Muğla’da talan...

Demokrasi nedir? Halkın kendi seçtikleri kişiler eliyle kendini yönetmesi... Peki, ülkemizde halk kendi kendini yönetiyor mu? Halkın çıkarları gözetiliyor mu?

Milyonlarca vatandaşın yaz tatilini geçirdiği Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Köyceğiz ilçelerini de içine alan Muğla’dan bir manzara sunalım... Belediye Başkanı Osman Gürün anlatıyor:

”İlimiz genelinde toplam 641 maden ocağı var. Bu madenlerin 333 tanesi ormanlarımızda, yüzde 9.3’ü arkeolojik sit alanlarında bulunuyor. Madencilikle ilgili verilen bu ruhsatların hiçbirinde bizden görüş alınmadı. Bırakın görüş almalarını, hangi alanlara ruhsat verildiğini öğrenemiyoruz. Resmi olarak yazdığımız yazılarımıza yanıt verilmiyor. Bu kadar geniş alanlar yerel yönetime sorulmadan, bilgi verilmeden padişah fermanı gibi dağıtılıyor. Ben plan yaparken 13-14 kuruluştan görüş alıyorum. Bunlar bizden bilgi almıyor, sormuyor. Enerji tarafına bakıyoruz. Yıllarca, Yatağan Termik Santrali’ne filtre takılmadı. Akciğer ve kalp hastalıkları aldı başını gitti. Nihayet filtre takıldı. Ama baca gazı değerlerini bilmiyoruz. Filtre hangi kalitede çalışıyor, bilmiyoruz. Emisyon değeri nedir bilmiyoruz. Yazılı başvuruyoruz, bilgi alamıyoruz”
Sonuç: Önce para, önce talan, sonra doğa, sonra insan...

LED

Zonguldak Devrek’ten öğretmen Ali Özdemir yazıyor...

“Okulun tüm lambalarını 3 bin lira harcayarak LED yaptık.

Lambalar LED yapılınca aylık elektrik enerjisi tüketimi 7797 kilovat saatten 4196 kilovat saate düştü. Gerçekleşen tasarruf: 3601 kilovat... Bu sayının mali karşılığı aylık: 2729 TL Ülkemizde 51.000 okul var. Bunların çok büyük bir dilimi hâlâ eski tip aydınlatma gereçlerini kullanıyor. Her okul 1000 TL tasarruf etmiş olsa ayda 51 milyon TL, yılda 600 milyon TL daha az para ödemiş olacağız.”
Okul müdürlerinin ilgisine...

UF OLDU

Vatandaşımızın kafasına UFO marka elektrikli ısıtıcı düşmüş. Ege Üniversitesi acil servisine gitmiş, “Kafama UFO düştü” deyince adına “Tanı Dosyası” açılmış. Hastanın durumu şöyle belirtilmiş.

“Uzay gemisi kazasında yaralanmaya uğrayan yolcu.”

Not: Sosyal medyada bu haberi gördüğümüzde ilk tepkimiz asparagastır, oldu. Ancak haberin yanında raporun fotokopisini görünce doğru olduğuna inandık. Ha, fotokopi sahte, düzmece olamaz mı? O ihtimal de tümden yok değil tabii ki.

KORGAN

Ordu’nun Korgan Belediye Başkanı Tuncay Kiraz’ın sosyal medya hesabından Rahşan Ecevit’in vefatıyla ilgili bir paylaşımın altına “Ateşi bol olsun inşallah” yorumu yapılmış. Başkan Kiraz tepkiler üzerine açıklama yapmış: “Belediye basında çalışan birinin kabul edilemez yorumunu öğrenir öğrenmez yorumu kaldırtıp ilgili hakkında soruşturma açmış bulunmaktayım” demiş... Ne soruşturması? Belediye başkanı adına bu mesajı atanın açıklanması ve anında işten atılması gerekmez mi?

Karadeniz fıkrası!


CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay yaptığı basın toplantısında:

“Türkiye’nin seçim koşullarında olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçim dayatmasında bulunmayacaklarını” söyledi.

CHP seçim istemeyeceğini daha önce de açıklamıştı. 70’lik Karadenizli “Kimya mühendisi aranıyor” ilanına başvurmuş. Heyet sormuş:

- Baba askerliğini yaptın mı?
- Ne gezer, hâlâ kaçağım.
- Hangi üniversiteyi bitirdin?
- İlkokulu bile bitirmedim.
- Kimya iş yerinde çalıştın mı?
- Kapısından bile geçmedim.
- Peki, buraya neden geldin?
- Ben bu işte yokum, onu söylemeye geldim.
CHP’nin açıklamaları bize bu fıkrayı anımsattı.

Seçim istemiyorsanız, iktidarın icraatından memnunsanız, muhalefet koltuğunda işiniz ne? Meclis’e neden geldiniz? Size “Proje” veya “Şike muhalefet” diyenlere neden kızıyorsunuz?

GUGIL...

Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ebubekir Sofuoğlu panelde konuşuyor:

“Google’ı ilk icat eden Abdülhamit Han’dır. Gidemiyor, gitse sorun olacak payitahtta. Ne yapıyor; fotoğrafını çektiriyor, izliyor.” Uyarıyoruz... Amerika’da Larry Page ve Sergey Brin adlı iki sahtekâr, Google’u kendilerinin icat ettiğini iddia ederek milyarlarca dolar servet yaptılar. Bilgisayar mühendisi Larry’nin 66 milyar dolar, Sergey’in 53 milyar dolar şahsi serveti bulunuyor. Bu sahtekârlara fikir hırsızlığından dolayı dava açılmalı, alınacak tazminat Abdülhamit Han’ın mirasçılarına verilmeli... Deriz de başka şey demeyiz...

ELEKTRİKTÖR

Vatandaş soruyor: “Yerli üretim elektrikli traktörün prototipi hazırdı. Geçen yaz Polatlı’daki hasat şenliğinde tanıtımı ve test sürüşü yapıldı. Sonra ne oldu?”

İlgili bakanlık o gün, “Bu traktör dünyada bir ilk. Yerli ve milli. Tamamen elektrikli. Günlük 7 liralık şarjla 8 saat çalışacak” demişti.

Sonradan gazetelerde “Traktörün sadece pil maliyeti 50 bin dolar (300 bin lira). Dolayısıyla, devlet desteği şart” gibi demeçler okuduk. Ardından sesler kesildi. Altay tankında da Otokar tarafından başarıyla prototip hazırlandı. Ancak motor temin edilemediğinden üretime geçilemiyor. Prototip dediğiniz şey milyonlarca dolar masrafla hazırlanıyor.

Anlaşıldı ki üretilecek aracın önce motorunu güvence altına almak gerekiyor. Bunu öğrenmek için bu kadar pahalı deneye ihtiyaç var mıydı?