğimiz AKS Sanat Direktörü Münevver Eminoğlu. Bir sanayi ve ticaret odası, eğer isterse, doğru kadrolarla çalışırsa büyük sanat olaylarına imza atabilirmiş pekâlâ. Bu bağlamda ATSO önemli bir rol model. Tatil sezonu açıldı. Antalya uçakları tıklım tıklım. Deniz, güneş, pırıl pırıl Antalya sahilleri… Cazibelerinden sual olunmaz kabul. Ama 31 Temmuz’a kadar Antalya aynı zamanda Rodin demek. Tatil planınıza mutlaka ekleyin. 

İyi pazarlar dilerim.