Netanyahu olmasın da kim olursa olsun!

Ehud Olmert, koltuğu Binyamin Netanyahu’ya kaptıran son İsrail başbakanıydı; bir daha da kimse o makamı Netanyahu’dan alamadı. Netanyahu, dünyanın uzun süre başbakanlık yapan ne ilk ne de son siyasetçisi! Ancak Netanyahu kadar, bu makamda kalabilmek için rakiplerinin iç işlerine müdahale eden, ülkenin barışını ve huzurunu bozacak komplolara kalkışan, yaşamayacağını bile bile koalisyonlar kuran ve nihayet 24 ayda beş seçim yaptırarak, seçmeni bile manipüle eden ender siyasetçilerden biri.

Mahmut Abbas ile 2007 barış anlaşmasını imzalamış olan Olmert, bugün resmen açıklanması beklenen yeni koalisyon hükumetiyle ilgili değerlendirmesinde “Netanyahu’nun iktidarı Bennet ve Lapid’e bırakıp, emeklilik maaşı için başvuracağını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!” diyordu. Bugün İsrail meclis başkanı koalisyonun kurulamadığını açıklarsa, hiç şaşırmayalım. Netanyahu bu! Ya Yemina’nın 7 üyesini, ya Yesh Atid’in 17 üyesini ya da onları dışarıdan destekleyen Birleşik Arap Listesi’nin 4 üyesini güvenoyu vermemeye ikna edebilir. Hamas’ı öyle bir tahrik eder ki, bugün yeni bir savaş başlar.

Dünyada “Netanyahu olmasın da ne olursa olsun!” diyen çok kişiyiz. Ama tablonun bir de dönüşümlü başbakanlığın ilk sahibi olacak Naftali Bennett cephesi var. Sadece İsrail’deki değil ama Müslüman coğrafyasındaki radikal düşünceli birçok siyasetçi, şimdiden--ve belki de haklı olarak--gelenin gideni aratacağını söylüyor.

Olmert, Bennett için “Oy vermediğim, vermeyeceğim ve İsrail’in başbakanı olarak görmek isteyeceğim son kişi” diyor. Siyasal hayatına baktığınız zaman, Hayfa’da doğmuş, Amerika’da büyümüş, siyasal hayatına Netanyahu’nun çömezi olarak başlamış, onun kabinelerinde ekonomi, diyanet işleri, eğitim ve sonunda savunma bakanı olarak görev yapmış ve Netanyahu’yu “Araplara karşı yeteri kadar sert bulmadığı” için ondan ayrılarak, Yemina (Sağ) partisini kurmuş kişi. Ona atfedilen “Askerlik görevim sırasında çok Arap öldürdüm!” sözü bile gelenin gidenden çok daha feci olabileceğinin işareti sayılabilir.

Ancak, Bennett, yine de Netanyahu gibi İsrail’in siyasal yaşamına yapışmış bir sülük olamayacaktır. Partisi’nin tüzüğüne siyasal görüş olarak “Siyonizm” yazacak kadar ideolojik tavır içinde olan bir siyasetçi, Netanyahu kadar siyasal dansözlük ve onun gibi siyasal suikastçılık yeteneğine sahip olamaz. Bu tür ideolojik tutum sahipleri kırılgandır; kolay küserler ve asla tavize yanaşmazlar. Bennett, tam bir orta yolcu, klasik siyasetçi, eski bir gazeteci olan Yair Lapid ile ortak olacak. Bu ikisinin koalisyonunun ömrü, Lapid’in vereceği tavizler kadar olacaktır. İlk anlaşmazlıkta, Bennett ortaklığı yıkacaktır.

Arap ittifakının dışarıdan sağlayacağı destek de koalisyonun bir Siyonist hükumet olmasını önleyecektir. Bennett hükumetin Siyonizmini arzu ettiği orana asla çıkartamayacaktır.

Netanyahu, kuşkusuz bunu da istismar edecek ve hükumetin çökmesi için elinden geleni yapacaktır. Netanyahu bu! Onda oyun bitmez ki!