İzmir, sanatın yıldızı olacak

İzmir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği’ne aday olan Rüçhan Gürel, “Kentimizin kültür-sanat hayatını yakından tanıyan isimlerle burayı sanat dünyasının yıldız kenti yapmak istiyoruz” dedi

Birçok değerli oyuncunun İzmir’den çıktığını belki duymuş, gözlemlemişsinizdir. Ömrünü mesleği olan tiyatroculuğa adamış, yalnızca kendi sahnesini ayakta tutmakla kalmamış, yüzlerce oyuncu yetiştirmiş, çok değerli sanatçımız Rüçhan Gürel’le birlikteyiz bugün. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan, İzmir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği seçimi için adaylığını koyan Gürel, sahnelere, tiyatroya soluk getirebilecek isimlerden biri. İzmir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği jürisinde çok değerli isimler var, ancak yerel sanatçılarımızı, buraya emek vermiş ustalarımızı da o jüride görmek isterdik. Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde, Rüçhan Gürel’le İzmirimizin tiyatrosunu, sanatını konuştuk. Bir şehir, sanatı kadar aydındır...

- Yıllardır İzmirlilerin kalbinde taht kurmuş, çalışmalarınızı gururla takip ettiğimiz, duayen bir tiyatrocu olarak, bu zorlu günleriniz nasıl geçiyor?

2020’nin Mart ayında salgın nedeniyle getirilen yasaklar doğrultusunda, tüm faaliyetlerimizi durdurmak zorunda kalmıştık. Herkes gibi biz de şaşkındık ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk. 1 Haziran 2020’de yasakların kalkmasıyla birlikte çalışmalarımıza yeniden başladık. Fakat bu sefer de yaz gelmişti... Bildiğiniz gibi, yaz aylarında turne faaliyetleri dışında kent merkezlerinde seyircinin kapalı mekânlara girme alışkanlığı yok denecek kadar azdır. Ancak biz yine de 1 Haziran’dan itibaren, yüz yüze eğitimlere, provalara yeniden başladık. Sahnesi olmanın getirdiği avantajlar, bu süreç içinde bir dezavantaj olarak çıktı karşımıza. Biz yine de yılmadan, ama tedbiri de elden bırakmadan eğitim faaliyetlerimiz, bilet alımları ertelenen, 27 Mart Tiyatro Günleri’ndeki iki oyunumuzun çekimleri ve dijital platformda gösterilmesinden ve kendi sergilediğimiz oyunlardan sağladığımız girdilerle tiyatromuzu ayakta tutmayı başardık.

İzmir, sanatın yıldızı olacak

- Herkes sahnelerine kilit vururken yıllarca ayakta durduğunuz gibi, yeni oyunlarla ve yeni öğrenciler yetiştirerek tiyatro sanatına katma değeriniz oldu. Bugüne kadar neler yaptınız?

1983 senesinde Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Oyunculuğu Bölümü’nü kazandım. Okulu bitirdiğimde bir yıl boyunca İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda çalıştım. Daha sonra sırasıyla, 1989-1996 Trabzon Devlet Tiyatrosu, 1996-2003 Bursa Devlet Tiyatrosu ve 2003-2018 İzmir Devlet Tiyatrosu... Daha 13 yıl devlet güvencesinde çalışabilecekken kendi isteğimle emekliye ayrıldım. 2007 yılında Han Tiyatrosu’nu kurdum ve 2010 yılında eski bir tütün deposunu Butik Kültür Merkezi’ne dönüştürerek, sahnemize de rahmetli babam Ünal Gürel’in adını verme mutluluğuna eriştim. Han Tiyatrosu, bugüne kadar, yerli ve yabancı 16 yetişkin, 4 gençlik, 7 çocuk oyunu olmak üzere 27 oyun sergilemiştir. Yine oyuncu yetiştirmek amacıyla düzenlediğimiz atölyelerimizde, yalnızca tiyatro bölümlerini kazanmış ve bitirmiş, 40’ın üzerinde öğrencimiz bulunmaktadır. 14 yıl boyunca perdemizi hep ‘Işık Gelsin’ diye açtık. Umuyorum ki, bundan sonra da ışığımız hiç eksik olmaz.

- İzmir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği’ne adaysınız. Neleri yapmayı düşünüyorsunuz?

İzmir Şehir Tiyatrosu’nun temelden oluşturulacak bir yapı olması, hem önemli bir şansı hem de büyük zorlukları beraberinde getiriyor. Öncelikle tüm birimler, liderleri yönetiminde, sağlıklı bir biçimde oluşturulacak. Sonra oyun üretimi için gerekli tüm atölyeler ve stüdyolar... Sonra da yetkin ya da yetiştirilmek üzere personel alımları... Şehir Tiyatrosu’nu temsil edecek oyuncuları seçmek... Repertuvar çeşitliliği için bir repertuvar danışma kurulu oluşturmak.
Şehir Tiyatrosu’nun yalnızca oyun üreten bir kurum değil, şehrin sanat politikasının ortaklarından biri olması, başlıca hedeflerimiz arasında olacaktır. Bunun için de kentimizin kültür-sanat hayatını yakından tanıyan, aynı zamanda dünyadaki gelişmeleri de yakından takip eden bir ekip oluşturduk ve oluşturmaya devam edeceğiz. Böylelikle İzmir’i sanat dünyasının yıldız kenti yapacağımıza yürekten inanıyoruz. İzmir’in büyük ustaları rahmetli Suat Taşer ve Özdemir Nutku’nun bütün ideal ve hedeflerini gerçekleştirebilmek de başka ve çok önemli bir hedefimiz olacak. Çünkü, onlar kentimizi en iyi bilen, tanıyan, çözümleyen ve politikalar üretebilen üstatlardı. Geçmişimizden gelen bu özelliklerimiz ve yola çıktığımız sanatçı grubumuzla birlikte, değil İzmir’e, Türkiye’ye örnek olabileceğimizi ve önderlik yapabileceğimizi biliyoruz.

'Göçü önleyeceğiz'

- İzmir’de sanatçı göçünü engellemek mümkün mü?

Mümkün. Bunun için tarafımdan hazırlanmış, Tunç Başkanımızın da bilgisi olan bir proje mevcuttur. Hepimizin bildiği gibi tiyatro sanatı, tüm sanat dallarını içeren bir yapıya sahiptir. Tiyatroyu ve dolayısıyla tüm sanat dallarını şehrin geneline, her ilçesine, semtine, köyüne kadar yaymayı başarabilirsek... Yazarından oyuncusuna, rejisöründen dramaturguna, sahne tasarımcısından mimarına, ışıkçısından efektörüne, şancısından orkestra üyelerine, bestecisinden dansçısına, ressamından heykeltıraşına, fotoğrafçısından kameramanına kadar tüm sanatçılar kendilerine iş sahası bulabilecek. Böylelikle sanatçılarımızın yaşadıkları kentten göçleri büyük ölçüde engellenmiş olacak. İzmir Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği’ne layık görüldüğüm takdirde, kentimizdeki diğer sanat üreticileriyle ortak çalışmalar yapmak suretiyle, bu projenin kapsamını genişleterek, hayata geçirmek yönünde de gayret sarf edeceğim.