Rusya’nın da bize ihtiyacı var

Rusya, Ukrayna’ya şu anda doğal gaz boru hattı için yılda 3 milyar dolar veriyor. Türk Akım boru hattı yapılıncaya kadar Ukrayna hattı Rusya’nın AB’ye tek gaz satış hattı idi. Ancak daha önce iki kere fiyat anlaşmazlıkları, bir kere de Kırım’ın işgali dolayısıyla çıkan siyasal ve hatta askeri gerginlik sırasında Rusya bu hattı kesti.

Şimdi bu hatta alternatif olarak Türk Akım’ın 930 kilometrelik yeni hattı var. Ukrayna’yı tamamen AB’ye muhtaç etmemek için Rusya bu hattan gaz satmaya devam ediyor. Ama bugüne kadar yaptığı açıklamalar Rusya’nın Türk Akım hattından yılda 31.5 milyar metreküp gaz sevk edeceğini gösteriyor. Bu, Rusya’nın bugünkü fiyatlarla yılda 500 milyon dolar elde edeceği anlamına geliyor.

Rusya’dan yine AB’ye gidecek Kuzey Akımı projesi de tamamlandığında, Rusya’nın toplam doğal gaz geliri 1.5 milyar dolara çıkacak. Kuzey Akımı ile birlikte Rusya’nın gaz ihracatındaki alternatif ihracat imkânı da üçe çıkmış olacak.

Washington’da bulunan Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi enerji uzmanı Nikos Tsafos, ocak ayında yapılan açılış töreni dolayısıyla verdiği bir demeçte, Rusya’nın AB’ye gaz satışlarında üç ayrı alternatife kavuştuğunu, bunun (kendi ifadesiyle) “Türkiye’nin Türk Akımı’nı siyasal bir manivela olarak kullanmak istemesi halinde, Rusya’ya direnme gücü vereceğini” söyledi. Ancak uzmana göre, Türkiye’nin de Rusya’ya karşı “kozları” var. Rusya AB’ye satacağı gazı Türkiye’yi şu ya da bu sebeple cezalandırmak için kesemez, çünkü Türkiye’nin “ilk kullanma hakkı” var. Türkiye kullanmadığı gazı AB’ye yollayacak; yani Rusya bütün Avrupa’yı cezalandırmak istemiyorsa Türk gazına dokunamaz.

Sadece bu değil. Rusya eğer bölgede bir oyuncu olarak kalmak ve NATO’ya karşı Türkiye’nin desteğini yanında görmek istiyorsa, Türkiye ile iyi ilişkilerini daima korumak zorunda. Nitekim Putin’in hafta başında, “Suriye dolayısıyla kimseyle savaşa girmek istemiyoruz” şeklindeki sözleri, iyi bir taktisyen değilse bile iyi bir stratejist olduğu kanısını uyandıran Rus liderin Esad ile bir yere varamayacağını bildiğini gösteriyor.

Bu sözlerin başka bir yorumu da şudur:

Esad ve medyadaki borazanları Türkiye’nin İdlib’de Suriye rejiminin terörist saydığı grupları koruduğu safsatası yayıyorlar. Ancak Suriye’de her muhalif terörist değil. Mezhebi ve demokrasi talebi dolayısıyla halkını bombalayan bu rejimin ülkeye serbest ve adil bir seçim imkânı geldikten sonra ayakta kalmayacağını Putin de çok iyi anlamaktadır. Böyle bir rejimin Rusya’ya sağlayacağı askeri kolaylık ve üslerin getireceği kazanç, bu rejim gittiği anda sıfıra inecektir. Ülkenin beşte ikisi PKK/PYD üzerinden ABD işgalinde iken, İdlib’deki operasyonel değeri tamamen yitirmiş olan bir avuç silahlı muhalife açılan savaşı anlamak mümkün değildir. Türkiye anlaşmalar çerçevesinde İdlib’deki askerlerine her türlü güveni ihlal ederek saldırılmasını affetmeyecektir.

Umarız Putin, Esad’a sağladığı destek sebebiyle neler kaybedeceğini iyi hesaplamıştır.