Hurşit Güneş

Hurşit Güneş

hgunes@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

9 Eylül, ülkemizin Ege kıyılarındaki bu önemli yerleşim merkezinin kurtuluş günü. Kimileri bunu "Yunanlının denize dökülüşü" olarak anlatsa da, artık beraberce Avrupa ailesinin içinde yer alacağımıza göre, bunu sadece "İzmirin özgürlüğe kavuşması" olarak nitelemek daha uygun olur. Kutlu olsun.9 Eylülün bir diğer anlamı da, CHPnin kuruluş yıldönümü olması. CHP bugün 81 yaşını tamamlıyor. Kuşkusuz kurumların köklü olması ve belli bir tarihe sahip olması çok önemli. Kıymetli de. Ancak daha değerli olan, bu kurumların toplumun gündeminde kalabilmesi ve siyasetin belirleyicisi konumunu koruyabilmesi. Dolayısıyla, bir siyasal örgütün geçmişinden çok, toplumun geleceği için ne ifade ettiği önemlidir. Çünkü seçmenler siyasal partilerin geçmişleri için değil, kendi gelecekleri için oy kullanırlar. Herhangi bir parti toplumun geniş bir kesiminde herhangi bir umut ufku çizemiyorsa, zamanla yaşlanır ve köhner.CHP artık "korumak" sözcüğünün arkasına saklanarak yaşlanacağına, "değiştirmek" sözcüğünü kullanarak gençleşmelidir. Unutmayalım: Yaşlılar geçmişleriyle övünürler. Gençler ise gelecekleriyle ilgili planlar yaparlar. CHP geçmişiyle övünmek yerine, Türkiyenin geleceğinin partisi olmak için çabalamalıdır.Ne üzüntü vericidir ki, Atatürk, cumhuriyeti gençlere emanet etmesine rağmen, bugün CHP gençlere kapalıdır. Oysa bu emanetin en yılmaz savunuculuğunu üstlenmesi gereken kurum da CHPdir.Türkiye hızla değişmektedir. 1970li yıllardan farklı bir toplumsal yapı ve farklı bir siyaset yapma sistemiyle karşı karşıyayız. Üstelik dünyada kavramlar hızla içerik ve biçim değiştiriyor. İşte bu nedenle Türk solunun en önemli kurumu olan CHPnin, kendini yenilemeyebilmesi için, önce toplumsal değişimi doğru okuması, sonra da, siyaset yapma tekniğini toptan değiştirmesi, gerekiyor. Sadece ayak oyunlarıyla yıpranmış siyasetçileri ayakta tutmak, toplumda ne umut ne de güven uyandırıyor. CHPde gereken bu değişimi "deneyimli ağabeylerden" beklemek de yanlış. Çünkü onların çoğu, geriatrik nitelenebilecek, tutucu bir sendroma yakalanmış görünüyor. O nedenle CHP yeni siyasal kadrolarla, yeni politikalarla topluma yeniden açılmalı. Ve mutlaka gençleşmelidir!Demokratik rejimlerde iki partili sistemlerin genellikle daha istikrarlı sonuçlar verdiğini biliyoruz. Oysa bugün AKP hükümetinin birçok hatasına karşın, karşısında ciddi bir seçenek olmadığı için toplumda umutsuzluk egemen oluyor.3 yaşında bir parti, 81 yaşında bir partiyi geride bırakarak iktidar olmuşsa, o partinin yetkililerinin oturup düşünmesi gerekmiyor mu? Elbette gerekiyor. İlla ki saygınlığın tümüyle tükenmesi mi gerek? hgunes@milliyet.com.tr 9 Eylül deyince aklımıza İzmirin kurtuluşu ve CHPnin de kuruluşu aklımıza geliyor. Batının egemen güçlerini ustaca, diplomatik yollardan ülkeden uzaklaştıran Atatürk, karşısındaki gücü azaltabilince, Yunan işgaliyle daha rahat baş etti. Nihayet, Yunanistana bırakılan Egeyi temizlemek için Büyük Taarruzu başlattı ve bunu da 9 Eylülde başarıya ulaştırdı.