İstanbul’da bir bayram gezmesi

Bayramda İstanbul’u gezmek isteyenler için önerilerim var. Beyoğlu galerilerinde sanat dolu bir güzergah sizi bekliyor

Bayramda öncelikle aile büyükleri ziyaret edilir. Onların gönülleri ve hayır duaları alınır. Ölmüşler hatırlanır. Sonra da gezilir.
İstanbul’da olanlara, İstanbul’a yolu düşeceklere bu bayram için “Bayram gezmesi” tavsiyem var.İstanbul’da bir bayram gezmesi
İster sabah, ister öğleden sonra yola çıkınız. Tercihan metro ile Tünel durağından Galatasaray’a doğru yürüyünüz. Galatasaray’a gelmeden Tepebaşı’na sapınız. Pera Müzesi’nin altındaki Pera Kahve’de bir bardak çay veya bir fincan kahve içiniz.
Pera Müzesi binası, 1893’den 1970’lere kadar müşteri ağırlayan Hotel Bristol binasıdır. Pera Kahve’nin, otelden kalma ‘art déco’ nefis bir salonu var. Çayınızı, kahvenizi içerken hem dinlenir, hem de Beyoğlu’nun havasına girersiniz.
Pera Müzesi’nde ‘Sokakların Dili-Graffiti-Sokak Sanatı’ sergisi var. Değişik salonlarda Kesişen Dünyalar; Elçiler ve Ressamlar sergisi, Kütahya Çini ve Seramiklerinden Kahvenin Serüveni sergisi ve Osman Hamdi Bey sergisi de devam ediyor.

Galerist’de ‘Özçekim’
Pera Müzesi’nden çıkarak biraz ilerideki Galerist’e uğrayınız. Galerist’in binası da tarihi bir bina. Osmanlı’nın ‘Passage Petits-Champs’ binası. Murat Tabanlıoğlu, Melkan Gürsel Tabanlıoğlu ile Özdem Gürsel’in ünlü Tabanlıoğlu Mimarlık Ofisleri bu binada.
Binanın bir katı, görkemli bir galeri haline dönüştürülmüş. Şimdilerde Rasim Aksan’ın sergisi var. Genç sanatçı ‘Herkesin kendisini önemli ve güzel hissetmesini, bunun başkaları tarafından da onaylanması’ isteğini, kısaca ‘Özçekim-Narcissus’ konusunu işliyor.
Tepebaşı’ndan tekrar İstiklal Caddesi’ne geçiniz. Cadde üzerinde bulunan Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde, ‘Unutulmuş Krallık’ sergisi var.
Bu sergiyi gezerken bizim topraklar altında neler varmış da haberimiz yokmuş diyerek hayret edeceksiniz.
Antakya yakınında Amik Ovası’nda, Asi Nehri kıyısında, Milattan Önce 2 bin yılında var olan Mukiş Krallığı’nın yerleşim yerindeki kazılar ile ilgili fotoğraflar sergileniyor.
Aynı sırada gene Koç ailesinin himayesinde olan Arter galerisinde Güneydoğu Asya’dan Çağdaş Sanat - Göçebe Bakış sergisi var. Asya’daki farklı ülkelerden farklı sanatçıların sanat yaklaşımları arasındaki farkı gösteren sergi pek renkli.

Plajdan ‘Beach’e
Daha sonra İstiklal Caddesi’nin karşı sırasına geçiniz. Garanti Bankası’nın himayesinde bulunan, genel sanat yönetmenliğini Vasıf Kortun’un yaptığı Salt Beyoğlu’nda ‘Yazlık-Şehirlerin Kolonisi-Müstakil evlerden Sitelere- Kıyılardaki Yazlıklar’ başlığını taşıyan, Türkiye’de yazlık kavramında değişimin hikâyesini veren sergiyi geziniz.
Yaşadığımız için farkına varamadığımız hızlı değişim sergileniyor. Yazlık kavramındaki değişimin uzantısı olarak kıyıların, çevrenin nasıl yozlaştırıldığı, yaşam kalitesinin yükselecek yerde nasıl aşağıya çekildiği fotoğraflarla anlatılıyor.
Beyoğlu’nda gezilecek görülecek başka sergiler de var ama, bir günde bu kadarı yeter. Salt’dan çıktıktan sonra, kestaneciden 100 gr. kestane alırsınız (kilosu 70 TL.) Kestanenin kabuğu soyulan cinsten ve de iyi pişmiş olmasına dikkat ediniz. Karnınız acıkır ise yol boyu yemek yenecek çeşit çeşit yerler var. İsterseniz bir sandviç alırsınız, isterseniz sulu ev yemekleri yenen bir lokantaya, isterseniz pilav üstü tavuk yenecek bir muhallebiciye uğrarsınız.
İşte sizlere çoluk çocuk bir bayram gezmesi programı.

İstanbul’da bir bayram gezmesi

Bir zamanlar Ataköy sahilinde halk plajı vardı. Şimdi bu plaj alanı gökdelenlerle doldu