Gaçivedik efem...

Geçen yıl 26 Mart 2014 tarihinde NTV’de Oğuz Haksever’in Süleyman Şah türbesine tehdit durumunda ne yapılacağı sorusuna dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan şu yanıtı veriyor:
- Böyle bir yanlışlık olacak olursa gereği neyse yapılacaktır. Bu topraklar bizim toprağımızdır. Bu topraklarda yapılacak bir saldırı aynen Türkiye’ye yapılmış bir saldırıdır.
Zamanın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 14 Mart 2014 tarihinde ne diyor? Şunu:
- Oraya (Süleyman Şah Türbesi’ne) dönük ister, rejimden ister radikal gruplardan, ister başka bir yerden gelebilecek her türlü saldırı aynı şekilde mukabele görür.
Lafa gelince cesur ve kararlı dünya liderlerine sahibiz. Ama cesaret sadece lafta...
AKP’nin “Esad gitsin” diye başlattığı sürecin sonunda Suriye’den giden “Esad” değil “Süleyman Şah” oldu.
Suriyeli kadın ve çocukları “Esad’ın zulmünden korumak” bahanesiyle ama aslında ABD’yi memnun etmek için çıkılan yolda büyük bir fiyasko daha yaşandı.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez vatan toprağı bir terör örgütüne terk edildi.
Ege fıkrasindaki gibi: Gaçivedik efem...
Birkaç dönüm araziden çekilmek, daha doğrusu kaçmak, bazılarına çok önemli görülmeyebilir.
Ama bu kaçış hem halk üzerinde bir psikolojik yenilgi hissi yaratır hem toprağımızda gözleri olanlara cesaret verir. Hoş, bazıları bu cesareti çoktan bulmuş, Güneydoğu’yu yönetmeye başlamıştır bile...

İtibarı sıfırladık!

Süleyman Şah’tan çekilmeye vatandaş bakalım ne tepkiler veriyor:
“Bir ara demişlerdi ya 90 yıllık reklam arası bitti diye, evet bitmiş baksana yine savaşmadan toprak vermeye başladık, Osmanlı’nın çöküş dönemine döndük.”
“Genelkurmay açıklama yapmış ‘Bizim için değer ihtiva eden hiçbir şeyi orada bırakmadık’ diye. Vatan toprağını terk ettin, kaybettin, teslim ettin... Daha değerli ne bırakacaktın?”
“Güneydoğu çoktan elden gitti de açıklanmıyor, yakında İmralı sakinini de özgür gördüğünüzde acaba aklınız başınıza gelecek mi onu merak ediyorum.”
“Türbeyi o kadar getirmişken Türk topraklarında bi yere taşısaydınız bari, 2 ay sonra PYD istemiyorum deyince oradan al başka yere götür.”
“Bayrak fethedilen toprağa dikilir. Tapulu toprağını terk et, kaç, PKK uzantısının toprağına dik, ne anlamı var. Orada durman bile PYD’nin insafına kalmış...”
“Türbenin taşındığı yer neye dayanarak tespit edildi? Suriye’nin izni olmadan Suriye toprağına el konur mu?”
“Sıfır sorundan sıfır komşuya, sıfır komşudan sıfır onur ve haysiyete.”

BAYRAK

Şah Fırat Operasyonu’yla ilgili kamuoyuna servis edilen en çarpıcı fotoğraf, askerlerimizin bayrağımız olan direği toprağa dikme anını gösteren fotoğraftı. Amerikalıların Iwo Jima muharebesinde çekilenin adeta birebir kopyası olan bu fotoğraftaki yanlışlık CHP milletvekili Osman Korutürk’ün dikkatinden kaçmamış. Anlatıyor.
“Bayrağımız direk üzerine tabir caizse yerlerde sürünerek taşınmıştır. Bizde bayrak gönder veya direk üzerinde nakledilmez. Önce direk dikilir, bayrak saygı töreniyle direğe çekilir veya indirilir. Bu şekilde bayrak dikilmesi Bayrak Kanunu’nun 3. maddesine
açıkça aykırıdır.”

Libya “Türk şirketlerini ülkeden çıkarma” kararı aldı.
AKP yüzünden artık Ortadoğu’nun lideri değil, kovulanıyız!
Akif Kökçe

TEOG

Temel eğitimden ortaöğretime geçiş (TEOG) sınavı 28-29 Kasım 2014 tarihinde yapılmıştı... Milli Eğitim Bakanlığı’na defalarca sorulmasına karşın başarı sıralaması açıklanmamıştı. Sonuçlar nihayet ortaya çıktı.
Bir milyonu aşkın 8. sınıf öğrencisinin katıldığı bu sınavda ilk üçe giren iller:
1)Tunceli,
2)Kırşehir
Ve
3) Karabük oldu...
Profesör Nur Serter, sonuçların bir türlü açıklanmamasını Tunceli’nin birinci olmasına, açıklanırsa Tuncelili Kemal Kılıçdaroğlu’nun prim yapacağı endişesine bağlıyor.
Biz ise Tunceli, Kırşehir ve Karabük’ün bu üstün başarıyı nasıl sağladığını merak ettik!
Acaba diğer illeri geri bırakacak fark nasıl yaratıldı?