Peki ya Kamala başkan olursa?

Allah gecinden versin ama Joseph Robinette Biden Jr. 77 yaşında ve 1973’ten 2009’a kadar ABD Senatosunda, 2017’ye kadar da Beyaz Saray’da ülkesinin 47’nci başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Bunlar yorucu işlerdir. Hele Obama gibi eli işte, gözü kişisel reklamda olan bir başkanın yardımcısı olmak (Amerikalıların bayıldığı kısa adıyla) Joe’yu feci şekilde yıpratmış olsa gerek. Demokrat Parti’nin aday adayı olduğu günden beri verdiği bir avuç demecin yarısının unutma, söyleyeceğini şaşırma ve gaflarla dolu olduğu dikkate alınırsa, kendisi, görevde olduğu sırada emrihak vaki olmasa bile işleri yardımcısı eski savcı ve senatör Kamala Harris’e devredecek gibi görünüyor.

Joe Biden için ne kadar derin devletin adamı, NeoCon, Bush’un Ortadoğu siyasetini devam ettiren adam, Obama’yı çıktığı “devrimci” yoldan çevirip, statükonun, “Dünya Jandarması ABD” fikrinin bir neferi haline getirmiş kişi derlerse de Kamala Harris’in bu gibi “devletçi” taraklarda bezi yok. Onun devletçiliği, sosyalistlikten geliyor. ABD’nin en ciddi muhafazakâr yayın organı National Review Kamala’ya “Hillary Clinton’dan daha tehlikeli” damgasını vuruyor. Harris, bir yıldır Biden ve diğer aday adaylarının karşısında, başkan olursa nasıl bir siyaset izleyeceğini anlatıyor ve görüşlerinin önemli bir bölümü, Joe Biden’a göre radikal nitelik taşıyor.

ABD’nin en ciddi sorunlarından biri, hatta Trump gibi alakasız bir radikal milliyetçi, hatta ırkçı birini başkanlığa seçtirecek kadar önemli meselesi, kaçak göçmen meselesidir. 10 yıldan daha uzun süre ABD’de oturan kaçak göçmen sayısı 60 milyonu geçmiş durumda; her 100 kişiden 5’i kaçak göçmen ve bunların sağlık ve eğitim hizmetinden yararlanması veya yararlanmaması ülkenin en ciddi insani ve mali meselesi. ABD solunun son 20 yıldır gözdesi sayılan Hillary Clinton dahi bu konuda, kaçak göçmenliğin önlenmesi için çok acil ve sert önlemler alınması, sosyal haklarını tanıyarak kaçağın teşvik edilmemesi gibi tedbirleri savunurken, Kamala Harris, ABD’ye kaçak girmenin “suç olmaktan çıkartılması” için harekete geçeceğini açık ve seçik söyledi. Bir açık oturumda, başkan olursa bir kararnameyle kaçak göçmenlerin hapisle cezalandırılması yerine para cezasına çarptırılması ve sınır dışı edilmesiyle yetinilmesini sağlayacağını söyledi. Bu fikre bizzat Biden karşı çıktı, lafa karışarak, “Anayasa var; başkan böyle bir şey yapamaz” karşılığını verdi. Kamala’nın Biden’e alay eden bir kahkahayla ve “’Yapamayız’ deme Joe, ağzını ‘Yapabiliriz’ demeye alıştır” diyerek verdiği karşılık, bu sırada ABD yasama organı hakkında kullandığı küçümseyici ifadeler internette hâlâ duruyor.

Joe Biden seçilirse, gerçek başkanın Kamala Harris olacağı belli. Zinde ve genç bir başkan yardımcısı, Senato başkanı da olacağı dikkate alınırsa, ABD’de ulusal siyasete muhtemelen kendi damgasını başarıyla vuracaktır.

Bu damga, dünya jandarmalığına yeniden soyunacak Biden’ın siyasetine hiç şüphesiz bir diktatörlük çeşnisi de katmış olacak.