Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

SEVGİLİ Mustafa Koç, onu kaybedişimizin 1’inci yıldönümünde anıldı. Mezarı başında... Mezar ve Mustafa birlikte telaffuzu çok zor iki kelime.

“Çok genç” denebilecek yaşta göçtü “görünmezler gezegenine...”

Üzerine ışıklar yağsın.

GÜLÜMSEYİŞİ  ‘CAN’ MUSTAFA...

...................

Mustafa’nın gözlerini kısarak o “can” gülümseyişi daha bir saat önce karşılaşmış, konuşmuşuz gibi gözümün önünde. Onu son yolculuğuna uğurlamaya akan insan seli ne kadar sevildiğini de yansıtıyordu.

...................

Babası Rahmi Koç, “Emekliye ayrılmaya karar verdim. Tekneyle okyanuslara açılacağım, uzun sürecek bir dünya turu yapmak istiyorum” dediğinde, Türkiye’nin en köklü ve büyük imparatorluğu Koç Grubu’nun başına üç oğuldan hangisinin geçeceği -kesin- olarak belirlenmiş değildi.

Haberin Devamı

En büyük oğlunun “Rahmi Bey’in koltuğuna oturması” gerekirdi.

Ancak...

Mustafa karşı çıktı.

Bana şöyle anlatmıştı:

GÜLÜMSEYİŞİ  ‘CAN’ MUSTAFA...

...................

Amerika’daki büyük

aile şirketlerinde,

böyle durumlar için yapılanı önerdim. Uzmanlar var.

Geliyorlar, ailenin her ferdiyle ayrı ayrı özel konuşmalarla, geniş ve uzun araştırmalara geçiyorlar.

Önerim kabul edildi.

***

Bu işin en iyilerinden biri olan uzman geldi. Benimle, kardeşlerimle, babamla, halalarımla baş başa seanslar gerçekleştirdi.

Sözlerimizin sadece onda kalacağının güvencesini vererek başladı.

Hepimize “fikirlerimizi açıkça ve lafımızı hiç sakınmadan söylememizi” istedi.

Artılarımızı, eksilerimizi sıraladık.

Ben de kendimi kıyasıya eleştirdim.

Sonunda, babama yerini kime bırakabileceğini söylemiş.

***

Bir gün babam diğer iki erkek kardeşimle birlikte bizi evine yemeğe çağırdı.

“Holdingin başına Mustafa geçecek” dedi.

Kalktı, bana sarıldı, yanaklarımdan şefkatle öptü. Kardeşlerim Ömer ve Ali ile de kucaklaştık. Babam “Sana güveniyorum” diyerek noktayı koyunca ben “bir şartım olduğunu” söyledim.

“Bana güveniniz için sizlere teşekkür ediyorum. Ancak tekneyle dünya turu projeni iki yıl ertelemeni rica ediyorum. Gene çalışmaya devam ediyormuşsun gibi her gün holdingdeki odana gelmelisin. Bazı kararları almak üzere sana danışmam için varlığına ihtiyacım var.”

Haberin Devamı

Babam da kabul etti.

Mustafa Koç, holdingi yönetimde büyük başarılara imza attı. “Tüpraş’ın alınması”

bunlardan en önemlisidir. Koç Grubu’nun büyüklüğünü katlamıştır.

...................

Mustafa renkli adamdı.Arkadaşlığa, dostluğa özen gösterirdi.

Nefes aldığı her anın bilincindeydi. Çalışma hayatında, aile hayatında ve bunların dışında kalan zamanında her saniyeyi değerlendirdi.

Spor yapar gibi çalıştı, çalışır gibi spor yaptı.

At biner, golf oynardı. Kar ve su kayağı yapardı. Model uçak tutkunuydu.

Dalardı ve deniz altında harika fotoğraflar çekerdi.

Eşi Carolin’e “Su altında sadece kendi nefesimin sesini duyuyorum. Dünyanın uğultusundan kopuyorum. Bu benim için harika bir meditasyon” dermiş.

***

Onu kaybedişimizin birinci yıldönümü bağlamında eşi Carolin ve kızları Mustafa’nın su altında çektiği fotoğrafları kitap haline getirdi.

Gerçekten sanat yapıtı gibi fotoğraflar.

Ege, Kızıldeniz, Hint Okyanusu, Pasifik Adaları sularında on binlerce fotoğrafından seçmeler var bu kitapta.

Haberin Devamı

Nefis bir cilt, kaliteli kâğıt, çok iyi baskı...

Bir yerlerden görebiliyorsa o “can gülümseyişini” hissediyor gibiyim.

GÖÇEBE KADIN VE ÇOCUK...

İSTANBUL’un gözde semtlerinden birinin caddesi...

Kaldırıma bağdaş kurmuş, tesettürlü “Suriye göçmeni” bir anne.

Ve... 8-10 yaşlarında oğlu. Çocuk gelen geçene avuç açıyor. O küçücük avucuna bırakılan paraları sevinçle koşarak annesine veriyor.

Tekrar “işine (!)” dönerken gözü bir balona takılıyor. Özlemle, ama elde edemeyeceğini bilmenin hüznü var gözlerinde.

“Kat” diye bir ses duyuluyor. Çekim bitmiştir.

Anne üzerindekileri çıkartıyor.

Caddedeki diğer kadınlardan farkı olmayan giysiler içindedir.

Başındaki örtüden sıyrılıyor. Düzgün yapılmış saçlarını dalgalandırıyor.

Bu arada çocuk da ödüllendirilmektedir.

Neşelidir.

***

Bunun bir film seti olduğu anlaşılıyor.

Kadın ve çocuk ise filmin oyuncularıdır.

..................

Kamera karşı kaldırıma geçiş yapıyor.Yerde bağdaş kurmuş oturan başörtülü bakışları hüzün yüklü bir anne.

Ve yanında gelen geçene avuç açan bir çocuk.

***

Filmde oynayan kadın ve çocuğa, kameralara öylece bakıyorlar.

Öylece...

..................

Sabancı Vakfı “Kısa Film Uzun Etki” Yarışması’nda birinci seçilen “kısa film” buydu.

Büyük alkış aldı.

İçlerinde Tuba Büyüküstün’ün de yer aldığı jüri gerçekten güzel bir seçim yapmış.

İkinci ve üçüncü filmler de iyi çalışmalardı.

O nedenle “eşitler arasında birinci” diyelim.

***

Bu yarışmanın konusu “Göçebe Kadınlar”dı.Gelecek yılın konusu “Çocuk İşçiler.”

Sanatla “toplumsal sorumluluğumuzu” vurgulayan, derinliği olan bu yarışmalar için kutluyorum.

SEVGi MÜZiKALi

GÜLÜMSEYİŞİ  ‘CAN’ MUSTAFA...

Sevgi Müzikali 1960’lı yıllarda yaşanan aşkları, hayatları anlatıyor...

Kandemir Konduk’un yazdığı, eski mahalleleri hatırlatan bir oyun...

“Sevgi Müzikali” adlı tiyatro oyunlarıyla usta sanatçı Müjdat Gezen ve başarılı ses sanatçısı Betül Demir Şeffaf Oda konuğum.

Oyunda iki başrol daha var: Ayşen Gruda ve İlker Ayrık. 48 kişilik dev kadro. 16 şarkı... Programa “Sevgi Müzikali” şarkısıyla başlıyoruz. Betül Demir Müjdat Gezen’den teklif almadan 3 gün önce “en büyük hayalinin müzikalde oynamak olduğunu” söylemiş. Evrene giden bu istek böyle büyük bir ustanın teklifiyle ona yansımış.

.....................

Müjdat Gezen, Em. Org. İlker Başbuğ’un yazdığı “Mucize” adlı oyununun da yapımcısı ve yönetmeni. Oyun Atatürk’ü anlatıyor. Mutlaka izlenmeli. Müjdat Gezen, yazar Yılmaz Özdil’in Köşe Yazıları’nı da sahneliyor.

Müjdat Gezen, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin bahçesindeki Nâzım Hikmet -temsili- mezarının öyküsünü anlatıyor.

Ve Nâzım anılarını...

Betül Demir’den Türk sanat müziği sürprizi de var.