Üzülmeyin Sayın Dendias, mukabele imkânınız var

Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, dün gittiği Yunanistan’da, bugün Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşecek. Ajanslar, Sayın Çavuşoğlu’nun Yunanistan ziyaretine Selanik’ten başladığını ve Batı Trakya’da, Türkleri ziyaret ederek Atina’ya geçtiğini bildirdiler. “Türkler” mi dedim? Kabalığıma bakar mısınız? “Yunan Çocukları” demeliydim. Çünkü, dostumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ın Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Yunanistan’da “Türk” diye bir etnik grup bulunmadığını söylüyor; onların “Yunan çocukları” olduğunu belirtiyor.

Koskoca Başbakan! Kendi ülkesinde ne milliyetten, hangi dinden ve etnik gruptan insanlar bulunduğunu bilmez mi?

Miçotakis’in bu tatsız şakasını uzatmanın anlamı yok. 1923’te, karşılıklı göç anlaşması ile 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan Rum, Anadolu’dan Yunanistan’a; 500 bin Müslüman Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı. Bu, ikili ilişkilerin talihsiz bir sayfasıdır. Türkçe ’den başka dil bilmeyen Ortodoks Hristiyan Gagavuzlar ile Karamanlı Ortodokslar Yunanistan’da yerleştirildikleri yerlerde çok sıkıntı çektiler. Bu insanlardan Türkiye’ye dönenler oldu. Yunanistan ise Türklerin arasına Drama, Kavala ve Kesriye’den gelen Bulgarca konuşan Müslümanları, Rumence konuşan Ulahları ve Arnavutları da kattılar.

Yunanistan’ın yaptığı tam bir etnik temizlikti. Ancak 550 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmış olan Trakya, Makedonya ve Teselya bölgelerinde hala çok sayıda Müslüman Türk yaşıyor. Rodos’ta Namık Kemal’in yaptırdığı okulları ve camii yok edecek kadar gözü dönmüş bir etnik ve dini temizlik siyaseti uygulamış olan Yunanistan, şimdi Başbakan Miçotakis’in Türklere uyguladığı ilkel sindirme ve yıldırma politikalarına tanık oluyor.

Çavuşoğlu’nun Atina’ya, Selanik’ten sonra karayoluyla gitmesi ve yol boyunda Türkleri, onların derneklerini ve siyasal partilerini ziyaret etmesi, Yunanistan’ın etnik siyasetinin Türkiye’de sebep olduğu rahatsızlığın bir ifadesidir. Yunanistan’ın Türklerin diplomalarından okullarının tabelasına kadar “Türk” kelimesini silmesi, Yunanistan’a hiçbir şey kazandırmaz. Tam tersine, Türklerin etnik bilincini kamçılar.

Lozan anlaşmasına göre, ülkedeki Türk ve diğer Müslüman azınlıkların kendi imamlarını, müftülerini ve din görevlilerini seçme hakkı vardır. Ancak Yunanistan bu hükmü uygulamıyor bütün Müslüman azınlıklara Atina’dan müftü tayin ediyor. Müslüman halk ise kendi din görevlilerini ve kendi müftülerini, Lozan’a göre kendileri seçiyorlar. Böylece Miçotakis, Müslümanların arasında, aklınca, iki başlı bir durum oluşturmaya çalışıyor.

Yunan dışişleri bakanının, Çavuşoğlu’nun Batı Trakya ziyaretinden rahatsız olduğu haber verildi. Bu ziyaretin haberleri de Yunan medyasında birinci haber!

Üzülmesin Sayın Bakan, bir dahaki Türkiye ziyaretinde zorla Türkleştirilen Rumları ziyaret eder! Öyle birileri yok mu? Türkiye Rumları Rum saymaya devam mı ediyor?

Hay Allah! Sayın Dendias!  Sıkıntıyı görüyor musunuz?