Reha ile İbo'ya ombudsman bulundu: Süleyman Demirel

Reha ile İbo'ya ombudsman bulundu: Süleyman Demirel


       Kriz çözen hakem anlamına gelen ombudsmanlık kurumunun başına getirilen Demirel'e ilk görev verildi bile.
       Reha Muhtar - İbrahim Tatlıses krizi...
       ***
     S. DEMİREL: Gelin bakalım dünya güzelleri oturun şöyle...
     R. MUHTAR: Sayın Demirel, vakti zamanında ciğercilik yapan, Urfa çarşısında vurun deyip sonra "Ben vur demedim dur dedim" diye kıvıran bu şahıs bana şerefsiz dedi.
     İ. TATLISES: Şerefsiz demedim yav. Şerbetsiz dedim... Hem şerrefsiz lafı benim lafım değil Mahsun Kırmızıgül'ün sözü Süleyman Abi...
     S. DEMİREL: Devlet yanlış yapmaz sevgili vatandaşlarım. Dememişse dememiştir.
     R. MUHTAR: Ayrıca vakti zamanında ciğerci olan bu şahıs beni tehdit etti sayın Demirel. "Bana dil uzatırken dikkat etsin. Yeğenlerim büyüdü, onlara söz geçiremiyorum" dedi.
     S. DEMİREL: İbrahim böyle bişey dedin mi?
     İ. TATLISES: Valla demedim abi. Bana dil uzatırken demedim gül uzatırken dedim, yeğenlerim demedim yiyenlerim dedim, söz geçiremiyorum demedim saz geçiremiyorum dedim.
     S. DEMİREL: Bak sevgili Reha durum şimdi daha net anlaşılıyor. İbo Bey ben demedim diyor. Benim köylüm, benim memurum, benim sahne sanatçım yalan söylemez Reha... Binaenaleyh seni tehdit etmemiş işte.
     R. MUHTAR:Ederse kaç yazar sayın Demirel, benim arkamda Abdi İpekçi var, benim arkamda Uğur Mumcu var, benim arkamda 60 milyon reyting dostu var.
     S. DEMİREL: Benim arkamda da Ecevit var.
     İ. TATLISES: Benim arkamda da Asena var. Pardon önümde var...
     S. DEMİREL: Şimdi öpüşüp barışma zamanıdır Reha...
     R. MUHTAR: Niye barışıyim Süleyman Bey.
     İ. TATLISES: Yav gel barışalım işte. Öküzün altında buzağı arama.
     R. MUHTAR: Sen de benim patronlarımı arama. Onlardan beni sansür etmelerini isteme İbrahim...
     İ. TATLISES: Ben patronları aramadım daltonları aradım, sansür edin demedim, sansar edin dedim...
     R. MUHTAR: Sen ne söylediğini bilmiyorsun İbrahim Bey.
     İ. TATLISES: Bilmem tabii Urfa'da Oksford vardı da okumadık mı?
     S. DEMİREL: İslamköy'de de Oksford yoktu ama biz okuduk İbrahim. Devlet bu memleketin her köyüne Oksford yapamaz. Bu konuda bozgunculuk yapmanın alemi yoktur.
     İ. TATLISES: Saygı duyarım Süleyman abi. Ama tahsil cehaleti alıyor eşeklik baki kalıyor abi...
     R. MUHTAR: Bakın şimdi de bana eşek dedi.
     İ. TATLISES: Eşek demedim eşik dedim...
     S. DEMİREL: Tamam Reha adam eşik demiş...
     R. MUHTAR: Siz de hep onun tarafını tutuyorsunuz sayın Demirel. Tarafsız olma konusunda söz verdiniz.
     S. DEMİREL: Verdimse ben verdim noolmuş yani... Hadi şimdi çok uzatmayın da öpüşüp barışın. Buradan da gidip Bülent'le Ahmet Necdet'i barıştırıcam.
     R. MUHTAR: Sadece el sıkışalım. Bu adam beni öperse bıyıkları bi tarafıma batar.
     S. DEMİREL: Olmaz öyle şey, ombudsmanın görevi öpüştürmektir.
     R. MUHTAR: Muck...
     İ. TATLISES: Ben seni muck...

     Fatih Terim'in tost-iti
     
  • Faruk Süren'in arkamdan söylediklerini anlayabilmem için sözleri İtalyanca'ya çevirilecek.
  • Eğer kötü bişey söylemişse Mehmet Ağar'a Türkçe tercümesi yapılacak. Benim yeğenlerim ve Ağar var. Onlara söz geçiremem.
  • Bensiz alınan kupa boğazlarında kalsın duası yapılacak.
  • Fiorentinalı Başkan'ın annesi her işe burnunu sokuyor. Başkanın annesi Valeria Cecchi uyarılacak. (Sözel anlamda)


    Yazara E-Posta: g.mujde@milliyet.com.tr