Sarıkız Operasyonu, derin komplo!

Geçen yılın mayıs ayıydı.Başbakan Erdoğan da bir günlüğüne katılmıştı toplantıya. Yanında bazı bakanlar, partili milletvekilleri ve yakın çevresi vardı.Ankara'da Danıştay saldırısı ve o iğrenç cinayet daha yeni olmuştu.Bu arada yakalanan emekli bir yüzbaşının kimliği, ideolojik yapısı ve bağlantıları, kalbine bıçak saplayarak intihar etmek istediğine dair açıklama birçok spekülasyonu gündeme getirmişti.Konferansın kulisinde Ortadoğu'dan bir anda vazgeçmiş, bir yandan bu konuyu, öbür yandan Çankaya'yı, yani cumhurbaşkanlığı seçimini konuşuyorduk.İlginçti dinlediklerim. Başkentte bazı odakların psikolojik savaş için düğmeye bastıkları söyleniyordu. Katilin kimliği ve bağlantıları üzerinde duruluyor, buradan hareketle muhtemel 'komplo'lara dikkat çekiliyordu.AKP'lilerden biri kulağıma eğilip şöyle demişti:"Oyun büyük! Ak Parti'ye karşı kurulmak isteniyor bu oyun. Amaçları, kendi istedikleri birini Çankaya'ya göndermek."Sohbetlerden edindiğim izlenimler, AKP'lilerin kafasındaki soru işaretlerini aydınlatıyordu:Türkiye darbeye mi götürülmek isteniyordu?Darbeyse nasıl bir darbe?.. Açık darbe mi? Yoksa 28 Şubat benzeri mi? Yani postmodern mi?Belki de psikolojik savaş yoluyla Türkiye'de kriz ortamı yaratılmak isteniyordu. Böyle bir ortamda AKP'nin 'erken seçim'e zorlanması düşünülmüş olabilirdi.Ya da bir kriz ortamında, AKP Meclis Grubu'nu çözmeye çalışmak da akla gelmiyor değildi.Veyahut, politik bir krizi aba altından sopa gibi kullanarak Erdoğan'ın Çankaya yolunu kesmek veya onun tek seçici olmasını önlemek... Hepsi olabilirdi.Başbakan Erdoğan'ın o bir günlük Şarm El Şeyh ziyareti sırasında bu konularda ufuk turu yapılırken, bir AKP'li bana şöyle demişti:"Ak Parti olarak inisiyatifi kendi elimize almamız lazım. Bu nasıl olabilir? Anayasa değişikliğine gitmek ve cumhurbaşkanını halka seçtirmek. Ve cumhurbaşkanı seçimi ile genel seçimleri mayıs ayında aynı gün yapmak. Bir sandıkta cumhurbaşkanını, yanındaki sandıkta milletvekillerini seçmek yani..."Bu sohbetler sırasında, Erdoğan'ın Çankaya yolunu kesmek ya da Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçiminde tek seçici olmasını önlemek için ne gibi düzenlemeler akla gelebilir sorusu tartışılırken kulağıma iki sözcük çalınmıştı:Sarıkız Operasyonu!Ben buna bir de derin komplo ekini yapmıştım. Ve bu köşede, yukarıdaki Şarm El Şeyh sohbetlerimizi özetleyen, 23 Mayıs 2006 tarihli yazımın başlığı şöyleydi:"Sarıkız Operasyonu, derin komplo!"Şimdi bir yıl sonra bu başlığı taşıyan yazımı neden gündeme getiriyorum?Star gazetesinde dün Şamil Tayyar'ın ilginç bir yazısı vardı. İddiaya göre, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'in günlüğü, Denizcilersitesi adını taşıyan bir web sayfasında yayımlanmaya başlamış.Buna göre, Ankara'da bir tarihte Erdoğan'ın Çankaya yolunun kesilmesini öngören bir eylem planı hazırlanmış. Adına da Sarıkız Operasyonu verilmiş...Emekli Oramiral Özden Örnek, bu günlüğün kendisine ait olmadığını söylüyor.Olabilir.Ama internette ulaşabildiğim kadarını okuyunca doğrusu ilgimi çekti.Elde hiçbir malzeme olmadan bu kadar ayrıntılı bir senaryo nasıl yazılabilir sorusu da kafamı kurcaladı.O yüzden, bir yıl önceki Sarıkız Operasyonu başlıklı yazımı bir kez daha özetlemek istedim.Sanıyorum bu konu ilginç olmaya devam edecek. h.cemal@milliyet.com.tr Mısır'ın Kızıldeniz kıyısındaki Şarm El Şeyh kentinde Dünya Ekonomik Forumu'nun Ortadoğu toplantısını izliyordum.