'50 yıllık deneyimli bir start-up’ız'

Karsan, yeni geliştirdiği ve seri üretimine başladığı, ABD ve Avrupa koşullarında kullanıma hazır otonom elektrikli otobüsünü yollara çıkarıyor. İlk örnekleri Romanya ve ABD’ye gidiyor.

Türkiye’nin 50 yıllık geçmişe sahip otomotiv üreticisi Karsan, kendi geliştirip ürettiği, ABD ve Avrupa’nın gerçek yol koşullarına hazır ilk “Seviye 4” otonom özelliklerine sahip otobüsü Atak Electric’i yollara çıkarıyor. Üretilen ilk iki araçtan biri Romanya, diğeri ise ABD’ye gidiyor.

Sensörleri ve kameraları sayesinde sürücüye gerek duymadan çevresini algılayabilen Otonom Atak Electric, planlanmış bir rota üzerinde sürücüsüz olarak hareket edebiliyor. Otonom sürüşte gece veya gündüz, her türlü hava koşulunda 50 km/s hıza çıkabilen araç, bir otobüs sürücüsünün yaptığı; rota üzerindeki duraklara yanaşma, inme-binme süreçlerini yönetme, kavşak ve geçitlerle trafik ışıklarındaki sevk ve idareyi sağlama benzeri tüm işlemleri sürücüsüz olarak gerçekleştiriyor.

Amerika ve Avrupa’nın gerçek yol koşullarında kullanıma hazır ilk “Seviye 4 otonom” özelliklerine sahip otobüsü olan Otonom Atak Electric, Karsan tarafından geliştirilmiş. Otonom sürüşe ilişkin yazılımları ise, bir başka Türk teknoloji şirketi olan ADASTEC yapmış.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Michigan’a da gidecek

Kendilerini “50 yıllık otomotiv deneyimine sahip bir start-up şirketi” olarak niteleyen Karsan CEO’su Okan Baş, esnek bir yapıya sahip olduklarını, bu sayede de her şeyi yapabildiklerini kaydetti. Okan Baş, Otonom Atak Electric’in 8 metre alanında talebi karşılayacak en ideal model olduğunu ifade ederek, “Pazarda bu alanda bir fırsat gördük ve hızlı hareket ettik... Şu anda ABD ve Avrupa’da bu boyutlarda Seviye 4 otonom araç üreten başka bir marka yok. Bu noktada, dünyada bir ilkiz” dedi.

Otonom Atak Electric’in, duyulduğu günden bu yana oldukça ilgi çektiğini belirten Karsan CEO’su, “İlk siparişimizi Romanya’dan aldık ve önümüzdeki günlerde teslim edeceğiz. Ayrıca, kısa süre içerisinde Avrupa’dan bir sipariş daha alabiliriz. Diğer yandan aracımız, ABD’de Michigan’da bulunan bir üniversite içerisindeki gerçek rotada da kullanıma geçerek öğrenci taşımaya başlayacak. Otonom Atak Electric için hedef pazarımız ise Kuzey Avrupa” ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar teslim edilen Atak ve Jest Electric’lerin toplamda 1 milyonun üzerinde kilometre yaparak kendilerine elektrikli araçlar alanında ciddi bir tecrübe kazandırdığını vurgulayan Karsan CEO’su Okan Baş, “Elektrikli araçlarımızı otonom araçlar için bir basamak olarak kullandık. Atak Electric ile başlayıp ilerlemek istiyoruz. Otonom Jest Electric de planlarımız arasında yer alıyor. Bundan sonra devreye alacağımız her ürün otonom hazırlıklı olacak. Öte yandan, Karsan olarak elektrikli araç tarafında yaptığımız yatırımlar da hız kesmeden sürüyor. Kısa süre içerisinde 12 ve 18 metre boyutlarında yüzde 100 elektrikli yeni araçlarımızı yollarla buluşturacağız” diye konuştu.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Bir ay hazırlık

Otonom modellerin, sipariş verilen yere göre özel üretildiğini, bu yüzden siparişin ardından aracın banttan inmesinin 5 ay sürdüğünü anlatan Baş, şöyle konuştu:

“Diyelim biri size otonom araç siparişi verdi. Biz aracı raftan alıp teslim etmiyoruz. Aracı, temel olarak otonom özellikli olarak üretiyoruz hatta nerede kullanılacaksa, aracı orası için projelendirip veriyoruz. Sattığımız ürün başka bir yerde kullanılacaksa, o zaman tekrar oraya gidip haritalandırmayı hatta gerekiyorsa yazılımı yeniden yapmamız lazım. Yani o rotanın haritalandırılmasının yapılması gerekiyor. Ama yerinde de 1 ay çalışmamız lazım.”

6 yeni ofis daha açtı

Araç kiralama şirketi Enterprise Rent-A-Car’ın Türkiye ağı olan Enterprise Türkiye, Şubat ayı içerisinde 6 yeni şehir içi ofisini daha devreye aldı. Enterprise, bu kapsamda İstanbul’da Cevahir AVM ve Ümraniye, Malatya’da Malatya Park AVM ile Alanya, Muş ve Hatay’da yeni şehir içi ofislerini hizmete sundu. Koronavirüs salgını sonrası yeni normale dönüşün getirdiği mobilite ihtiyacıyla birlikte geçen yıl da ofis sayısını artıran Enterprise, ülke genelinde toplamda 70’in üzerinde ofise ulaştı. Enterprise Türkiye; geçtiğimiz yıl Enterprise-Rent-A-Car’ın faaliyet gösterdiği ülkeler arasında yapılan değerlendirmede, yüzde 88’lik müşteri memnuniyeti oranıyla dünya ortalamasının üzerinde bir perfomans göstermişti.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Enterprise Türkiye CEO’su Özarslan Tangün, “Şehir içi lokasyonların kiralamada öne çıkmasıyla birlikte şehir içi ofis yatırımlarımıza hız verdik. Dolayısıyla, pozisyonumuzu pandeminin getirdiği yeni normale göre alarak 2020 yılında araç sayısı, ofis ve daha da önemlisi istihdam anlamında önemli oranda büyüdük. Bu bağlamda 2021 yılında yeni şehir içi ofis yatırımları yapmaya da devam edeceğiz ve yakın zaman hedefimizi 100 ofis olarak belirledik” dedi.

ANADOL 1967’DEN BERİ YOLLARDA!..

Türkiye’nin ilk seri üretim otomobili olan Anadol’un Türkiye yollarına çıkmasının üzerinden 54 yıl geçti. Her ne kadar üretimi 1966’da başlamış olsa da, satış ve trafik tescili için gerekli belgelerin sağlanması, ilgili yönetmelik onayının Makina Mühendisleri Odası’ndan alınması 28 Şubat 1967’de gerçekleşti. Dolayısıyla Anadol satışları da bu tarihten sonra ve 26 bin 800 liralık fiyattan yapıldı.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Aracın “fiberglas”tan üretilmesi fikrini Rahmi Koç ve merhum Bernar Nahum ortaya atarken, Anadol’un temelleri için İngiltere’de bulunan ve şu an artık faal olmayan Reliant Motor Company ile işbirliği yapıldı. Aracın motor ve şanzımanı için de doğrudan doğruya Ford Motor Company ile çalışıldı. 19 Aralık 1966’da seri üretime geçen Anadol, Ford iş birliğiyle Otosan’ın İstanbul’daki fabrikasında üretilmeye başlandı. Aracın ilk tasarımı Relliant’a aitti.

Adı bir yarışmayla belirlenen Anadol, üretimin sona erdirildiği 1984 yılına kadar 62 bin 923 adedi otomobil ve 30 bin 265 adedi pick-up olmak üzere toplam 93 bin 188 adet üretildi. Anadol’un “STC-16” adıyla spor, “SV 1600” olarak bilinen station wagon, buggy tarzındaki “Böcek” ve son olarak “A8-16” modelleri de üretilmişti. Anadol’un pikap modelleri de üretilirken, Türkiye’nin ilk yerli dizel motoru “ERK” de, yine bu pikaplarda kullanılmıştı.

TÜRKLER ELEKTRİKLİ OTOMOBİLE ISINIYOR!

Dünyanın en büyük kiralama şirketlerinden LeasePlan, Ipsos ile birlikte yürüttüğü Mobilite İçgörü Raporu’nun “Elektrikli Araçlar ve Sürdürülebilirlik” bölümünü yayınladı. Rapor, son 3 yılda elektrikli araçlara rekor düzeyde destek olduğunu gösterirken, yetersiz şarj altyapısının elektrikli araçların tercih edilmesinde en büyük engel olarak görüldüğünü de ortaya koydu.

Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 65’i artık sıfır emisyonlu elektrikli araç kullanacağını belirtirken, yüzde 44’ü özellikle son 3 yılda elektrikli araçlara karşı tutumunun olumlu yönde değiştiğini ifade etti. Araştırmada, tüm katılımcıların yüzde 61’i 5 yıl içerisinde yeni araç alması halinde tercihinin elektriklilerden yana olacağını belirtti. Ancak, gelecek 5 yılda araç almayı planlayanların yüzde 57’si elektrikli araç almalarını önleyen ana sebep olarak satın alma fiyatını gösterirken, bu oranı yüzde 51 ile şarj olanakları, yüzde 34 ile menzilden duyulan endişe takip etti.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Türkiye ilk sırada

Araştırmanın ülkeler bazında sonuçları ele alındığında Türkiye’deki sürücülerin elektrikli araçlara olan ilgisi dikkatleri çekti. Türkiye’nin elektrikli araçlara olan tutumu son 3 yılda yüzde 69 oranında daha olumlu oldu. Ayrıca, elektrikli araç alma niyetiyle ilgili olarak Türkiye araştırmada birinci sırada ipi göğüsledi.

Buna göre, Türkiye’deki sürücülerin yüzde 61’i elektrikli araç almak istediğini belirtirken, Türkiye’yi yüzde 51 ile İtalya, yüzde 49 ile Portekiz takip etti. Araştırmada, Türkiye’deki sürücülerin elektrikli araç satın almama nedenlerinin başında ise yüzde 54 ile satın alma fiyatları geldi.

Bunu yüzde 37 ile yetersiz şarj altyapısı, yüzde 26 ile menzil endişeleri takip etti.

2030 YILI  UMUDU

Türkiye, 2030 yılı projeksiyonu kapsamında elektrikli araçlardan en umutlu olan iki ülkeden birisi de oldu. Portekiz’deki katılımcıların yüzde 77’si ile Türkiye’deki katılımcıların yüzde 73’ü 2030 yılında çoğu yeni aracın elektrikli olacağına inandığını bildirdi.

SADECE ELEKTRİKLİ OTOLARA ÖZEL İLK SERVİS

Türkiye’de elektrikli otomobillere servis, bakım ve teknik destek sağlayan ilk şirket olan “E-Garaj”ın Kurucu Ortağı Emir Tunçyürek, “Biz aynı zamanda Tesla’nın da Türkiye’deki özel servisiyiz. Hatta sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp yakın ülkelerden de Tesla konusunda bize servise gelenler var” dedi. Şirketin kuruluş aşamasının 3 genç girişimcinin çalışmalarıyla 2018 yılında başladığını kaydeden Tunçyürek, şirket bünyesinde 1.200 metrekarelik bir alanda 30’u aşkın personelle elektrikli           otomobillere servis ve bakım hizmeti sunduklarını anlattı.

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Türkiye’de elektrikli otomobillere servis ve bakım sağlayan “ilk” ve “tek” şirket olduklarını belirten Tunçyürek, “Biz 3 genç girişimci olarak bu alanda bir gelecek olduğunu öngörüyorduk ancak bu anlamda bir türlü bir atılım yapılmıyordu. ‘Biz bunu başarırız’ dedik” ifadelerini kullandı.

Tunçyürek, elektrikli otomobillerin servis ve bakım hizmetine ilişkin Türkiye’de ihtiyaç bulunduğuna işaret ederek, “Biz aynı zamanda Tesla’nın da Türkiye’deki özel servisiyiz. A’den Z’ye yazılımsal tüm sorunlarına biz bakıyoruz. Hatta sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp yakın ülkelerden de Tesla konusunda bize servise gelenler var” dedi. Tunçyürek, bakım ve servis için Türkiye’de yılda yaklaşık 400 elektrikli otomobile hizmet verdiklerini bildirdi. Başka illerde de servis açmayı planladıklarını belirten Tunçyürek, “Elektrikli bir arabada mekanik bir aksam yok denecek kadar az olduğu için daha çok yazılımsal ya da elektriksel bir arıza olabiliyor. Bunlar da rahatlıkla çözülebiliyor” diye konuştu.

LOGO YENİLEME KERVANINA KATILDI

50 yıllık deneyimli bir start-up’ız

Peugeot, PSA Grubu’nda Opel’in ardından logosunu yenileyen ikinci marka oldu. Markanın tasarım stüdyosu “Peugeot Design Lab” tarafından tasarlanan yeni logoyla birlikte, Peugeot, logosunu 11. kez değiştirmiş oldu. Peugeot’nun 1850 yılından bu yana, hepsi de aslan amblemini taşıyan 10 farklı logoya sahip oldu. Son 10 yılda modellerini tamamen elden geçirerek ürün gamını yenileyen Peugeot, logosunu da, bu yeni ve modern ürünlerini tamamlamak amacıyla yeniledi. Logo üzerindeki amblem, aslan, aynı zamanda güçlü ve içgüdüsel bir marka olmayı yansıtıyor.