En iyi sarı renk kombinleri

13 Ocak 2021

Pantone'nin 2021 sezonu için açıkladığı sarı ve gri renk, şüphesiz pandemi nedeniyle içimizin karardığı şu günlerde hepimize bir nebze olsun iyi geldi. Yaz mevsiminin sıcacık ve coşkulu atmosferini anımsatan sarı renk, kış mevsimi dahil her sezonun en dinamik renk tonlarından biri olmuştur benim için her zaman... Pantone'nin bunu resmileştirmesi de bu nedenle ayrıca sevindirdi beni ne yalan söyleyeyim. Bu noktada başta sarı rengi baz alarak yapabileceğiniz en iyi sarı renk kombinleri ve çok daha fazlasını sizin için hazırladığım bu küçük rehber niteliğindeki yazıda bulabilirsiniz.

Sarı Renkle Kontrast Seçimler

Tepeden tırnağa sapsarı giyinmek sizin için biraz iddialı bir seçim olacaksa, bunun yerine tek bir parçayı öne çıkararak sarı rengi kullanabilirsiniz. Örneğin siyah ve düz bir basic elbisenin üzerine sarı bir ceket giyerek stilinizi bir adım öne çıkarabilirsiniz. Renkli giyinmeyi seven biri için, yeşiller, kırmızılar ve sarı gibi göz alıcı renkleri bir araya getirmek hiç sorun olmayacaktır. Yeşil renkli oversize bir pantolonu, sarı renkte bir triko ceket, kırmızı portföy çanta ve ayakkabıyla tamamlayabilirsiniz. Sarı rengin en iyi kontrast yaptığı renklerden biri de mor! Mor renkli elbise, pantolon ya da etekleri, sarı renkli üst grup ürünleriyle tamamlayabilirsiniz. Sarı ceketler, paltolar ve hırkalar bunun için şahane seçimler.

Ekoselerin Zamansız Stili

Sarı renkli ekose kumaşlarla tasarlanmış etek, ceket ve elbise gibi parçaları, tek renk sarı dış giyim ürünleriyle tamamlayın. Soğuk kış günlerinde sarı renkli pelüş tedi kabanlar, yün ve kaşe paltolar bu stile uyarlayabileceğiniz en sıcak dış giyim ürünlerinden. Stilinizi tamamlamak için sarı renkli yün şapka ve çizmelerden de yararlanabilirsiniz. Ekoselerin zamansız ve klasik tarzı, sarı rengin yükselişiyle en eğlenceli zamanlarından birini geçiriyor diyebiliriz. Moda tutkunlarının bu stile kayıtsız kalabileceğini sanmıyorum.

Muhteşem İkili: Sarı Gri Kombin

Yazının devamı...

Bottan işler! İşte botta sezonun yükselenleri

20 Kasım 2020

Zaman rahatlık zamanı... Hayata yetişmeye çalışırken bir de kadın olmanın verdiği o hassasiyetle ayna karşısında geçen uzun saatlere, bir kolaylık lazımdı... Modacılar da bunu düşünmüş olmalıydı ki 2020-2021 sezonunda ayaklarımıza konforlu bir şıklığı uygun görmüşler. Topuklu ayakkabı ve botların cazibesi baki; onlara elbette diyecek sözümüz yok. Ama günlük kullanımda daha kullanışlı ve rahat bir şıklık vadeden düz botlarda öyle tasarımlar var ki topuklu tasarımlara uzun süre dönüp bakmayacaksınız derim.

Tam zamanlı olarak bir işte çalışıyorsanız, yeni sezondaki dişli tabanlı botları mutlaka keşfetmelisiniz. Bu botların en büyük avantajı, jean pantolonlar başta olmak üzere, tayt, şort, etek, elbise ve hatta bazen abiyelerle bile kusursuz uyum sağlaması. Bu kadar çok fonksiyonel özelliklere sahip olan botları yeni keşfetmiyoruz elbette; ancak trendler arasından çaktırmadan yükselişine de kayıtsız kalamadım.

Skinny jean pantolonları ve tayt modellerini, bu tip rahat botlarla şık kombinlere dönüştürebilirsiniz. Modası asla geçmeyen kabarık montları, soğuk geçen kış günlerinde bu zarif stilinize dahil edebilirsiniz. Yünlü atkılar, kaşkol ve berelerle kontrast formlar yaratarak kendi özgün stilinizi oluşturabilirsiniz. Bağcıklı, cırt cırtlı ya da lastikli konç tasarımlarıyla farklı zevklere hitap eden birçok model bulunuyor. Taraklı ayak yapısı olanlar için bağcıklı ve lastik konçlu modeller çok uygun... Cırt cırt kapanışlı botlar da hem pratik hem de kullanışlı...

Taytları, oversize kazak ya da sezonun trend parçalarından olan ekoseli ve yünlü ceketlerle tamamlayabilirsiniz. Boğazlı triko ya da penye bluzları isterseniz tek başına ya da isterseniz bu tip salaş ceketlerin içinde kullanabilirsiniz. Sezonun trend tonlarından turuncu ve pembe renklerini işe dahil etmeyi unutmayın. Kış mevsiminde açık renkleri tepeden tırnağa kullanmayı sevmiyorsanız, küçük detaylarda neon ya da pastel renk tonlarına yer verebilirsiniz.

Yazının devamı...

Artık o da online: Stil danışmanlığı

12 Ekim 2020

Zamanın eskiye oranla daha hızlı akması ve artık neredeyse kimseye yetmemesi, beraberinde yeni nesil meslekleri de doğuruyor. Stil danışmanlığı hayatımıza yakın zamanda giren meslek dallarından biriydi. Şimdi bu alanda yepyeni bir kulvar daha açıldı: Online stil danışmanlığı. Bu hizmeti bazı uygulamalar üzerinden ya da anlaştığınız kişisel stil danışmanınız ile online olarak da alabiliyorsunuz. Teknoloji çağının nimetlerinden moda alanında faydalanmaya başlamak istiyorsanız, işe online stil danışmanlığı hizmeti alarak başlayabilirsiniz.

Bu işi profesyonel bir ekiple ve online uygulama üzerinden yapmak isterseniz, şu an kullanıma sunulmuş web sitelerinden destek alabilirsiniz. Bazı markaların sitelerine girdiğinizde de sizi bir online stil danışmanı karşılıyor. Üstelik bu danışmanlar öyle yapay zeka falan da değiller; her soruyu rahatlıkla sorabileceğiniz ve ne istediğinizi rahatlıkla anlatabileceğiniz gerçek insanlar...

Siteye girdiğinizde sizin için hazırlanmış bir tanışma formunu doldurarak kendiniz, vücut tipiniz, saç renginiz gibi bilgileri girmeniz gerekiyor. Bu ön tanışma formunun ardından size hizmet verecek olan stil danışmanı sizinle irtibata geçiyor. Siteden hizmet aldığınız sürece size aynı danışman yardımcı oluyor. Böylece her defasında farklı bir kişiye stilinizi ve beklentilerinizi anlatmanız gerekmiyor.

Aylık olarak size ve tarzınıza uygun kombinler hazırlanarak adresinize anlaşmalı kargo ile gönderiyorlar. Beğendiğiniz ürünleri piyasa fiyatları üzerinden satın almanız sağlanıyor. Size ulaştığı halde beğenmediğiniz ürün olursa, yine aynı kargo şirketi üzerinden ürünleri koşulsuz iade edebiliyorsunuz. Hatta bu stil danışmanlığı işini bir sosyal yardım projesine de dönüştürmüşler; artık giymediğiniz ve ne yapacağınızı bilmediğiniz kıyafetleriniz varsa, anlaşmalı kargo şirketi kapınıza geldiğinde bu ürünleri de firmaya iletilmek üzere gönderebilirsiniz. Bu kadar hizmetin bedeli de oldukça düşük üstelik. Aylık 30-35 TL civarında bir abonelik ücretiyle bu hizmetten yararlanabiliyorsunuz.

Kişisel olarak ulaştığınız ve referansları sayesinde hizmet almak istediğiniz bir stil danışmanı bulduysanız, onunla da online iletişim kurarak bu yardımı alabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli konu, hizmet veren stil danışmanının güvenilirliği, referansları ve bu konudaki vizyonu... Eğer stil danışmanınız ile aynı şehirde yaşıyorsanız işiniz elbette kolay... Ama farklı şehirlerde yaşıyorsanız o zaman hizmeti online olarak da alabilirsiniz. Deneyimli online stil danışmanınız, sizin hakkınızdaki iş, stil beklentisi ve vücut tipi gibi bilgileri aldıktan sonra şehrinizde size en uygun markaların ürünlerini taramaya başlıyor. Size uygun olarak hazırladığı kombinler için sizi ilgili mağazalara yönlendiriyor. Bu sayede siz, oturduğunuz yerden sizin için uzman gözüyle seçilmiş kıyafetlere ve tarzınıza uygun bir gardıroba sahip oluyorsunuz. Stil danışmanlarının ücretleri de birbirinden oldukça farklı... Zira bu iş için herhangi bir standart fiyat listesi bulunmuyor. Elbette sahne kostümleri ya da gelinlik gibi özel kıyafetleri seçecek stil danışmanları ile günlük kombinlerinizi hazırlayacak danışmanların ücretleri birbirinden farklı...

Yazının devamı...

Yürüyüş ayakkabısı nasıl seçilir?

17 Eylül 2020

Sağlıklı bir vücut ve hızlı çalışan bir zihine sahip olmak için, açık havada sık sık yürüyüş yapmanın önemini biliyoruz. Bu önemli ve pratik spor aktivitesinde, vücudumuzun tüm yükünü taşıyan ayaklarımızın rahat etmesi adına, en doğru yürüyüş ayakkabısı modelini seçmemiz gerekir. Zemine uygun taban yapısı, topuk ve taban desteği, parmakların ayakkabı içindeki rahat duruşu, ayakkabının önemli özelliklerinden birkaçıdır.

Yürüyüş Ayakkabısı Nasıl Seçilir?

Yürüyüş ayakkabılarında aranması gereken en temel özellikler, başta esnek materyal ve taban yapısıdır. Ayakkabının burnu üzerinde yükseldiğinizde, parmaklarınız sıkışmadan rahatça hareket edebiliyorsa, yürüyüş ayakkabınızın doğru bir seçim olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz. İkinci önemli özellik, güçlü bir taban desteği. Ayaklarınızın yürüyüş esnasındaki ilk hareketi tabanda, ikinci hareketi ise esnemeyle birlikte burundadır. Bu nedenle rahat ve ergonomik bir topuk desteği, uzun yürüyüşlerde bile ayaklarınızın rahat etmesini sağlayacaktır. Ayakkabıyı alırken mağaza içinde biraz yürümeniz, burun üzerinde esneme hareketleri yapmanız yaptığınız alışverişten memnun kalmanızı kolaylaştırmaya katkı sunar. Kalın tabanlı ayakkabıların da ideal modeller arasında olduğunu belirtmekte yarar var. Zemine yumuşak ve yavaş bir biçimde ayaklarınızın temas etmesini sağlayan kalın tabanlı tasarımlar, yürüyüş ayakkabıları arasında en ideal olan modellerdir.

Terletmeyen Modeller İdealdir

Ayakkabının üretildiği materyal, kalıbı ve teknik özellikleri kadar önemlidir. Nefes alabilen tekstil dokulu malzemeler ile tasarlanmış yürüyüş ayakkabıları, daha avantajlı tasarımlar olarak öne çıkar. Bununla birlikte, eğer dışı deri materyal ile tasarlanmış bir ayakkabı tercihiniz olsa bile her iki modelde de iç yüzeyin nefes alabilen, yumuşak ve havadar materyaller ile kaplanmış olduğuna dikkat etmelisiniz. Uzun süre ayakkabının içinde kalan ayaklar, bir süre sonra istemeden de olsa mutlaka terlemeye başlar. Ayaklarınızda yara, su toplama, kaşıntı, egzama gibi cilt problemlerinin oluşmaması için, iç yüzeyde nasıl bir malzeme kullanıldığına mutlaka önem vermek gerekir.

Hafif Ayakkabılar Seçin

Yürürken ayağınıza maksimum konfor sağlayacak bir diğer özellik ise hafifliktir. Hafif materyaller, ayaklarınızdaki ayakkabı yükünü azaltacağından, hissedilen ağırlık da o ölçüde azalmış olacaktır. Bu sebeple, yürüyüş ayakkabılarınızı yeni teknolojilerle tasarlanmış, ultra hafif ve bir o kadar dayanıklı materyallerle tasarlanmış modeller arasından seçebilirsiniz. Uzun yürüyüşlerde size büyük avantaj sağlayacak olan hafiflik desteği sayesinde, yorulmadan daha fazla kilometre yapabilir ve dilediğiniz kadar açık havada kalabilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu kalın....

Yazının devamı...

Yaşasın çiçek egemenliği!

28 Mayıs 2020

Gelecek planlarımız, içinde bulunduğumuz karantina günlerinde belirsizliğini korumaya devam etse de kalbimizde yeşeren umut bir yandan her şeyi güzelleştiriyor. 2020-2021 kış sezonunun defileleri yavaş yavaş görücüye çıkmaya başladı bile. Geçen yıl modayı en yüksek perdeden hakimiyeti altına alan birçok desen, renk ve model, önümüzdeki sezon geri çekiliyor... Bunun tam tersi, önceki birkaç sezon listedeki yerini koruyan birçok desen de önümüzdeki sonbahar ve kış sezonunda yine gardıroplarımızdaki varlığını sürdürüyor. Çiçekler, önümüzdeki sezonun en belirgin deseni olacak diyebilirim. Öyle ki iç giyimden dış giyime varan geniş bir skalada, rengarenk çiçeklerin büyülü dünyasına balıklama dalışa geçiyoruz. O halde neleri gardırop detoksu ile yeni sezona götürmeyeceğimize ya da yenilikleri hangi desen ve renklerden yana tercih edeceğimize bir bakalım:

Çiçek desenleri, bu sezon kabarık şişme montlar da dahil olmak üzere birçok dış giyim ürününü süslüyor. Zarif kadın silüetine en çok yakışan desenlerden biri olan floral baskılar, tropik çizgileri de stiline katarak şıklık dozu yüksek masalsı bir dünyaya sizi davet ediyor. Eğlenceli, şık ve bir o kadar renkli mont modellerine, çiçek desenli kabanlar, palto ve hırka seçenekleri eşlik ediyor. Sportif giyimin kült parçalarından olan sweatshirt modelleri de floral desenlerin cıvıldayan neşesinden faydalanıyor. Renkli, canlı ve gösterişli renk cümbüşünün hakimiyetinde, elegan tavrını koruyan çiçek desenleri, zaman içinde sıkıcı olmaktan uzak ferahlatıcı bir dokunuşla hayatımıza dahil oluyor.

Kalın palto ve kabarık montların yanı sıra sezonluk tarzıyla ilkbahar ve sonbahar geçiş mevsimlerinin kurtarıcı dış giyim parçalarından olan bomber montlar, çiçek desenlerini en iyi şekilde taşıyan modellerin başında geliyor. Düz zemin üzerinde serpiştirilmiş çiçekler, bohem stili yansıtan çiçek formları ve daha birçok deseni, bu sezon bomber ceketlerde de bolca göreceğiz. Ayrıca çanta ve ayakkabı gibi aksesuarlarda da çiçeklerden ilham alan tasarımların gücü hakimiyetini hissettiriyor. Kendinizi neşeli ve dinamik bir sonbahar kış sezonuna şimdiden hazırlamaya başlayın.

2020/2021 Sonbahar-Kış sezonunda, klasik giyimde lacivert, bej, gri ve haki gibi renkler güçlü bir stil vurgusu yapıyor. Sportif giyimd  turuncu, mor tonları, fuşya, mint ve bej renkleri dikkat çekiyor. Çiçek desenlerinin romantik tarzını güçlendiren canlı renk tonları, hem casual stilde hem de farklı konseptlerde rahatlıkla kombin yapabilmeyi kolaylaştırıyor. Cilt ve saç renginizi de işin içine katarak kendiniz için en doğru renk skalasını ancak kendiniz oluşturabilirsiniz.

Örgüler de önümüzdeki sezon yine çok revaçta olan modeller arasında göze çarpıyor. Büyük desenli ve kalın örgü kazaklar, hırkalar ve trikolar, sıcacık olmanın en şık halini yansıtıyor. Kemerlere yatırım yapmaya devam edelim derim; zira önümüzdeki sezon hırka ve kazaklar yine fazlasıyla hacimle ve geniş kalıplarla tasarlanıyor. Kemerler, hırka, kazak ve paltoların üzerinde kullanılmaya devam ediyor. Hazır yaz sezonunun başlarında olduğumuz şu günlerde, zamansız aksesuarlar olan kemerleri gardırobunuza dahil etmeyi unutmayın.

Hayvan baskılı kumaşlar bu sezon ön planda görünmüyor. Elbette zamansız klasik desenler arasında olan leopar baskılar, bu işin dışında ayrıcalıklı kumaşlar olarak her zaman kullanıcı buluyor. Geçen sezon oldukça hit desenler arasında değerlendirilen cow-print desenler yerini bolca çiçek ve tropik desenlere bırakıyor. İçimizin şu günlerde umutlanmaya ve çiçek misali açılmaya çok ihtiyacı var. O halde yaşasın çiçek egemenliği!

 

Filiz HAS

Yazının devamı...

Sezonun havalı stili: Bomber ceket

14 Mayıs 2020

Zamansız çizgileriyle trend duruşunu asla yitirmeyen bomber mont tasarımları, havaların ısınmaya başladığı coşkulu bahar günlerinde, gardırobunuzun kurtarıcı parçaları arasındaki yerini alıyor. Fit duruşuyla stilinizi her daim dinamik ve havalı göstermeyi başaran bomber montlar, jean etek ve jean pantolonlar, mini elbiseler ve şortlarla oldukça şık kombinler yaratmanızı sağlıyor. Bomber montların havalı stilinin altında, vintage etkisi yaratan efsanevi ünü ve her konsepte kolayca uyarlanabilmesi gibi özellikler yatıyor. Saten, nubuk, süet, deri ve kumaş materyallerinin hayat verdiği bomber mont modellerinde, elastan bel ve manşet detayları olmazsa olmaz tasarım özelliklerini oluşturuyor.

Bomber Ceket Nasıl Giyilir?

Sportif duruşuyla günlük giyim stilini hoş bir silüetle tamamlayan bomber ceketlerin güzel bir görünüm sunması için, öncelikle slim bir kalıpla tasarlanmış olması gerekiyor. Burada bahsedilen, ceketin bedeninize tamamen yapışması demek değil; zarifçe vücudunuzu sarmasından bahsediyorum. Basic t-shirt, atlet ve bluz tasarımlarını, mini etek, şort ya da jean pantolonlarla bir araya getirerek bu yalın görünümü şık bir bomber ceketle tamamlayabilirsiniz.. Basen probleminiz yoksa, bomber ceketler belinizin hemen altında biteceğinden kusursuz bir görünüm sergileyecektir. Düz siyah mini ya da midi boy bir elbiseyi, çiçek desenli ya da işlemeli bir bomber ceket ve şık bir sneaker ayakkabı ile tamamlayarak günün dilediğiniz saatinde ışıltınızı yansıtabilirsiniz. Bomber ceketleri tamamlayacağınız ayakkabıların seçimi en önemli konulardan biri. Topuklu stilettolar dışında sportif detaylar taşıyan ayakkabılarla her zaman mükemmel uyumu yakalayabilirsiniz.

Bomber Ceket Ne Zaman Giyilir?

İlkbahar ve Sonbahar sezonları, geçiş mevsimleri olmaları nedeniyle hafif kıyafetlerin üzerine ince bir mont ya da ceket alınmasını gerektiren iklimsel koşullara sahiptir. Bomber ceketler, hem işlevsel özellikleri hem de şık duruşuyla bu ihtiyaca mükemmel tarzıyla cevap veriyor. Gündüz sportif kombinlerinizi tamamlayarak stilinize katkı sunan mont modeli, akşam dışarı çıkarken yanınıza alabileceğiniz zarif ve iddialı bir görünüm taşıyor. Bomber ceket modelinizi payet, pırıltı ve boncuk işlemeli modeller arasından seçerek hafif abiye stilinize de kolaylıkla uyarlayabilirsiniz. Yaz akşamlarının serin geçtiği yerlerde de bomber ceketlerin çarpıcı tarzından yararlanabilirsiniz. Şort ve t-shirt kombinlerini, şık bomber ceketlerin havalı stiliyle tamamlayabilirsiniz.

Sezonun Trend Bomber Modelleri

Yazının devamı...

Dijital moda çağı başlıyor!

21 Nisan 2020

Şüphesiz Corona salgını, tüm dünya için birçok şeyi değiştirdi. Bu değişikliklere yeme içme alışkanlıklarımızdan, sosyalleşmeye, gezme tozma, iş ve giyinmeye kadar çok sayıda örnek verebiliriz. Moda, Corona sonrasında en çok farklılaştığını hissedeceğimiz sektörlerden biri olacak bana göre… Zaten teknolojinin ibresi uzun zamandır dijitalleşme yönünde sabitlenmişti. Corona salgınının başlamasıyla birlikte, eve kapanan bireyler daha fazla iç dünyasını ve yaşam tarzlarını sorgular oldu. Öyle ki, şu anda tüm dünyadaki insanların bir çoğu, sahip olduğu ama giyemediği gardıroplar dolusu eşya ile ne yapacağını bilemiyor. Hal böyleyken, bu virüs tehlikesi ortadan kalktığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını da rahatlıkla söyleyebiliriz.

Salgın başladığından bu yana modaya dair bir şey yazmak pek içimden gelmemişti açıkçası… Çünkü, bildiğimiz ve yüzyıllardır gelişimini gözlediğimiz moda anlayışı, Corona sayesinde büyük bir eşik atladı. Geçmişten bilinen trendlere, akımlara dair ne yazılabilirdi ki? Ama geçen bu süreçte, modanın da bundan sonra izlemeye başlayacağı yol, yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Sanal defileler, 3D koleksiyonlar, avatar modeller ve daha fazlası…

150’yi aşkın tasarımcının ortaya çıkardığı koleksiyondan oluşan defile, dünyaca ünlü bir e-ticaret platformu üzerinden geçtiğimiz haftalarda izleyicilerin beğenisine sunuldu. Toplamda sadece 6 dakika süren defileyi, tüm dünyadan birçok insan eş zamanlı olarak izledi. 11 milyondan fazla görüntüleme sayısı elde eden kısa sanal defile, gelecekte fiziksel olarak bir arada bulunulan ve temas mesafesindeki defilelerin artık tarih olacağının da ayak sesleri gibiydi.

Moda haftaları da yeni gelişen bu akıma çoktan adapte oldular bile… New York Moda Haftası, Milano Moda Haftası gibi sektörde ilk sıralarda yer alan etkinlikler, şimdiden sanal defile hazırlıklarına başladılar. Yeni moda dünyasında bizleri neler bekliyor? Sanal defilelerde, sanal mankenler üzerinde sunulan tasarımlar, ileri teknoloji gözlüklerle izleyeceğiniz birer sanal şova dönüşecek. Hatta beğendiğiniz ürünleri tasarımcının koleksiyonundan yine sanal olarak deneyip, dilerseniz satın alabileceksiniz. Covid-19 salgını öncesinde de dünyadaki dijital platformlarda kullanılan sanal giysileri uzun zamandır tasarlayan markalar, şimdiden yeni ekolün parlayan yıldızları olacak gibi görünüyor. Hollanda kökenli The Fabricant ve Carlings markası, dijital moda sektörüne yön verecek önemli sanal modaevleri olarak öne çıkıyor.

Sanal dünyada sanal defileler bizi bekliyorsa, modeller kimler olacak peki? Sanal defilelerde boy göstermesini beklediğim modeller de baştan sona dijital tasarımlar olacak derim ben… Ama bununla birlikte, bugün hal-i hazırda Top Model olarak dünyaca tanınan ve sevilen modellerin, yüzlerinin de sanal dünyada bir yandan yer almaya devam edeceğine inanıyorum. Her şey hızlı bir biçimde sanal ve dijitale evrilirken meslekler de form ve alan değiştirecek üstelik…

Ünlü moda evleri bu yeni dünyaya adapte olmaya çalışırken bir yandan da yeni nesil 3D yazıcılar, evlerdeki diğer elektronik eşyaların yanında yavaş yavaş yerini almaya başlayacak. Günlük giysiler, artık kişinin kendi tasarımıyla ve kendi ev ortamında üretebileceği kadar kolay bir biçimde elde edilebilecek. Bu yönüyle moda sektörünün, tasarımcıdan üreticiye kadar geniş bir alanda değişeceğine ve birçok insanın kendini yaptığı işle birlikte baştan sona yenilemesi gerekeceğine eminim.

Moda kendine yeni bir yön çizerken biz moda yazarları da bu hız içerisinde kendimizi yenileyeceğiz elbette… Artık sadece var olanı, sunulanları, tasarımları yazmak yerine, yenilikçi ve fütüristik yaklaşımlarla sanal moda dünyasında daha neler yapılabileceğini dile getirmek de bize düşer artık belki de…

Yazının devamı...

Farklı mı şık mı?

25 Şubat 2020

Şıklık olgusu geçmişte tepeden tırnağa uyum, zarafet ve kalite olarak bir araya gelen görüntünün adıyken günümüzde bambaşka bir anlam taşıyor. Artık olabildiğince farklı görünmek, değişik tarzdaki desen ve renkleri karıştırarak çarpıcı bir stil yaratmak, şıklığın altın kodlarını oluşturuyor. Günlük giyim stilinde daha fazla göze çarpan bu yeni moda anlayışı, kimi Haute-Couture tasarımlarda da farklılığını ortaya koyarken modanın asıl yön değiştirdiği yer ise sokak stili olarak karşımıza çıkıyor.

Moda nedir?

Modaya yeni trendler kazandırmak adına ortaya çıkan bu her şeyi karıştırma furyasına siz ne diyorsunuz? Çizgililer ve ekoseler, puantiyeler ve geometrik desenler, renkleri çılgınca karıştırmak… Ben, “giyilebilir ve kullanışlı giyim stilinin her modeline varım” diyenlerdenim. Rahatlık ve şıklık öncelikli olup, trendleri ondan sonra listeme almayı seviyorum. Çünkü moda, benim için yararlanabileceğim bir yol haritasıdır. Aynı anda herkesin aynı şeyden zevk alması ve aynı şeyleri topluca giyerek mutlu olmamız mümkün mü? Bence hayır. Tıpkı parmak izlerimizin birbirinden farklı olması gibi, giyim zevklerimiz, sevdiğimiz renkler ve desenler de farklı. Bu durumda modanın asıl amacı, herkesi aynı anda aynı şeylerle giydirmek değildir. Modanın ilham verici yanına daha fazla öncelik vermek sanırım kendi özgün tarzımızı yaratmak konusunda daha fazla yarar sağlayacaktır.

Moda ne işe yarar?

Bana göre modanın asıl amacı, sezonun

Yazının devamı...