Herkes Biden’a inandı!

Biden, 11 Eylül’de Afganistan’dan çekileceğini açıkladı. Amerikalı gazeteciler tabir yerinde ise üstüne atladılar.

1995’ten beni New York Times’da makale yazan, 2014’te de gazete adına makale yazan yazarlar kadrosuna katılan Maureen Dowd, mesela, Biden’ın Afganistan’dan askerlerini çekeceği açıklamasına öyle bir canı gönülden inandı ki, son makalesine “Biden Sonunda Generalleri Bir Kenara İtti” diye başlık attı. Trump’tan nefret ederdi; Biden seçilsin diye çok yazılar yazdı ama daima konuları her tarafıyla ele almayı başaran bir yazardı. Son makalesini okursanız sanırsınız ki Eylül gelmiş ve ABD askerleri uçaklara doluşup, şarkılar söyleyerek New York yollarını tutmuşlar.

Wall Street Journal’da da aynı hava hâkim. Açıklamayla ilgili 10 makale yayınlayan gazetenin bütün yazarları Biden’a inanıyor; sadece Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, emekli Orgeneral Jack Keane ile ortak kaleme aldıkları makalede Afganistan’dan çekilmenin hata olacağını öne sürüyor.

Washington Post’un Fareed Zakaria’sı da Biden’ın çekilme kararını destekliyor; daha da ötesine geçerek, bu zor kararı ancak Biden’ın verebileceğini ve başarıyla uygulayacağını yazıyor.

Oysa aynı kararı vereceğini Obama da açıklamış, ama gerçekleşmemişti. Trump da çekilme kararını vermişti. Vermişti ve ertesi gün Savunma Bakanı emekli General James Mattis, görevinden istifa etmişti. Mattis, sözünü esirgememiş ve başkanın Afganistan, Irak ve Suriye politikalarına çok karıştığını, asker çekme konusunda gereksiz yere ısrar ettiğini açıklamıştı. Yerine, silahlı kuvvetlerin bakanlıklarında (ABD’de her kuvvetin bakanlığı vardır) görev yapmış, Mark Esper getirilmiş ve yine kuvvet çekme konusunda direndiği için kovulmuştu.

O sırada ABD’nin Suriye özel temsilcisi olan James Jeffrey, başkanlık seçimleri öncesi bu görevinden ayrılırken verdiği bir demeçte, “Trump’ın asker çekme kararlarından herkese bıkkınlık gelmişti. Kendisine hiçbir zaman nerede kaç askerimiz bulunduğunu tam olarak söylemedik!” demişti. Biden’ın da bu bilgiye sahip olmaması, kuvvetle muhtemeldir.

Afganistan’da kaç Amerikan askeri olduğunu başkan bilmiyorsa, elbette kimse bilemez. Ama 24 Nisan Cumartesi günü, Türkiye ve Katar’ın ortak çağrısı ile Birleşmiş Milletler Afganistan Barış Süreci üyeleri İstanbul’da bir araya gelecek ve 10 gün bu askerlerin nasıl ve ne zaman çekileceğini görüşecekler. Belki de “görüşeceklerdi” dememiz gerekiyor çünkü ABD, ne BM’ye ne de Afganistan hükumetine çekilmeyle ilgili bilgi vermediği için Taliban tarafı, İstanbul’a gelse bile konferansa katılmayacağını açıkladı.  Biden’ın 11 Eylül’de ABD kuvvetlerini geri çekeceği açıklaması, bu çekilmeyi 20 yıldır bekleyen Taliban’ı Amerikalı başyazarları olduğu gibi neden heyecanlandırmadı? Obama döneminde her çekilme takvimi kayıp sayısında ani artışlara sebep olduğu için olabilir. Ya da Afganistan’ın işgali, iddia edildiği gibi, El Kaide ve Taliban’ı cezalandırmak için olmayabilir.

Muhtemel sebepleri irdelemeye devam edelim.