Erdoğana ceza...

Mehmet Bölük 22 Temmuz 2002 tarihinde yayımlanan Teke Tek programına e-mail çekerek katılmış ve canlı yayında Tayyip Erdoğana hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili sorular sormuştu...Tayyip Erdoğanın Mehmet Bölüke yanıtı şu olmuştu:- Bu arkadaş hesap kitap bilmiyor. Bu arkadaş dört dörtlük bir cahil... Bu çirkin ifadeyi kullanan kişiyi de kendime muhatap almam...Bölük, bu sözler üzerine Erdoğan aleyhine 2 milyar liralık tazminat davası açtı. Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada yargıç 2 milyar liralık tazminatı indirerek Tayyip Erdoğanı 700 milyon lira ödemeye mahkûm etti...Eee, elbette Türkiyede de yargıçlar var... Başbakan Erdoğan CHP İstanbul eski İl Başkanı Mehmet Bölüke 700 milyon lira tazminat ödemeye mahkûm oldu... Neden mi? Kıbrısta değişen bir şey yok. Eskiden Türk ve Rum diye ikiye ayrılırdı, şimdi evetçi - hayırcı diye... CHPli iki milletvekili kuliste Kemal Dervişin genel başkan yardımcılığından istifasını konuşuyorlardı. Biri:- Kardeşim, Kemal Bey bu kadar güçlü biriyse kursun bir parti de görelim boyunu, deyince öteki müdahale etti:- Yahu, adamın uzmanlık alanı parti kurmak değil ki, parti eritmek... Dervişin ihtisası!.. Türkiyenin sorunlarına ABD ve AB lehine çözümler üretmek artık medyanın görevleri arasında yer alıyor... ***Popstar elemesine 1 milyon 300 bin kişi cep telefonuyla katılmış...Seçimlere katılmayanlar "vatandaşlık görevi"ni bu şekilde yerine getiriyor demek! Haldun Ertem Akif Kökçe Zihinsel özürlü 9 yaşındaki K. bir gün annesine, "ben Allahskop istiyorum", dedi. İsteğin ne olduğunu önce anne, ardından akşam eve gelen baba da çözemedi. Anne - baba, Zihinsel Eğitim Merkezi uzmanlarına başvurdular, sonuç değişmedi. Çünkü hiç kimse böyle bir sözcük duymamıştı. Sonunda istediği şeyin ne olduğunu K. açıkladı:- En uzak yıldızları teleskopla... Görünmeyen mikropları mikroskopla görüyorlar. Ben de Allahı görmek istiyorum. Onun için Allahskop istiyorum. (Zihinsel Özürlüler Federasyonunun yayın organı Düşünselden) Teleskop misali... ABye gireceğiz diye Kıbrısı kısa yoldan halletme çabamız sürüyor. Ya Kıbrısta çözüm AByi insafa getirmezse? Fıkra Ali Sirmenden...Uyanığın biri, sınıf atlamak, ihale almak, köşe dönmek için tarikata girmeye karar vermiş, başvurusunu yapmış: - Yoo öyle olmaz, demişler, langırt diye tarikata girilmez, Hoca efendinin şu eserlerini okuyacaksın, toplantılara katılacaksın, sonra nefsini tutacaksın, kadın, kumar, içki, sigara yok. Altı ay sonra bakarız. Bizimki bütün koşullara "olur" demiş. Süre işlemeye başlamış, bitime birkaç gün kala, bizim uyanık Migrosa girmiş, alışverişini yapmış, kasaya doğru giderken, önünde mini etekli bir taze, paketini düşürmüş ve almak için dizlerini kırmadan yere eğilmiş... O günlerde bir arkadaşı bizim uyanığa rastlamış yolda, - Ne oldu, demiş, tarikata girebildin mi? Bizimkinde surat bir karış: - Yok, demiş giremedim, üstüne üstlük bir haftadır Migrosa da giremiyorum. Tarikat... Yahya Kemal "Endülüste Raks" şiirinde İspanyol kadınını şöyle anlatır: "Alnında halka halkadır aşüfte kakülü, Göğsünde yosma Gırnatanın en güzel gülü.Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir. Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi; Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi... Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli. Şeytan diyor ki, sarmalı, yüz kerre öpmeli" ***Dünkü Hürriyette Erman Toroğlu da Gençlerbirliği maçı için gittiği İspanyada gördüğü kadınları anlatıyor, şöyle diyordu:"İspanyada işin bir başka ilginç yanı ise doğru dürüst güzel bir kadın görememek. Hepsinin kalçası maaşallah bidon gibi. Erkeklerine neden diye sordum enteresan cevap verdiler ve Bizim kadınımız gitarımıza benzer dediler." Yahya Kemalin gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü İspanyol kadınları gitti yerine bidon kalçalı hatunlar mı geldi? Yoksa Şair önden, Spor Yazarı arkadan baktığı için algıladıkları görüntüler farklı mı oldu? Ne çetrefil mesele! Pandispanya... Bilecik ili Pazaryeri ilçesi Kaymakamı Eren Arslan, Açık Pencere okurlarına gönderdiği notta diyor ki:"Pazaryeri ilçemizde 30 adet kahvehane vardır... Kahvehane başına ortalama 200 kişi düşmektedir... Bu mekânların yaygın eğitim için hazır mekânlar olduğundan yola çıkarak, kahvehaneleri "kıraathane"ye dönüştürme projesi yaptım. Proje kapsamında her kahvehanede en az 50 kitaplı bir kütüphane kuracağız. Bunun için her türlü KİTAP, DERGİ, CD gibi ihtiyaçlarımızın temini amacıyla sizlerin yardım ve desteğine ihtiyaç duymaktayım... İrtibat adresi: Eren Arslan, Pazaryeri Kaymakamı - Bilecik" m.asik@milliyet.com.tr Pazaryerine kitap