Liderlik projesi!

CHP’de genel başkan adayları “Ben de varım” diye birer birer ortaya atılırken, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal bir deklarasyon yayımlayarak sorunun “kişi” sorunu olmadığını hatırlattı ve dedi ki:

- İnancım odur ki, bir fikre, kadroya, tabana, örgüte, halka dayanmayan ama kişisel hırslara, pazarlıklara, delege hesaplarına dayalı bir hareketin başarı şansı olmadığı gibi, benim de böyle bir yapıda yerim yoktur.

Mevcut liderlikle ilgili saptaması şuydu:

- Gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ne, temel kodlarına aykırı, genetiğini bozan “küresel”, “yabancı” bir yazılım yüklenmiştir. Bu anlamda anti-virüs programı da zaten partinin hafızasında, tarihinde ve ilkelerinde saklıdır.

Kocasakal’ın projesi ise şuydu:

“CHP ve Kemalizm Türkiye için bitmiş bir proje değil; aksine yarım kalmış ve tamamlanması gereken bir projedir. Bu proje tam bağımsızlık, Ulu Önder’in “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” ifadesinde somutlaşan ortak aidiyet duygusuna sahip millet olma, üretime dayalı kalkınma, hakça bölüşme, bilimsel eğitim temelli çağdaşlaşma ve manevi değerlere sahip çıkma, kısaca onurlu fertlerden oluşan bir millet olarak huzur ve refaha erişme, sulh içinde yaşama projesidir. Bu milli bir projedir, emperyalizme direniş projesidir.”

Mesele neymiş?

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu önceki akşam CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın konuğuydu. Önce Diyarbakır’ın merkez ilçelerinden, Valiliğin ve Emniyet Müdürlüğü’nün burnunun dibindeki Sur’daki son asayiş durumunu anlattı.

“Şu anda Süleyman Nazif İlkokulu’yla anaokulu, Mardinkapı ve Yavuz Selim ortaokulları, Cumhuriyet İlkokulu ve üç cami YDG-H’lilerin silahlı tehditleri yüzünden kapalı. Aileleri, çocuklarınızı okula göndermeyeceksiniz, diye tehdit ettiler, aynı şekilde öğretmenleri... Bugün bize Sur’dan 20 civarında vatandaş geldi. ‘Terör örgütü, her evden birer genç istiyor ve evlerimizi kendilerine terk etmemiz için baskı yapıyor’ diye şikâyet etti.”

Ensarioğlu, olayların dış kaynaklı olduğunu söylüyor. Bu arada... Başta Cizre, Silvan, Sur, Yüksekova olmak üzere Güneydoğu’da terör örgütünün etkili olduğu ilçelerde birbiri peşinden “sokağa çıkma yasağı” ilan ediliyor... Peki sokağa çıkma yasakları ilan ediliyor da, ne yapılıyor? Bilmiyoruz... Operasyon bölgelerine gazeteciler alınmıyor. Oysa... Genelkurmay sokağa çıkma yasağı uygulanan il ve ilçelerde neyin hedeflendiğini, yasağın gerekçesini, ölüm halinde bu ölümlerin nasıl meydana geldiğini, operasyonların sonucunu açıklamalıdır. Karanlıktan sıyrılalım.

KELEP

Manisa ’da yürütülen “paralel yapı” soruşturmasında gözaltına alınan türbanlı kadınlara kelepçe takılması üzerine Manisa Emniyet Müdürü Tayfur Erdal Ceren açığa alındı.

Toplumsal olaylarda kadınlar saçlarından sürüklenirken veya durduk yerde kelepçelenirken aynı duyarlığın gösterilmemesi bir yana...

Haberlerin veriliş saçmalığını Prof. Nalan Ölmezoğulları sosyal medya hesabında şöyle yorumluyor:

- Bu haber sürekli olarak “başörtülü kadınlara kelepçe” vurgusuyla veriliyor... Kaçma şüphesi olmayan insanlara gereksiz yere kelepçe takılmış... Bu eleştirilsin, yapanlar hesabını versin...

Başörtü vurgusu neden? Kadın başörtülü olmasa kelepçe normal mi olacak? Ya da başörtülü kadınlara zinhar kelepçe takılamaz mı?

Başörtülü kadınlara kelepçe takan emniyet müdürü görevden alındı!

Öte yandan

“Galoş giy” diyen “başı örtüsüz kadını” öldüren polisin ifadesi bile alınmadı!

Akif Kökçe

SERGİ

Çankaya Belediyesi dün bir açıklama yaparak şöyle dedi:

“Sütununuzda Çağdaş Sanat Merkezimizde Ermeni soykırımı konulu bir sergi düzenlendiği

yolunda haberler yer almıştır. Haberlerde adı geçen sergi Belediyemiz tarafından yapılmamış, içeriği ve düzenlenmesiyle ilgili Belediyemizin herhangi bir tasarrufu olmamıştır. Burada geçen bir yıl içinde 55 sergi ve 185 etkinlik düzenlenmiştir. Bu konferans ve sergilerde dile getirilen görüşlerin hiçbiri Çankaya Belediyesi’ni bağlamamaktadır.”

SORU: Sanat merkezinde CHP’yi veya Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren yazı ve resimler de sergilenebilir mi?