Obama’nın 3’üncü Dönemi

ABD’de dört dönem seçilen tek Başkan Franklin Roosevelt’tir. Kongre, hemen başkanlığı iki dönemle sınırlayan anayasa değişikliğini kabul etti. Fakat öyle görünüyor ki Barack Obama, seçilmeden de olsa, kendisi fiilen görev almasa da ABD’yi bir üçüncü dönem daha yönetecek.

Obama bunu, sadece 8 yıl Başkan Yardımcısı olarak görev yapan yeni Başkan Joe Biden dolayısıyla değil, onun atayacağı bakanlar ve daire başkanları eliyle yapacak. Biden’ın Dışişleri Bakanı olarak atayacağı belli olan Tony Blinken’in, sadece Obama değil, ama ondan önce de 8 yıl George Bush’un siyasetini belirleyen Yeni Muhafazakâr (NeoCon) ekibe, ABD’nin dünyaya barış getirmek gibi bir görevi olduğuna, bunun için her kıtada mutlaka askeri güç bulundurması, her iki okyanusa mutlaka hâkim olması gerektiğine inanan Şahinler’den olduğunu artık duymayan kalmadı.

Biden’ın izleyeceği askeri güvenlik stratejilerini belirlemede dışişleri bakanından da etkili kişiler olacak. Örneğin, Ulusal Güvenlik Danışmanı görevine getireceği Jake Sullivan da aynı gelenekten geliyor. Hillary Clinton ile birlikte bütün dış gezilere gitmiş ve onun adına İran ile gizli nükleer anlaşma görüşmelerini yürütmüş olan Sullivan, Bush’ın Irak savaşının mimarları olan Bill Kristol, Max Boot ve Dick Cheney’nin çeşitli sürelerle ekiplerinde çalışmış bir kişi. Intercept Web gazetesinin kurucusu Glenn Greenwald, “CIA’yi, Sullivan kadar adını duyunca sevinçten havaya zıplatacak başka biri olamazdı” diye yazıyor ve devam ediyor: “Bill Kristol, Mike Chertoff, Mike Morell, Mike Rogers, John Podesta, şimdi Moskova’ya karşı kendileri kadar savaş çığırtkanlığı yapacak birini bulmuş oldular.”

“ABD’nin finans sermayesi, Trump’ın, ulusalcı-halk dalkavukluğu yüzünden âtıl kaldığı için, Trump’ın ayağını kaydırmak için elinden geleni yaptı” dediğimiz, hatta Trump daha da ileri gidip, büyük sermayeyi kendisini kaybettirmek için seçimlere hile karıştırmakla suçlarken, onun yerine gelen Biden’ın daha barışçı, toleranslı ve daha müzakereci olması gerekmiyor muydu? Eğer bu yorumlar doğru idi ise, şimdi dış politika ve güvenlik siyasetine bakacak iki önemli makama barış değil savaş, tolerans değil egemenlik ve müzakere değil güç gösterisi yanlısı genç insanların getirilmesi nasıl yorumlanabilir?

Bunun bir cevabı: “Listeleri Biden değil, Obama -Hillary ikilisi yapıyor” tarzında. Bir diğer cevabı ise, kendisi eski bir asker olan Biden’ın barış ve müzakere için etkili aracın güç gösterisi olduğuna inandığı ve siyasetten anladığı tek şeyin “güç siyaseti” olduğu yorumu.

Trump’ın seçimi kazanmaması için bugüne kadar savundukları ilkeleri hiçe sayan Washington Post ve New York Times’ın dahi yavaştan da olsa, Biden’ın güç siyasetini kınayan tek tük makalelere yer vermesi, Bush veya Obama’nın üçüncü dönemlerinin rahat geçmeyeceği korkusuna dayanıyor olmalı. Bu arada Netanyahu, Trump sonrasının korktuğu kadar kötü olmayacağını görüp rahatlamış olmalı; yoksa Biden’ı zora sokacak bir Tahran suikastına girişir miydi?