İPEK ÜRETİMİNİ CANLANDIRALIM

1 Ağustos 2018

Bursa’da ipek böcekçiliği MS 552 yılında başladı. 1860 yılında Bursa’da 37 ipek çekim fabrikası, 5 bin ipek dokuma tezgâhı vardı.

1888 yılında Fransızlar, Bursa’da dut ağacı fidesi ve böcek tohumu (yumurtası) yetiştirmek için İpek Böceği Araştırma Enstitüsü kurdu. Bu enstitü 2004’te kapatıldı.

Dut ağacını kestik

İpek böceği ve iplik üretimini teşvik için 1940’da kurulan Üretici Kooperatifleri Birliği Kozabirlik Türkiye genelinde ipek üretimini teşvik ediyor. Kozabirlik 1980’de Bursa’da fabrika kurdu. Bu tesis, işleyecek ipek bulunamadığından 1995’de kapandı. Tesisler satıldı.

1984’de 4.9 milyon dut ağacı vardı. Kestik kestik 1.8 milyona indirdik. Şimdi çiftçinin yeni dut fidanlığı oluşturmasını bekliyoruz.

Şimdilerde Kozabirlik, dut ağacı sayılarını artırmak ve ipek böceği tohumu üretimini artırmak için çalışmalar yapıyor. Ücretsiz olarak yılda 40-50 bin ağaç dağıtılıyor.

Bir dönüme 250 dut ağacı dikilebiliyor. 250 dut ağacının yapraklarıyla 200-250 kg koza alınabiliyor. İpek böcekçiliğinin süresi kısa, 40 gün dolayında. Bu sürede yetiştirici 8-9 bin TL gelir elde edebiliyor.

Kozabirlik bu yıl 52 ilde 2 bini aşkın aileye ücretsiz olarak ipek böceği tohumu dağıttı. Halen 3 bin aile ipek bö

Yazının Devamı

Dolarla ucuz işçilik

31 Temmuz 2018

Ege Cansen dostumuzun ekonomimize kazandırdığı güzel anlatımlardan biri de “dolarla ucuz işçilik”tir.

Ege Cansen diyor ki 1995’lerde ABD’ye kabaca 15 milyar dolarlık ihracat yapabilen Çin, 2017 yılında 500 milyar dolarlık ihracat yapıp, 390 milyar dolar fazla verir hale geldi.

Çin, ileri teknoloji ürünlerini satarak, ihracatını büyütmedi. Çin dolara çevrilince ucuza gelen işçilik sayesinde, düşük fiyattan basit ürünler satarak bunu başardı. Şimdi de basit teknolojiyle ama çok kaliteli mal satıyor. İhracatın içinde eskiye göre daha fazla ileri teknoloji ürünleri yer alıyor. Git gide teknolojide kendi kendine yeterli düzeye geliyor.

Ege Cansen’in anlattığı süreç, bugün Trump’ı ticaret savaşlarına sürükleyen süreçtir. Önce Amerikan firmaları dolarla ucuz işçiliğin cazibesinde ileri teknolojiye dayalı üretimlerini Çin’e kaydırdı. Yetmedi, Çin’de fabrika kurdular. Bütün bunların arkasında dolarla ucuz Çin işçisi var.

Bizim için stratejik

Çin, ürettiği mallardan ders alarak, basit teknolojili ama çok kaliteli mal üretip ihraç etmeye başladı. Çin birçok üründe teknolojide kendi kendine yeterli düzeye gelmekle kalmadı, yüksek teknolojiye sahip bir üretim yapısına sahip oldu.

Başkan Trump’ı esas

Yazının Devamı

Çiğ süte 27 kuruş zam

30 Temmuz 2018

Ulusal Süt Konseyi geçen hafta sonu Ankara’da toplandı. Çiğ süt fiyatına 27 kuruş zam yaptı.

Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı Sencer Solakoğlu, çiğ süt litre fiyatının 1.53 TL’den 1.80 TL’ye çıktığını açıkladı. Üreticiler çiğ sütün litre fiyatına 3 yıldır zam gelmediğini, zor durumda olduklarını söylüyordu.

Solakoğlu, “Marketlerdeki süte üç senedir zam geliyor fakat üreticinin sattığı süte zam gelmiyor. Masraflarımız çok arttı. Enflasyon yüksek dayanmakta zorlanıyoruz” diyor. 2 liranın altındaki fiyatın üreticiyi kurtaramayacağını söylüyor.

Dişiler kesiliyor

Üretici süt fiyatının maliyeti karşılamaması nedeniyle, dişi hayvanların kesildiğini, çok yakın süre önce 50 liradan alınan yemin şu an 65 lira, kaliteli yemin 72 TL olduğunu söylüyor.

Çiftçinin ürettiği çiğ sütün fiyatı 6 aylık dönemler itibariyle Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanıyor. Konseyin açıkladığı fiyat referans niteliğinde. Piyasada çiğ süt fiyatı oluşumu için referans olarak kabul ediliyor.

Tarım uzmanı arkadaşımız Ali Ekber Yıldırım diyor ki:

“Girdilerde fiyat artışı serbest, ama çiğ sütte fiyat sabit. Çiftçiden alınan süt, işlendikten sonra tüketiciye satılırken de sabit fiyat uygulaması yo

Yazının Devamı

Belediye ekmeği ilgi görmüyor

29 Temmuz 2018

İstanbul’da günde 20 milyon dolayında ekmek satılıyor. Bu ekmeğin %12’si belediye tarafından üretiliyor.

İstanbul’da belediyeye ait Halk Ekmek Fabrikası (İHE) 1978 Ağustos ayında üretime başlamıştı. İHE, 40 yıldır İstanbulluların düzenli, sağlıklı, kaliteli ve ucuz ekmek ve unlu mamuller ihtiyacını karşılıyor. 2500’e yakın satış noktasında hizmet veriyor.

Şu günlerde ekmek fiyatlarına gene zam var. Bu yazı yazılırken İstanbul Halk Ekmek Fabrikası’nın 250 gramlık normal ekmeği ve kepekli ekmeği KDV dâhil 75 kuruştan satılıyordu.

Siyez unu (tam tane öğütülmüş) 100 gram ekmek 8 lira 75 kuruştu. Tam buğday ekmeğin 400 gramı 2 lira 50 kuruştu.

Hijyen önemli

İstanbul Halk Ekmek Fabrikası’nın hijyen şartları ve standardı dikkate alındığında, daha fazla ekmek satması beklenir. Ne var ki İstanbul Belediyesi’nin ekmekleri bizim halkımızın talebini karşılamıyor. Halkımız kabuğu kıtır, sıcak ve beyaz ekmek istiyor. Bu nedenle belediyenin ekmek satış büfesinin yanında daha yüksek fiyatla satılan ekmeklere talep olabiliyor.

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük şehirlerin belediyeleri gibi Anadolu’da çok sayıda belediye ekmek fabrikası yatırımı yaptı.

Ekmekte hijyen önemli. Fiyat önemli, hele fiya

Yazının Devamı

Ekmek zammı halkı üzecek

27 Temmuz 2018

Türkiye Fırıncılar Federas-yonu Başkanı, maliyetlerdeki artışlar nedeniyle ekmek fiyatlarında kilogram başına, 5.75 TL’yi geçmeyecek şekilde, yüzde 15 civarında artış olacağını açıkladı.
Yüzde 15 ekmek zammı enflasyonu yaklaşık 0.3 puan artıracak.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun aylık enflasyon hesabında, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarının toplam ağırlığı %23.03’tür. Toplam 23.03’ün 0.37 puanı undan, 2.01’i ekmekten gelir.
TÜİK’in 2003 yılı = 100 fiyat endeksi tablosuna göre 2017 Eylül ayında buğday unu fiyat endeksi 3.14, ekmek 4.02. Eylülden Haziran 2018’e kadar unda endeks 3.16, ekmekte 4.50 oldu. TÜİK’in fiyat belirlemelerine göre, un ve ekmek fiyatında son 9 ayda önemli bir değişiklik yok. Ancak fırıncılar ekmek fiyatını belirlerken, un ve diğer girdi fiyatlarının tamamını değerlendiriyorlar.

Kilosu 5.75 TL

İllere ve fırınlara göre artış oranı farklılık gösterebiliyor. Bazı illerde daha düşük oranda artış yaşanabilir ancak %15 zam, ekmeğin kilo fiyatını 5.75 TL’ye yükseltiyor.
Geleneksel olarak Türkiye’de bir somun ekmek 350 g olurdu. Ekmeğe zam yaparken fiyatı artırmış görünmemek için somunun ağırlığı 125 g’a kadar düşürüldü.

Yazının Devamı

Milli paralarla dış ticaret mümkün mü?

26 Temmuz 2018

BRICS ülkeleri dünya ekonomisinin beşte biri. Başkan Erdoğan’ın zirveye katılımı ilk yüksek düzeyli temas. Zirvede ticaret savaşı ve milli parayla ticaret tartışması ilgi çekecek

Başkan Erdoğan, Güney Afrika’da yapılacak BRICS zirvesine İslam İşbirliği Dönem Başkanı sıfatıyla davetli olarak katılıyor.

BRICS kısaltması İngilizce yazılışlarıyla Brasil, Russia, India, China, South Africa ülkelerinin baş harflerinden oluşan bir grubu ifade ediyor.

BRICS ülkeleri, dünya ekonomisinin yaklaşık beşte biri. Üye devletler, dünyadaki maden rezervinin de % 60’ına sahip. Tahıl ürünlerinin % 40’ını da bu ülkeler üretiyor. Dünyanın erzak deposu konumundalar.

Kuruluşundan altı yıl sonra Çin’in ekonomi başkenti Şanghay’da ortak bir banka kurdular.

“New Development Bank” adını taşıyan bankanın, üye ülkeler için IMF ve Dünya Bankası görevini görmesi hedef alındı. Banka henüz IMF ve Dünya Bankası vazifelerini yerine getirebilecek etkinliğe ulaşamadı.

Her ülke, Maliye Bakanı’nı, ya da Merkez Bankası Başkanı’nı bu bankaya temsilci olarak gönderiyor.

Yazının Devamı

Faizi borçluya soran yok

25 Temmuz 2018

Merkez Bankası faizi artırsın beklentisinde olan piyasaların ve onların sözcülüğünü yapan ekonomistlerin ve akademisyenlerin beklentisi gerçekleşmedi.

Merkez Bankası zaten yüksek olan faizi artırmadı. Türkiye’de son zamanlarda başta devlet, her kesimin borcu arttı. Borç demek faiz demek.

- Devlet, daha fazla faiz ödemek istemez.

- Tüketici, yüksek faiz yükü altında ezilmek istemez.

- Devlet, KOBİ’leri ve şirketleri darboğazdan çıkarmak için kredilerini imkân ölçüsünde artırdı.

Tüketici ayakkabı, gömlek alacak, ürünün satış fiyatının %30 ila %60’ı faiz.

Üretici, tarımsal veya sınai üretim yapacak, maliyetinin %30 ila %60’ı faiz.

Böyle bir dönemde hangi borçlu faizin yükseltilmesini ister?

Yazının Devamı

Ben olsam faizleri artırmam

24 Temmuz 2018

Merkez Bankası daha önceden faizleri artırırken, “Ben olsam faizleri artırmam” diye yazmıştım.

Beni dinleyen olmadı. Faizler arttı, arttı. Bu çizgilere ulaştı. Ama bazıları için yetersiz. Enflasyonu düşürmek için gene faiz artırımına gidilmesi isteniyor.

1) Faiz tek paralı ülkelerde ekonomiyi yönlendirir.

Türkiye çift paralı bir ülke. Türk Lirası’yla dolar yan yana işlem görüyor. Herkesin cebinde dolar var. Dolarla alışveriş yapılabiliyor. Bankalardaki tasarrufun yarıya yakını dolar. Devlet dolarla borçlanıyor. Dolarla ihale yapıyor. İnsanlar geleceği değerlendirirken, Türk Lirası değil, dolar kullanıyor.

İşte bu ortamda Merkez Bankası, Türk Lirası’yla ekonomiyi yönlendiremiyor.

2) İki paralı ülkelerde döviz fiyatı öne çıkıyor.

Tek paralı ülkelerde, Merkez Bankası para miktarını kısınca, tüketicinin harcamaları kısılıyor. Üretici daha az yatırım yapıyor. Özetle, ekonomi soğuyor. Ekonomi soğuyunca da enflasyon düşüyor.

Çift paralı ülkelerde ise Merkez Bankası faizi yükseltince ülkeye dolar girişi artıyor. Dolar girişi artınca, dolar ucuzluyor. Tüketici ucuz dolarla daha fazla harcama yapıyor. Yatırımcı ucuz dövizle yatırımlarını artırıyor. Sonuç olarak ekonomi ısınıyor, enflasyon yükseliyo

Yazının Devamı