İLHAM KAYNAĞI!..

Gündemin bu yoğun döneminde Kemal Kılıçdaroğlu “helalleşme” adı altındaki o hamleyi neden yaptı? Neden gereği yokken kendi partisinin geçmişini tartışmaya açtı? Hangi rüzgâra kapıldı? İlhamı nereden aldı?

Bir ipucu... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2019 yılında Necip Fazıl ödül töreninde yaptığı konuşmayı birlikte okuyalım şimdi:

“Tek parti CHP’sine ait dönemde objektif bir şekilde tüm boyutlarıyla araştırılması gereken karanlık noktalar bulunuyor. Elbette bunu öncelikle yapması gereken ana muhalefet partisi CHP’nin bizatihi ta kendisidir. Dikkat ederseniz bu tartışmalar gündeme geldiğinde hemen derin bir sessizliğe bürünüyorlar. Açıkçası, CHP’nin artık bu millete kendi tarihiyle ilgili kapsamlı bir samimi bir özeleştiri vermesi şarttır.

İskilipli Atıf Hoca’nın idamından Dersim olaylarına, Türkçe ezan zulmünden 27 Mayıs darbesindeki rolüne kadar, pek çok üzücü hadisede CHP kendi tarihiyle yüzleşme cesareti gösterememiştir. Dersimli olan zat da bunu açıkça ortaya koyamamıştır. CHP’nin bir an önce milletin karşısına çıkıp bu ülkeye yaşattıkları için ya özür dilemesi ya da üzücü olaylardaki rolleri için pişmanlık duyduğunu millete söylemesi gerekiyor.

Türkiye’nin geleceği için milletimizin kalbinde kabuk bağlayan yaraların tekrar tekrar kanatılmaması için biz bu tavrı gerekli görüyoruz. CHP yönetimi geçmişleriyle yüzleşene, darbeler, katliamlar, yasaklar, idamlar ve kanlı sokak olaylarındaki rollerini cesaretle açıklayana kadar peşlerini bırakmayacağız.”

Kemal Bey’in helalleşme açılımıyla ilgili ilk açıklamasının çerçevesi tam tamına bu talebe uygundu. Tepkiler üzerine grup konuşmasında ifadesini değiştirdi, CHP’nin sorumlu olmadığı kimi uygulamaları helalleşme gündemine sokarak tepkileri dindirme yoluna gitti.

ŞUBAT

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan haftalardır hapiste bulunan, 80 yaşını aşkın generallerin affı konusunda bir çıkış yapması bekleniyordu. Malum, bu generaller FETÖ’cü yargıç ve savcıların kararlarıyla mahkûm edilmiş bulunuyor.

Ancak

Kemal Bey beklentilerin tam tersine 28 Şubat mahkûmlarını suçlayan bir açıklama yaptı.

Helalleşme listesinin  en başına:

“28 Şubatçı generallerin mağdur ettikleri”ni koydu.

Hapisteki E. Org. Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan, bu duruma, “Ben oyumu CHP’ye vermiş bir kişi olarak Kılıçdaroğlu’na hakkımı helal etmiyorum” diyerek tepki gösterdi.

Helalleşme olayı hiçbir organa danışmadan kendi başına hareket eden Kemal Bey’in başını çok ağrıtacak ve zannımızca onun siyasi hayatını da etkileyecek.

KOMİK DURUM

Ne demişti Kemal Bey hellalleşmeyle ilgili ilk açıklamasında:

“Benim liderliğini yaptığım partinin de geçmişte yarattığı yaralar vardır. Ben bu yaraların kapanması için helallik isteme yolcuğuna çıkıyorum.”

Kemal Bey’in bu sözlerle Atatürk dönemini suçlayacağı açıktı. Anında büyük tepkiler oluştu. Bunun üzerine ertesi gün grup toplantısında şöyle acayip bir helalleşme listesi sundu:

- 28 Şubatçıların açtığı yaralar,

- İkna odalarına sokulan başı örtülü kızlar,

- Roboski kurbanları.

- Sivas, Kahramanmaraş mağdurları,

- Diyarbakır Hapishanesi mahkûmları,

- Varlık Vergisi mağdurları

- 6-7 Eylül (gayrimüslim azınlık) mağdurları,

- Mahkemelerde süründürülen askerlerimiz ve aileleri,

- Yurt dışına göç etmek zorunda kalan genç beyinler,

- Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi,

- Soma (2014 maden katliamı kurbanları),

- Darbecilerin (12 Eylül’de) “bir sağdan bir soldan” astıkları,

- Çorlu tren kazası kurbanı Oğuz Arda Sel’in annesi.

- Ahmet Kaya.

İyi de...

Yukarıdaki 14 maddenin ancak ikisinde CHP iktidarı veya CHP’liler sorumlu tutulabilir. Geri kalan mağduriyetlerin sorumlusu ve faili başka iktidarlar veya 12 Eylül’dür.

Merak... Kemal Bey CHP’nin değil diğer partilerin sorumlu olduğu olaylar nedeniyle mağdur guruplara gidip, “Hakkınızı helal edin” mi diyecek? Bunun ne anlamı olacak?

Üçüncü bir kişi mağdur olanlardan mağdur edenler adına özür dileyebilir mi?

Komik durumlar doğdu şimdi.

Kendini ulusuna hizmet etmeye adayan siyasetçiye devlet adamı denir.

Ulusun kendisine hizmet etmesi gerektiğini düşünen devlet adamına ise siyasetçi.

George Pompidou