Doğan Duru’ya gitarını sattıran sistem

Müzisyenlerin ülkemizi yönetenlerin gözünde hiçbir değerinin olmadığı zaten uzun zamandır bilinen bir gerçek. Uzun zaman derken, ben kendimi bildim bileli demek istiyorum.

Müzikle azıcık uğraşmış, bir enstrümana merak sarmış, bir grupta çalmış, iki şarkı söylemiş birisi ne demek istediğimi zaten biliyor. Müziğe bu tarafından değil sadece dinleyici olarak yaklaşanlar, müzik dünyasına yakından bakma fırsatı bulanlar da gayet iyi biliyorlar ki müzisyenlik fuzuli, yapmasan daha iyi olabilecek bir şey olarak görülür. En fazla “gençken yapsın çocuklar”dır.

Müzisyen olarak anne babalarından destek görenlerin de bir noktada gelip tosladığı toplumsal - psikolojik bir duvar bu. Bu psikolojik duvar, işler memlekette sarpa sarmaya başladığında hemen gerçek beton duvara dönüşüyor.

En ufak bir sıkıntıda, toplumca yaşadığımız zorluklarda bedeli hemen müzisyenler ödüyor. Terör azdı, “Konser vermeyin!”. Ekonomi berbat, “Sponsorlukları kesin, konserleri durdurun!” Bu hep böyledir. 2000’lerin ilk yıllarında bu durum değişecek diye umutlanmıştık. Ama hayır, yaşadıklarımız gösterdi ki bu durum değişmeyecek. Kötü giden her şeyin faturasını müzisyenler ödeyecek.

Futbol maçları oynanacak, esnaf her sabah dükkânını açacak, büyük şirketler, holdingler faaliyetlerine devam edecek, inşaatlar sürecek, AVM’ler kıvıl kıvıl insan dolacak. Ama müzisyenler sussun. Çünkü moralimiz bozuk, çünkü ekonomi kötü, çünkü şu bu. Çünkü ikiyüzlüyüz.

Bu ikiyüzlülük, bu kıymet bilmezlik büyük küçük bütün müzisyenlerin içten ve derinden anladığı ve bildiği bir şeydir. Ne kadar başarılı, zengin, ünlü olsan da bu gerçeklik seni hiç terk etmez.

Ama o müzisyenler Van’da deprem felaketi yaşandığında hemen organize olur, konser düzenler, müzikseverler bilet alır, yalnız bırakmazlar. Toplanan parayla deprem bölgesine ilkokul yapılır.

31 Ekim 2011 tarihli CNN’den aktarıyorum. 24 Ekim’deki depremden bir hafta sonra.

“Konserin tertip komitesinden yapılan yazılı açıklamada, Van’da meydana gelen deprem sonrası müzisyenlerin en iyi yaptıkları şeyi, ürettikleri müziği arkalarına alarak Van’a destek için Küçükçiftlik Park’ta bir araya geldikleri belirtildi. Konserde, Haluk Levent, Demir Demirkan, Emre Aydın, Feridun Düzağaç, Kurban, Model, Duman, Mor ve Ötesi, Moğollar, Ogün Sanlısoy, Redd, Hayko Çepkin, Şebnem Ferah ve Yüksek Sadakat’in de bulunduğu 40 şarkıcı ve grubun ücretsiz sahne aldığı hatırlatıldı. Açılışını Hayko Cepkin, kapanışını ise Şebnem Ferah’ın yaptığı organizasyonda, 584 kişinin gönüllü olarak çalıştığı ifade edildi.”

14 bin bilet satıldı, 10 bin kişi konseri izledi. Ayrıca müzisyenler tarafından ilan edilen kampanyada SMS ile bağış da toplandı. 500 bin lira toplanmış o gün. Van İçin Rock konserinden bahsediyorum. Sonunda Erciş’te ilkokul yapıldı bu parayla. Bu komitenin başında kimler vardı ve bu işe ilk kim önayak olmuştu? Redd grubundan Doğan ve Güneş Duru.

Doğan Duru önceki gün hükümetin ve yetkililerin müzisyenlerin ve müzik emekçilerin durumunu pandemide umursamaması, yönetememesi ve yönetmeye dahi girişmemesi sonucu, evinin kirasını ödemek için gitarını sattı.

Pandemi 15 ayını doldurdu. 15 aydır doğru dürüst bilimsel bir kapanma yaşanmadığı için, doğru dürüst bir aşılama politikası oluşturulmadığı ve bir an önce işe girişilmediği için bugün dünyada hastalığı en berbat şekilde yaşamış ülkelerden bile daha kötü durumdayız. Herkes normale dönerken, Türkiye bir açılıp bir kapanıp, aşılamayı geciktirip, rakamlarla oynayıp kendini kandırarak, tek başına denize giren adama, sokaktaki çöp toplayıcısına ceza keserek ve müzisyenleri boğup öldürerek hastalıkla mücadele ediyor. Başarı ortada.

Haluk Levent, Ahbap derneği ile bir kampanya başlattı. Sanatçılar enstrümanlarını bağışlıyor, açık artırmadan gelen para faturalarını ödeyemeyen, geçinemeyen emekçilere destek olacak. İdeali bu mudur? Değil. Müzisyenler bir an önce pandemi tedbirleri tam şekilde sahnelere dönmek istiyor. Sosyal mesafe önlemlerinin alındığı mekânlarda faaliyetlerine başlamak, konserlerini, turnelerini yapmak istiyorlar.

Bu ülkede 15 aydır iş yapamayan, tek kuruş kazanmayan başka kim var? Müzisyenlerin çalışma ve işlerini yapma, geçinme hakkını savunacak, bu sesi duyacak bir tane dahi makul, işini bilen yönetici kalmadı mı?